Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.무슨 일이 생기냐구요? 그들은 더 나은 서비스를 제공하게 되지요 - 더 나쁜 서비스가 아닌, 더 좋은 서비스를 말입니다.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Lepiej wykonują usługi - nie gorzej, ale lepiej.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Mereka melayani dengan lebih baik. bukan lebih buruk, lebih baik.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.O que acontece? Eles farão um serviço melhor melhor, não pior.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Poskytují lepší služby -- ne horší, ale lepší.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Sie werden bessere Dienstleistungen geben -- nicht schlechter, aber besser.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Το αποτέλεσμα; Παρέχουν καλύτερες υπηρεσίες - όχι χειρότερες ... καλύτερες.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Вони надають кращий сервіс - не гірший - кращий.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Они хорошо обслуживают других, не хуже, а лучше.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.Те започват да предлагат по-добро обслужване -- не по-лошо, а по-добро.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.ומה קורה? הם נותנים שירות טוב יותר - לא גרוע יותר, אלא טוב יותר.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.ماذا يحصل؟ يؤدون خدمة أفضل-- ليست أسوأ ، بل أفضل.
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.彼らはより良いサービスを提供するようになります 顧客がサービスを注文をするとき
Daha iyi hizmet veriyorlar -- daha kötü değil, daha iyi.跟著會點?佢哋會提供更好嘅服務—— 唔係更差,而係更好。
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.Cei care umblă des acolo, fără a se proteja își fac rău.
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.Ce sont les gens qui vont en boite de façon répétée sans aucune protection, qui s'abîment.
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.Chi si espone ripetutamente senza protezioni, subisce danni.
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.Nếu mọi người đến đó nhiều mà không dùng biện pháp bảo vệ nào Họ đang tự hủy hoại bản thân mình
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar. Siz de onlardan biri olmayın.Najbardziej narażone na uszkodzenia słuchu są osoby nie stosujące żadnych zabezpieczeń.
Daima koruma olmadan gidenler insanlar ve kendilerine zarar veriyorlar.שאר האנשים נחשפים כל הזמן ללא שום הגנה,
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Azt mondják, nem kell, hogy olyanok legyünk, mint ti, ha változást akarunk.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Dicono, non dobbiamo essere come voi per cambiare le cose.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Ele spun, nu trebuie să fim ca voi pentru a realiza schimbarea.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Elle disent qu'elles n'ont pas à être comme vous pour créer du changement.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Estan diciendo, no tenemos que ser como ustedes para hacer el cambio.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.그들을 말합니다. 우리가 변화를 만들기위해 당신들과 같아질 필요는 없어
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Mowią, że nie musimy być tacy jak wy, aby dokonywać zmian.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Sie sagen, wir müssen nicht wie ihr sein, um einen Wandel herbeizuführen.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Ze zeggen, we hoeven niet te zijn zoals jullie om te veranderen.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Λένε, δεν χρειάζεται να σας μοιάσουμε για να επιφέρουμε αλλαγή.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Они говорят, что мы не должны быть как вы, для того, чтобы изменять.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.Те казват, не е необходимо да бъдем като вас, за да постигнем промени.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.הן אומרות, איננו חייבות להיות כמותכם על מנת לשנות.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.قائلات لا يجب بالضرورة أن نكون مثلكم لنصنع التغيير.
Değişmek için sizin gibi olmak zorunda değiliz mesajını veriyorlar.変化を起こすことはできると言っているのです 私達はサーリやへジャブを着ていようが、
Devlet ihaleyi kapattığında -- Siz parayı devlete veriyorsunuz, onlar da size hazine bonosu veriyorlar. -あなたは政府にお金を渡します。 政府はあたたに借用書、 T-billと呼ばれる物を渡します。
Diğer taraftan, benim sorum şu olacak: "Sizce neye değer veriyorlar?"Przy okazji, jak myślicie, co oni najbardziej cenią?
Doğduğun zaman sana ucube gösterisi için bir bilet veriyorlar.А какво ще кажете за компютрите, медицината, конструктивните материали?
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Các nhà sử gia kinh tế gọi đó là "Sự Khác Biệt Lớn".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Economische historici noemen dit "De Grote Divergentie".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Ekonomičtí historikové to nazývají "Velkým vzdalováním".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Gazdasági történészek ezt a jelenséget a "Nagy szétválás"-nak nevezik.
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Gli storici economici la chiamano "La Grande Divergenza."
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Historycy ekonomiczni nazywają to zjawisko "Teorią Europejskiego Cudu".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Istoricii care au studiat economia numesc asta "marea divergență".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.경제사학자들은 이를 "거대 격차"라 부릅니다.
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Les historiens économiques appellent ça "La Grande Divergence".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Los historiadores economistas lo llaman "La Gran Divergencia".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Økonomihistorikere kaldet dette "Den store adskillelse"
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Os historiadores da Economia chamam a isto "A Grande Divergência."
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Para ahli Sejarah Perekonomian menyebutnya "Perbedaan Besar" ("The Great Divergence.")
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Wirtschaftshistoriker bezeichnen dies als "Die Große Abweichung".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Ιστορικοί της Οικονομίας ονομάζουν αυτό το φαινόμενο "Το Μεγάλο Χάσμα".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Економічні історики називають це "Великою Розбіжністю".
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Икономическите историци наричат това: "Огромното разделение."
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.Историки экономики называют это "The Great Divergence" ("великая дивергенция").
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.היסטוריונים העוסקים בכלכלה קוראים לזה "הסטייה הגדולה"
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.المؤرخون الإقتصاديين يطلقون على ذلك "الإختلاف العظيم."
Ekonomi tarihcileri... buna; "Buyuk Diverjans " adini veriyorlar.「大いなる格差」と呼びます こちらのグラフで
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Dos ex compañeros míos, Lucy y Ian, también están en el norte y me cuentan muchas cosas.