Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorlar ile cümle

veriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.אני נתמכתי על-ידי הקביים, אשתי הייתה לצידי, הבנות שלי עשו פוזות של כוכבות רוק לפנינו.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.كانت زوجتي بقربي .. كانت بناتي يقفن مثل ابطال السينما على طول الجسر
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.妻が横にいて 娘たちは前の方でロックスターのようなポーズ ぼくが最初に失ったのは歩く能力だったので
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarDan Anda tahu, banyak orang mencoba memalsukan pertanyaan ini dan memberikan jawaban seperti ini.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarEn weet je, veel mensen vermijden deze vraag, en geven dit soort antwoorden.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarE sapete, molte persone cercano di aggirare il problema dando risposte di questo genere.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlar또한 많은 사람들이 이 문제를 과장하고, 이런 식의 답을 주곤 합니다.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarMuitas pessoas tentam iludir a questão e dão respostas desse género.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarSi stiti, multi oameni incearca sa ignore aceasta intrebare si sa dea raspunsuri de felul acesta.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarVà nhiều người cố ggắng tránh né câu hỏi này, và trả lời như thế này.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarWielu próbuje unikać odpowiedzi na to pytanie, dając odpowiedzi [jak na slajdzie].
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarWissen Sie, es wird viel Unsinn geredet bei dieser Frage, so wie mit einer solchen Antwort.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarY ya saben, mucha gente trata de eludir esta pregunta, y dan respuestas como éstas.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarΚαι ξέρετε, πολλοί άνθρωποι προσπαθούν να υπεκφύγουν αυτή την ερώτηση και δίνουν απαντήσεις όπως αυτή.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarМного хора обичат да шикалкавят по този въпрос и да дават такива отговори.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarהרבה אנשים מנסים למסמס את השאלה הזאת ולתת תשובות שנראות כך.
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarوبعض النّاس يحاولون تجاوز هذا السّؤال، وإعطاء تبريرات كهذه .
Bildiğiniz gibi birçokları bu soruyu geçiştiriyor. ve bunun gibi cevaplar veriyorlarこんな回答で済まそうとしますが 同意できません 質問の答えになってない
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Ele schimba sfaturi, cum ar fi, daca ai pofta sa mananci ceva curata o toaleta sau cutia animalului.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Elles échangent des tuyaux, "si tu as envie de manger quelque chose, nettoie les toilettes ou la poubelle.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.서로 조언을 주고받기도 하죠. 예를 들어 뭔가 먹고 싶어지면
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Mereka berbagi tips, misalnya, kalau nafsu makan datang, bersihkan toilet atau kotoran hewan peliharaan.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Ötleteket adnak egymásnak, például ha éhes vagy, pucold ki a wc-t, vagy a szemetest.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Sie geben Tipps, wie man das Hunger-Gefühl verdrängen kann: reinigt eine Toilette oder ein Katzenklo.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Si scambiano consigli, come, se ti viene voglia di mangiare qualcosa, pulisci il bagno o butta la spazzatura.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Trocam dicas, como "Se te apetece comer qualquer coisa, "limpa uma casa-de-banho ou um caixote do lixo.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Ze wisselen tips uit, zoals, "Wanneer je iets wilt eten, maak een toilet of een vuilnisbak schoon.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Обменят си съвети: "ако огладнееш, изчисти тоалетната или котешката тоалетна.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.Они обмениваются советами, например, если тебе захочется что-то съесть, почисти туалет или мусорное ведро.
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.הן מחליפות טיפים, כמו, אם מתחשק לך לאכול משהו,
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.أنهم يبيعون حلية، مثل، إذا شعرت بالرغبة في أكل شئ،
Birbirlerine öneriler veriyorlar, mesela, canın yemek isterse, tuvalet veya çöp kutusu temizle.「何か食べたくなったら トイレや猫用トイレの掃除をするといいよ 食欲がなくなるから」
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.A spájajúc sa dokopy formujú vrstvy a vytvárajú povrchovú vrstvu.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Bakteri ini menyatu, membentuk lapisan dan memberi kita lembaran di permukaan.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Diese kleben zusammen, bilden Schichten und wir erhalten ein Blatt an der Oberfläche.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.E si aggregano, formando vari livelli e producendo uno strato in superficie.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Estão, então, a fiar estas minúsculas nano-fibras de pura celulose.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Et les bactéries se nourrissent des nutriments du sucre présents dans le liquide.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Ezek összeragadnak, rétegeket alakítanak és egy leplet képeznek a felszínen.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.그것들이 함께 뭉쳐서 층을 만들고 표면에 앏은 천을 형성합니다.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Łącząc się razem, tworzą warstwy tworząc płachtę na powierzchni.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Le-ta se sprijemajo in oblikujejo plasti, ki nam na površini dajo plahto.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Se lipesc unele de altele, formând straturi și creează o foaie la suprafaţă.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Spojují se do vrstev a vytvářejí na povrchu tenkou vrstvu.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Và chúng dần dính lại với nhau, tạo nên các lớp rồi cho ta một lớp trên mặt chất lỏng.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Y se están aglutinando, formando capas, produciendo una lámina en la superficie.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Ze klitten samen tot lagen waardoor er een vel op het oppervlak ontstaat.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Και κολλάνε μαζί, δημιουργώντας στρώσεις και δίνοντας μας ένα σεντόνι στην επιφάνεια.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.И они скрепляются друг с другом, формируя слои, и образуя некий холст на поверхности.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.И се слепват, образувайки слоеве и правейки лист на повърхността.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Потім вони злипаються разом і утворюють шари і в результаті ми маємо плівку на поверхні.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.שנצמדים אלה לאלה ויוצרים שכבות ונותנים לנו יריעה על פני השטח.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.وهي تلتصق ببعضها، مشكلة طبقات وتعطينا غطاء على السطح.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.表面でシート状になります 数週間ほど経つと
Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.Zebrali grupę studentów i dali im zbiór zadań
Bir grup öğrenciyi alıp, onlara bir takım zor işler veriyorlar.Ze namen een grote groep studenten, en die gaven ze een aantal uitdagingen,
Birkaç yıl sonra farkettim ki geçtiğim bu sürece psikologlar "hayatı gözden geçirme" adını veriyorlar.Descobri uns anos mais tarde que este processo pelo qual tinha passado é denominado pelos psicólogos
Birkaç yıl sonra farkettim ki geçtiğim bu sürece psikologlar "hayatı gözden geçirme" adını veriyorlar.J'ai découvert deux ou trois ans plus tard, que ce processus que j'avais vécu est appelé par les psychologues
Birkaç yıl sonra farkettim ki geçtiğim bu sürece psikologlar "hayatı gözden geçirme" adını veriyorlar.Parę lat później odkryłam, że proces, przez który przechodziłam, psychologia określa mianem
Birkaç yıl sonra farkettim ki geçtiğim bu sürece psikologlar "hayatı gözden geçirme" adını veriyorlar.Zjistila jsem o pár let později že proces, kterým jsem si prošla, nazvali psychologové
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod