Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorlar ile cümle

veriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.I miei ex compagni di classe Lucy e Ian adesso sono al Nord, e mi raccontano molte cose.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Koledzy z mojej klasy, Lucy i Ian, są właśnie na północy i często do mnie piszą.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Koulukaverini Lucy ja Ian ovat pohjoisessa ja kertovat asioita.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Mina klasskompisar Lucy och Ian är i North och de berättar allt.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Mine klassekammerater, Lucy og Ian, er i North, og de fortæller alt.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Os antigos colegas Lucy e Ian estão, agora, no norte e contam-me muitas coisas.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Οι παλιοί συμμαθητές μου, Λούσι και Ίαν είναι βόρεια τώρα και μου λένε διάφορα.
Eski sınıf arkadaşlarım Lucy ve Ian kuzeydeler ve bana çok bilgi veriyorlar.Сейчас на севере мои одноклассники Люси и Иэн, они мне многое рассказывают.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar. Baloncuk dediğimiz ilaçlar.그 사람들은 우리한테 특별한 약을 주지. 우린 그걸 버블 이라고 해.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar. Baloncuk dediğimiz ilaçlar.עזרא: הם נותנים לנו סמים מיוחדים. אנו קוראים להם "בועות".
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar. Baloncuk dediğimiz ilaçlar.إنهم يعطوننا عقاقير خاصة. نحن ندعوها فقاعات.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar. Baloncuk dediğimiz ilaçlar.覚せい剤だな
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Ci danno delle droghe speciali.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Dają nam specjalne prochy.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Ellos nos dan las drogas especiales.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Họ cho chúng tôi những thứ thuốc đặc biệt.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Ils nous ont donné ces drogues spéciales.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Sie geben uns eine bestimmte Droge.
Ezra: Bize özel ilaçlar veriyorlar.Те ни дават специална дрога.
Facebook ve MySpace'te de yardım yapılıyor. İnsanlar 3 dolar veriyorlar.Az országomba jött és látta mennyire fontos az oktatás.
Facebook ve MySpace'te de yardım yapılıyor. İnsanlar 3 dolar veriyorlar.E tal como tem acontecido no Facebook e MySpace, as pessoas estão a dar-me dois euros.
Facebook ve MySpace'te de yardım yapılıyor. İnsanlar 3 dolar veriyorlar.Thông qua Facebook, MySpace, mọi người chia sẻ số tiền là 3 đô la.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.El novio y la novia, posan en una boda.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.Jeunes mariés posant pour la photo de mariage. Photographie de Sanim Haque.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.O noivo e a noiva em um casamento.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.Państwo młodzi.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.Νύφη και γαμπρός, ποζάρουν στον γάμο.
Gelin ve damat, bir düğünde poz veriyorlar.Жених и невеста позируют на свадьбе. Фотография Санима Хака (Sanim Haque).
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.A maior parte dos proprietaries de direitos, em vez de o bloquear, vai permitir que a cópia seja publicada.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Bien, la plupart des détenteurs de droits d'auteur, au lieu de bloquer la copie, permettront sa publication.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.De meeste eigenaars van rechten zullen, in plaats van ze te blokkeren, de kopie laten publiceren.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.네, 대부분의 소유자들은 그것을 막는 대신 그 복사본이 발행되도록 허락할 것 입니다.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.La maggior parte dei detentori di diritti, invece di bloccare, permettono che la copia venga pubblicata.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.La mayoría de los dueños en lugar de bloquear, permiten que la copia se publique.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Majoritatea deținătorilor drepturilor de autor, permit publicarea copiei.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Nun, die meisten Rechte-Inhaber werden die Kopie nicht blockieren, sondern deren Veröffentlichung erlauben.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Nuž, väčšina vlastníkov práv namiesto blokovania povolí kópiu zverejniť.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Vâng, hầu hết các chủ bản quyền, thay vì ngăn chặn sẽ cho phép bản sao chép được xuất bản.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Většina vlastníků práv, místo aby kopii blokovala, povolí její zveřejnění.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Większość właścicieli, zamiast blokować, zgadza się na publikacje kopii.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Βέβαια, οι περισσότεροι ιδιοκτήτες δικαιωμάτων, αντί να απαγορεύουν επιτρέπουν το αντίγραφο να δημοσιευθεί.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Ами, повечето собственици на права, вместо да го блокират, позволяват копието да бъде публикувано.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Більшість власників прав не перешкоджають копіюванню, а дозволяють публікацію копії.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.Большинство владельцев прав не препятствуют копированию, а разрешают публикацию копии.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.למעשה, רוב בעלי הזכויות, במקום לחסום, יאפשרו להעתק להתפרסם.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.حسناً، معظم أصحاب الحقوق، عوضاً عن الحجب، سيسمحون للنسخة بأن تُنشر.
Genelde hak sahipleri bloklamak yerine kopyanın yayınlanmasına izin veriyorlar.コピーの公開を許可しています それによる露出や広告や
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.Ei rulează reclame Google și noi îi credităm pentru ele, așa că ei pot înştiinţa organizațiile.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.Fannno annunci su Google e noi gli diamo il permesso, e possono far conoscere le loro organizzazioni.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.Họ cho phát quảng cáo của Google và chúng tôi xác nhận điều đó qua đó các tổ chức sẽ biết.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.그 사람들은 구글 애드를 사용하고, 우린 그 사람들에게 단지 광고비를 줍니다. 그렇게 해서 조직들에게 알려줍니다.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.Zamieszczamy za darmo ich reklamy obok wyników wyszukiwań, i dzięki temu ludzie dowiadują się o tym, co robią.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.Те пускат реклами на Google, а ние им даваме приходите, за да могат да кажат на организациите.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.הם מריצים פירסומים של גוגל, ואנחנו נותנים להם את הקרדיט, כדי שהם יצרו מודעות לאיגונים.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.يقومون الوساطة لإعلانات قوقل، ونقوم بإعطائهم عائد الإعلان، لذا يستطيعون جعل المنظمات تعرف.
Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.その組織を認知してもらうのです 初期に成果を上げたのは
- Ha çantacý oldun yani bir de. Bak dalga geçme. Çok iyi bahţiţ veriyorlar ama.Много ще ти отива.
Hala seninle bağlantı kurmama izin veriyorlar.Anume faptul că mi-au permis să intru în legătură cu tine.
Hala seninle bağlantı kurmama izin veriyorlar.D'avoir permis nos retrouvailles.
Hala seninle bağlantı kurmama izin veriyorlar.Họ vẫn cho phép tôi liên hệ vo71ianh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod