Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorlar ile cümle

veriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?O ordenado é bom, viaja-se muito... ...e deixam-me usar explosivos.
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Pentru că banii-s buni, peisajul se schimbă, şi mă lasă să folosesc explozive, OK?
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Tại sao tôi làm việc này? vì tiền cao, cảnh đẹp... và lại còn được nghi.ch chất nổ nữa, ok?
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Voor 't geld, het reizen, en de explosieven.
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Парите са добри, а и ще имам достъп до експлозиви.
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Парите са добри, а и ще имам достъп до експлозиви.
Neye değer veriyorlardı?A quoi accordaient-ils de la valeur ?
Neye değer veriyorlardı?Care le erau valorile?
Neye değer veriyorlardı?Co jest dla nich wartością?
Neye değer veriyorlardı?Cosa era importante per loro?
Neye değer veriyorlardı?¿Qué valoraban?
Neye değer veriyorlardı?Was schätzten sie?
Neye değer veriyorlardı?Что они ценили?
Neye değer veriyorlardı?מה הם העריכו?
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Dan prioridad a sus familias, cuidan de sus hijos y de sus padres ancianos.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.De prioriterer familien frem for andet, de tager sig af sine børn og sine aldrende forældre.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.De sätter sina familjer först, tar hand om sina barn och åldrande föräldrar.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Ei aseaza familia pe primul loc, au grija de copii lor si de parintii lor in varsta.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Họ đặt gia đình lên đầu, chăm sóc con cái và bố mẹ.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Ihre Familie steht über allem, sie kümmern sich um ihre Kinder und alternden Eltern.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Mereka menempatkan keluarga di tempat pertama, merawat anak-anak dan orang tua mereka.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Mettono al primo posto la loro famiglia, si prendono cura dei bambini e dei genitori anziani.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Najważniejsza jest rodzina, opieka na dziećmi i starzejącymi się rodzicami.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Nekik a család az első, a gyermekeikről és a szüleikről gondoskodnak.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Rodina je na předním místě, starají se o své děti a stárnoucí rodiče.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Ze zorgen voor hun eigen familie, voor hun kinderen en hun ouder wordende ouders.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Βάζουν τη οικογένειες τους πάνω απ'όλα, φροντίζουν τα παιδια και το γέροντες γονείς τους.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.На первом месте у них семья, они заботятся о детях и престарелых родителях.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.На першому місці в них сім'я, виховання дітей і догляд за старіючими батьками.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.Те поставят своите семейства на първо място, грижат се за своите деца и застаряващите си родители.
Önceliği ailelerine veriyorlar.우선 가족을 첫번째로 생각하여,
Önceliği ailelerine veriyorlar.הם שמים את המשפחה לפני הכל,
Önceliği ailelerine veriyorlar.أنهم يضعون عائلاتهم أولا ,
Önceliği ailelerine veriyorlar.子供や老人の世話をします
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.C'est d'apprendre à rester en vie, à gagner sa vie, à ne pas devenir séropositifs.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Chodzi o przeżycie, zarobek, uchronienie się przed HIV.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Chúng mong được sống sót, trang trải được cuộc sống, và không mắc HIV dương tính.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Es sind solche wie, am Leben zu bleiben, seinen Lebensunterhalt zu verdienen, nicht HIV positiv zu werden.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Het gaat om overleven, in je levensonderhoud voorzien, niet seropositief worden.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Je to ako prežiť, ako si zarobiť na živobytie, ako sa nestať HIV pozitívnym.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Le sfide sono di restare vivi, guadagnarsi da vivere, non diventare sieropositivi.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Ők az életbenmaradásért, a napi megélhetésért küzdenek, hogy ne váljanak HIV pozitívvá.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Oni musí zůstat naživu, vydělat si na živobytí, nenakazit se virem HIV.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Provocările sunt a se menţine în viaţa, a-şi câştiga existenţa, şi a nu deveni infectat cu SIDA.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Son permanecer con vida, ganarse la vida, no volverse un VIH positivo.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Είναι να μείνουν ζωντανοί, να κερδίσουν τα προς το ζην, να μην κολλήσουν τον ιό του HIV.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Задача в том, чтобы выжить, зарабатывать на жизнь и не стать ВИЧ-позитивным.
Onlar asıl hayatta kalabilme, geçinebilme, HIV'ye yakalanmama mücadelesi veriyorlar.Те са, за да останат живи, да печелят пари, да не станат ХИВ позитивни.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.Elle me rembourse plus que la somme que je lui ai donnée.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.He maksavat minulle enemmän, kuin mitä heille annoin.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.Oddają mi więcej niż ja dałem im.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.Vyplatí mi zpět více, než jsem jim dal.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.Вони платять мені більше, ніж я їм.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.そして、先のビデオでは、この種の金利について、
Onlar bizim takım arkadaşlarımızdı ! Ve bize ilham veriyorlardı.그들은 우리와 한 팀이었어요! 그들이 우리를 고무시켰죠.
Onlar bizim takım arkadaşlarımızdı ! Ve bize ilham veriyorlardı.הם היו חברינו לקבוצה! הם עוררו השראה בנו.
Onlar bizim takım arkadaşlarımızdı ! Ve bize ilham veriyorlardı.لقد كانوا اعضاء في الفريق و كانوا يلهموننا ايضا
Onlar bizim takım arkadaşlarımızdı ! Ve bize ilham veriyorlardı.我々が聞いた物語のおかげで南極点まで行けたのです
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.송신탑을 새로 세우는 대신 대신
Onun yerine bize yedi dolar 95 sentlik bir kutu veriyorlar. Adeta görünmez birer yükleme tesisi gibiler.Ukradkiem sobie instalują stacje przekaźnikowe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod