Bu dini törenlerde tanrıya kurban olarak insan veriyorlardı.Στις γιορτές των θεών τους έκαναν και ανθρωποθυσίες.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Romerne kaldte Irland for Hibernia.
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.Begge riger havde politiske, økonomiske og militære interesser i det finske område.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofisterne var omrejsende lærde der underviste imod betaling.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Romerne kjente øya som Hibernia.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Hiện nay có trưng bày tượng ở trong.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.ローマ人はアイルランドをヒベルニアと呼称していた。
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.現在、連載中。
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.罗马人称爱尔兰为希伯尼亚(Hibernia)。
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.此後,成氏側和憲忠側的武士經常因為押領對方的所領而對立。
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.הרומאים קראו לאי בשם "היברניה".
Türkler bu kavimlere, "İt-Barak" adı veriyorlardı.Местните наричали този начин на готвене „барбакоа“.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofistai mokė žmones praktinės išminties, mokė ginti asmeninius interesus.
Bu belge ile ayanlar, hükumet emirlerini dinleyeceklerine söz veriyorlardı.Meister ja tema asetäitja pidid vanduma, et järgivad neid tavasid.
Bu sıralarda Türkler Kurtuluş Savaşı'ıyla bağımsızlık mücadelesi veriyorlardı.Anna oli vahepeal energiliselt enda vabastamise eest võidelnud.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.그들은 두 달만에 5,000건이 넘는 전화를 받는다고 답했습니다.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Ei răspund la peste 5.000 de apeluri în doar două luni.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Họ trả lời hơn 5.000 cuộc điện thoại trong vòng 2 tháng.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Ils répondent à plus de 5 000 appels en deux mois.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Mereka menerima lebih dari 5.000 panggilan dalam dua bulan.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Odpowiadają na ponad 5 000 zgłoszeń w ciągu 2 miesięcy.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Responden a más de 5.000 llamadas en sólo dos meses.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Rispondono a più di 5000 chiamate in solo due mesi.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Sie nehmen in nur zwei Monaten mehr als 5,000 Notrufe entgegen.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Több mint 5000 hívást bonyolítanak mindössze két hónap alatt.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Ze reageren op meer dan 5.000 oproepen in twee maanden.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Лишь за два месяца они реагируют на более чем 5 000 вызовов.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.Те отговарят на повече от 5000 повиквания само за два месеца.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.הם מקבלים מעל 5,000 קריאות בחודשיים.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.فهم يجيبوا على أكثر من 5 الاَف مكالمة خلال شهرين فقط.
2 aydan 5,000'den fazla çağrıya cevap veriyorlar.さらには猛暑や渋滞といった
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.Látva, hogy egy harmadrangú firkászt is beengednek.
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.Voyant comme ils autorisent l'entrée à un journaliste de troisième zone.
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.Για να επιτρέψουν ένας τρίτης κατηγορίας δημοσιογράφο να περάσει.
3. sınıf gazetecilerin girmesine izin veriyorlar.حتى الصحفيين من الدرجة الثالثة يمكنهم الدخول
Alkol ve tütün, sigara bunlar bu sistem tarafından satılan uyuşturucular ve insan vücuduna zarar veriyorlar.Alcool e tabacco,sigarette, sono due droghe vendute nel sistema che sono dannose per il corpo umano.
Alkol ve tütün, sigara bunlar bu sistem tarafından satılan uyuşturucular ve insan vücuduna zarar veriyorlar.Alkohol dan tembakau, rokok, dua obat yang dijual dalam sistem ini yang berbahaya bagi tubuh manusia.
Alkol ve tütün, sigara bunlar bu sistem tarafından satılan uyuşturucular ve insan vücuduna zarar veriyorlar.Алкохолът и тютюнът са два наркотика, продавани в тази система, които са вредни за човешкото тяло.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Aber sie schätzen Dinge wie Spaß.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Dar ei prețuiesc lucruri precum bucuria.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Ma qui promuovono cose come il divertimento.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Mas eles valorizam o divertimento.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Možná vám to nepřijde důležité ale oni si cení věcí jako legrace.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Nhưng họ đánh giá cao những cái giống như là niềm vui.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Pero ellos valoran cosas como la diversión.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.S'amuser compte pour eux.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.Doceniają dobrą zabawę i kreatywność.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.그들은 재미를 중요하게 여기고, 창의성을 중요하게 생각합니다.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.Δίνουν αξία στην καλή διάθεση και στην δημιουργικότητα.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.אבל הם מעריכים דברים כמו הנאה. והם מעריכים יצירתיות.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.لكنهم يقيّمون الأشياء مثل المرح. ويقيّمون الإبداع.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.「少し変わっていること」も挙げられています
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Zij waarderen dingen als plezier.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Но те ценят неща като кефа.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Однако, для них важны такие вещи как, веселье.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Aber sie sind qualitativ hochwertig.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Ale sú kvalitné.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Ampak so pa kvalitetne.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Dar sunt de calitate.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.De jó minőségűek.