Davud ile Süleyman'ı da... Hani bir defasında onlar bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı.We bestowed the same favour upon David and Solomon.
Onlar sadece zanna göre hüküm veriyorlar.It is only their guesswork.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.Bride and groom, posing at a wedding.
Yetkililer, bu durumun önümüzdeki iki yıl içinde belirgin şekilde iyileşeceğine söz veriyorlar.This will change dramatically for the better within the next two years, officials promise.
Birlikte 5,6 milyon son kullanıcıya hizmet veriyorlar.Together, they serve more than 5.6 million end customers.
Dünya Bankası ve İsveç kalkınma dairesi faizsiz yumuşak krediler veriyorlar.The World Bank and a Swedish development agency are providing interest-free soft loans.
Bulutlu geçmişlerine rağmen, müzik söz konusu gelince ülkeler birbirlerine oy veriyorlar.Despite their clouded past, when it comes to music the countries vote for each other.
Kağıt üzerinde de olsa, kimisi Ahtisaari’nin önerilerini bile geçen sözler veriyorlar.At least on paper, it has made commitments that at times outdo even those proposed by Ahtisaari.
Her iki ülkedeki izleyiciler de favorilerine kısa mesajla oy veriyorlar.Viewers in both countries vote for their favourites by sending text messages.
Haber ajansları sadece tek taraflı bilgi veriyorlar.News agencies are giving only one-sided information.
Bazı şirketler çalışanlarına belli bir mağaza için geçerli özel alışveriş kuponları veriyorlar.Some companies provide employees with a special shopping voucher for a specific store.
Zarzuri, "Bize ihtiyacımız olan her şeyi veriyorlar." diyor."They give us everything we need," he says.
Stoilkovski, "Bu tür STK'lardan faydalanılıyordu ve buna hâlâ izin veriyorlar."Such NGOs were, and still allow, being taken advantage of.
Ve vatana ve vatanseverliğe değer veriyorlar, bu yüzden de oyum onlara."And they appreciate the homeland and patriotic values and this is why I will vote for them."
Kosovalı yetkililer gerekli kriterleri yerine getirmeye halkın önünde söz veriyorlar.Publicly, Kosovo officials promise to fulfill the necessary criteria.
Hükümet yetkilileri, ND'nin gelecek ay tekrar kazanması halinde reformları sürdürme sözü veriyorlar.Government officials are promising further reforms if the ND wins next month again.
Fakat Makedon uzmanlar daha düşük bir rakam -- yaklaşık 80 bin parça -- veriyorlar.But Macedonian experts give a lower figure -- around 80,000 pieces.
Bunlar, hükümete daha rekabetçi fiyatlarda ek kaynak sağlama fırsatı da veriyorlar.They allow the government the opportunity to secure additional funds at more competitive prices.
Yetkililer acil durumlarda 112'nin aranmasını salık veriyorlar. [Getty Images]Authorities encourage dialling 112 in case of emergency. [Getty Images]
İvanova: Bana tam destek veriyorlar.Ivanova: I have their total support.
PKK'lı teröristler 1984 yılından beri Türkiye'de özerklik mücadelesi veriyorlar.PKK rebels have been fighting for self-rule in Turkey's southeast since 1984.
Hırvat askerleri kuzey bölge komutası altında hizmet veriyorlar.Croatian soldiers have been serving under the northern regional command.
Büyük yabancı yatırımcılar, ucuz işgücünden çok mahkemelerin dürüstlüğüne önem veriyorlar.Major foreign investors care more about the honesty of courts than about cheap labour.
Mart ayı ortasına kadar, devlet hastaneleri ücretsiz COVID-19 testi veriyorlardı. [1]By mid-March, state hospitals were offering free COVID-19 testing.[14]
Polyanyalı iyimserlik yerine istifa notu veriyorlar," yazdı.[1]Instead of Pollyannaish optimism, they sound a note of resignation".[10]
Buhara vatanseverleriydiler ve şehrin başarısına önem veriyorlardı.They were patriots of Bukhara and cared for success of the city.
Çetelerimiz zincirlerini kırmış, barbarlara karşı şimdiden sinyal veriyorlar.Our bands having burst their fetters, already signalize themselves against the barbarians.
Bu sebeple endüstri ürünleri tasarımına da önem veriyorlardı.Er räumte auch der Frage des Design der Produkte eine hohe Bedeutung ein.
Kral ve eşi portreleri yapılırken poz veriyorlar.Sowohl der Vater als auch der Sohn stachen zahlreiche Porträts.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Die Römer kannten bereits die Irische Insel unter der Bezeichnung „Hibernia“.
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.Sie hatten die Vizegrafschaft Angers (Anjou) und die Vizegrafschaft Tours inne.
Onlar yarın bir parti veriyorlar.Mañana dan una fiesta.
Okulda öğlen yemeği veriyorlar mı?¿Tienen almuerzo en el colegio?
Hıristiyanların da dahil olduğu gayr-i Müslimler, Müslümanlardan daha fazla vergi veriyorlardı.No obstante, aquellos que eran cristianos debían pagar impuestos más altos que los musulmanes.
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.Chiese e conventi furono adibiti ad uso profano.
Hıristiyanların da dahil olduğu gayr-i Müslimler, Müslümanlardan daha fazla vergi veriyorlardı.I cristiani continuarono ad essere soggetti a una tassazione più alta rispetto ai musulmani.
Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.Они сражаются за свободу.
Doktorlar günde üç öğün beslenmeyi salık veriyorlar.Врачи советуют трёхразовое питание.
Bu dönemde Barrett ve Gilmour beraber akustik konserler veriyorlardı.Также в это время Барретт и Гилмор иногда давали совместные акустические концерты.
Şirvanşahlar ve Derbent emirleri bu baskınlara karşı mücadele veriyorlardı.Их соперницами по решающей игре выступили Ясмин Вёр и Элени Данилиду.
Caddesindeki dükkân sahipleri kendisini pek iyi tanımıyorlar ama geçerken selam veriyorlar.Они заявляют, что не знают Заблона близко, но всегда здороваются с ним, когда тот проходит мимо.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.الرومان كانوا يشيرون إلى ايرلندا باسم هيبرنيا.
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.كان لكلا الامبراطورتين مصالح سياسية واقتصادية وعسكرية في المنطقة الفنلندية.
Onun için İranlılar ilk insana Kil Şah adını veriyorlardı.بل في الواقع، هم أول من دعوه راي .
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.Os dois impérios tinham interesses políticos, econômicos e militares na Finlândia.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Os pagamentos são registrados no seu interior.
Bu dönemde Barrett ve Gilmour beraber akustik konserler veriyorlardı.Também por volta desta época, Syd Barrett e David Gilmour ocasionalmente tocaram shows acústicos juntos.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.De Romeinen noemden het eiland Hibernia.
Görüntü yönetmenleri estetizme özellikle önem veriyorlardı.De stichters hadden vooral interesse voor opvoedkunde.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofisten verdienden geld door les te geven.
Ancak yine de uygulamada dine belirli oranda önem veriyorlardı.Незважаючи на це, вони певною мірою продовжували свої репетиції.
Bu sıralarda Türkler Kurtuluş Savaşı'ıyla bağımsızlık mücadelesi veriyorlardı.V tuto chvíli Turci bojovali jen o možnost útěku.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Úemí tedy Římané nazývali Gallia Belgica.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Dovnitř však již nevstupuje.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Ea acum trăiește înăuntrul său.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.A rómaiak Hibernia vagy Scotia néven ismerték a szigetet.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Roomalaiset kutsuivat Irlantia Hiberniaksi.
1940'lı yılların sonunda Eflak ve Bitar Baas fikrini yaymak için seminerler veriyorlardı.Niistä käytiin 1940-luvun loppupuolella voimakasta polemiikkia puolesta ja vastaan.
Onun için İranlılar ilk insana Kil Şah adını veriyorlardı.Roomalaiset kutsuivat alkuhärkää nimellä urus.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Οι Ρωμαίοι την ονόμαζαν Hibernnia ή Scotia.