Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.콘돔 이름을 "살기 위한 만세", "믿음" 이런 식으로 짓더라고요.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Kondomeille annetaan sellaisia nimiä kuten Vive, "elää" tai Trust, "luottamus".
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Kondome poimenujejo z imeni, kot so Vive (živeti) ali Trust (zaupanje).
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Llaman a los condones Vive o Confía.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Mereka memberi nama kondom itu dengan Vive, "hidup" atau Trust ("Percaya")
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Nazywają prezerwatywy "Vive" - żyć lub Zaufanie.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Pomenovali kondómy s názvami ako Vive - Žiť alebo Dôvera.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Sie nennen die Kondome "Vive", Leben, oder "Trust", Vertrauen.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Χρησιμοποιούν ονομασίες όπως "Βίβε", "να ζεις" ή Εμπιστοσύνη.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Вони назвали презервативи Vive, що означає жити або Вірити.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Они дают презервативам такие названия как "Vive" - жить, существовать или Верить.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Те именуват презервативите с неща като Vive, "да живееш," или Доверие.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.הם נותנים לקונדומים שמות כמו ויו, "לחיות" או אמון.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.لقد أطلقوا عليها مسميات تجارية مثل عِش أو ثِق.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.商品名をつけます 赤いリボンのパッケージは
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.安全套嘅名包括"生命萬歲" 同"信任"
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.A kurdok háromezer éve harcolnak a függetlenségükért, és most esélyük nyílt elnyerni.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.De Koerden voeren al 3.000 jaar een strijd voor onafhankelijkheid. En nu zien ze eindelijk hun kans schoon.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.삼천년 간 쿠르드인들은 독립투쟁을 벌여왔습니다. 마침내 독립을 쟁취할 기회도 왔습니다.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.Kurzii de 3.000 de ani au purtat lupte de independență. Și acum e ocazia lor s-o aibă în cele din urmă.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.Od 3000 lat Kurdowie walczą o niepodległość. Teraz rzeczywiście mają szansę zwyciężyć.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.Кюрдите от 3000 години водят борба за независимост. И сега е техният шанс най-накрая да я имат.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.הכורדים במשך 3,000 שנה מנהלים מאבק לעצמאותם. וכעת זו ההזדמנות שלהם לזכות בה.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.إن الأكراد لمدة 3,000 عام نشطاء و لهم كفاح و رغبة في الإستقلال . والآن أخيراً هل لهم فرصة ليحققوه .
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.独立の為に奮闘してきました そして今 ついに独立を手に入れるチャンスを手にしました これらはクルディスタンから出ている パイプラインのルートです
lise şimdi tarım dersleri veriyorlar ve lise tarım dersi verdiği için şunu düşünmeye başladık:이 말은 고등학교에서 농업을 가르치고 있다는 말인데요, 농업을 가르치면서 우리는 이런 생각을 했습니다.
lise şimdi tarım dersleri veriyorlar ve lise tarım dersi verdiği için şunu düşünmeye başladık:la escuela ahora está enseñando agricultura, y dado que se está enseñando agricultura, empezamos a pensar:
lise şimdi tarım dersleri veriyorlar ve lise tarım dersi verdiği için şunu düşünmeye başladık:le lycée enseigne maintenant l'agriculture.
lise şimdi tarım dersleri veriyorlar ve lise tarım dersi verdiği için şunu düşünmeye başladık:התיכון כעת מלמד חקלאות, וכיון שהוא מלמד חקלאות, התחלנו לחשוב,
lise şimdi tarım dersleri veriyorlar ve lise tarım dersi verdiği için şunu düşünmeye başladık:فإن المدرسة الثانوية الآن تقوم بتدريس الزراعة، و لانها بدأت بتدريس الزراعة، بدأنا بالتفكير،
lise şimdi tarım dersleri veriyorlar ve lise tarım dersi verdiği için şunu düşünmeye başladık:農業の授業が始まったので 私たちも 「資格はないけど 植物は大好き」 という生徒を
Meslek rehberliği de veriyorlar.De ger också yrkesvägledning.
Meslek rehberliği de veriyorlar.He antavat myös ammatinvalinnan ohjausta.
Meslek rehberliği de veriyorlar.Ils assurent aussi l'orientation professionnelle.
Meslek rehberliği de veriyorlar.También ayudan a la hora de evaluar las salidas profesionales.
Meslek rehberliği de veriyorlar.Они также оказывают помощь в профориентации.
Meslek rehberliği de veriyorlar.وهم يقدمون أيضاً إرشاداً في اختيار المهنة.
Meslek rehberliği de veriyorlar.学校心理师及教工为陷入困境的学生提供帮助。教师可为学生提供短期的辅助教学。
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.À condition d'avertir à l'avance.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.A musí o tom dát upozornění předem.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.A musí o tom informovať vopred.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.Dan mereka harus memberikan pemberitahuan dulu jika ingin melakukannya.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.E deve dare un preavviso minimo.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.E eles precisam de aviso prévio para o fazer.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.En ze moeten het vantevoren aankondigen.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.És még akkor is előre bejelentik.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.그것도 교장이 미리 통지를 한다는 조건으로 말입니다.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.Si trebuie sa anunte in prealabil intentia de a face o inspectie.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.Und sie müssen dafür vorher bescheid geben.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.Và họ cần có sự chú ý cao độ để làm những điều đó
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.W dodatku wymagane jest uprzednie zawiadomienie.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.Y se requiere notificación por adelantado para hacerlo.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.И им нужно заранее уведомить об этом учителя.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.И те трябва да го направят с предизвестие.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.והם עוד צריכים להודיע על כך מראש.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.ولابد من إبلاغ سابق بموعد تلك الزيارة.
Müdürler gelmeden önce de haber veriyorlar.ちょっと、想像してみてください。工場内で
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Bo płacą dobrze, mogę podróżować... ...i używać materiały wybuchowe.
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?Ça rapporte et je peux utiliser des explosifs.
Neden mi bu işi yapıyorum? Çünkü parası iyi ve... ...patlayıcıları kullanmama izin veriyorlar, tamam mı?La paga es buena... ...el paisaje cambia y puedo usar explosivos.