İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?Cum răspunde populaţia la această epidemie?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?Jak ludzie reagują na epidemię?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?어떻게 사람들이 전염병에 감염이 되는냐는 것입니다.
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?Wie reagieren die Menschen auf die Epidemie?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?"Как люди реагируют на эпидемию?"
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?Как хората реагират на епидемията?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?כיצד האנשים מגיבים למגפה?
İnsanlar bu salgına nasıl tepki veriyorlar?كيف يستجيب الناس للوباء
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.As pessoas estão prontas e respondem à história da comida.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Az emberek készen állnak, és válaszolnak az élelem történetére.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Die Leute sind offen für die Essensgeschichte.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.사람들은 음식문화에 준비되어 있습니다.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.La gente è pronta a rispondere alla storia del cibo.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Las personas están listas y responden a la historia de la comida.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Les gens sont partants et réagissent à l'histoire de la nourriture.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Lidé jsou na příběh o jídle připravení a reagují na něj.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Ljudje so pripravljeni in odgovarjajo klicu hrane.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Ľudia sú pripravení a reagujú na príbeh o jedle.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Människor är redo och agerar när de hör berättelser om mat.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Mensen zijn klaar voor het voedselverhaal.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Oamenii sunt gata şi răspundă la povestea mâncării.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Temat jedzenia trafia do ludzi.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Ο κόσμος είναι έτοιμος να ανταποκριθεί στην ιστορία της τροφής.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Люди готовы, они реагируют на истории о еде.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.Хората реагират на историята за храна.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.אנשים מוכנים להגיב לסיפור האוכל.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.الناس مستعدّون و استجابو لقصة الأكل.
İnsanlar hazır ve gıdanın hikâyesine cevap veriyorlar.みんなポジティブな活動に 参加したいのです
İnsanlar, ve özellikle de bankalar, bu aktif kalemlerinin değerine nasıl karar veriyorlar?Hoe beslissen mensen, of vooral hoe beslissen de banken zelf wat sommige van deze activa waard zijn?
İnsanlar, ve özellikle de bankalar, bu aktif kalemlerinin değerine nasıl karar veriyorlar?Jak lidé rozhodují nebo jak zejména banky rozhodují, jakou mají tato aktiva hodnotu?
İnsanlar, ve özellikle de bankalar, bu aktif kalemlerinin değerine nasıl karar veriyorlar?كيف يقرر الناس، وكيف تقرر البنوك أنفسها ما تساويه هذه الأصول؟
İnsanlar, ve özellikle de bankalar, bu aktif kalemlerinin değerine nasıl karar veriyorlar?これらの価値を決めたのでしょうか? そして特に、このCDO。
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.그들로부터 허가되는 공연이 하루에 약 40-50개에 이릅니다.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Ei ne dau permisiunea și noi primim aproape 40 sau 50 de concerte pe zi.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Elas dão autorização e nós obtemos 40 a 50 concertos por dia.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Ellos dan su permiso y nosotros conseguimos de 40 a 50 conciertos diarios.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Họ cho phép, và chúng tôi có cỡ 40-50 concert một ngày.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Sie geben die Erlaubnis, und wir kriegen ca. 40 oder 50 Konzerte pro Tag.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Udostępniają nam swoje materiały, codziennie dostajemy około 40 - 50 koncertów.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Ze geven toestemming, en we krijgen 40 à 50 concerten per dag.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Μας δίνουν την άδεια και εμείς προσθέτουμε περίπου 40 με 50 ηχογραφήσεις την ημέρα.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Вони дають дозвіл і ми отримуємо 40-50 концертів на день.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Они дают разрешение, и мы получаем 40 или 50 концертов ежедневно.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.Те ни дават съгласието си, и ние получаваме около 40 или 50 концерта на ден.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.הן נותנות רשות, ואנחנו מקבלים בערך 40 או 50 הופעות ביום.
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.هم يمنحون السماحية و نحصل يومياً على 40 أو 50 حفلة باليوم
İzin veriyorlar ve bizim de günlük 40-50 konsere gitme şansımız oluyor.グレートフール デッドの全ての作品を始め 約4万のコンサートが
Karşılığında yüzde 11 faiz veriyorlar.Y a cambio, le dan un 11%.
Karşılığında yüzde 11 faiz veriyorlar.そして、これはB年金基金です。
Kim bilir ona ne kadar deđer veriyorlar ki, bana da kibarlýk yaptý adam.Ει! Είπα μη πας τόσο βαθιά.
Kim bilir ona ne kadar deđer veriyorlar ki, bana da kibarlýk yaptý adam.Свободен ли е? Виж мозъка ти на къде работи. Остави ме.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Az óvszereknek olyan neve van mint Vive, "élni" vagy "Bizalom".
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Danno ai preservativi nomi come Vive, "vivere", o Fiducia.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Dão-lhes nomes como VIVE, "viver" ou Confiança.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.De döper kondomerna till saker som Vive, "att leva" eller Trust, "tillit".
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.De namen voor de condooms waren 'Leef' of 'Vertrouwen'.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Họ đặt tên bao cao su là Vive, nghĩa là "sống" hay Trust (Sự tin cậy).
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Ils donnent aux préservatifs des noms comme Vive, "Vivre" ou Trust, "confiance".
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Își numesc prezervativele "Vive" - a trăi sau Trust.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.Jména těch kondomů jsou něco jako Vive, "žít" nebo Důvěra.