veriyordu ile cümle
veriyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.Olyanokat képes megszólaltatni, akiknek másként nem lenne hangja.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.Sie gibt denjenigen eine Stimme, die sonst keine Stimme hätten.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.Że daje głos tym, którzy inaczej głosu by nie mieli.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.Дава гласност на тези, които иначе не биха имали глас.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.Она даёт право голоса тем, кто другим способом не может высказаться.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.הוא מעניק קול למי שקולו לא היה נשמע אילולא כן.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.إنه يعطي الصوت لأؤلئك الذين لا صوت لهم بدونها.
Başka hiçbir şekilde ses sahibi olamayacaklara ses veriyordu.その反応として、大衆の意見を刺激し
Ben bu iki yıl veriyordum ilk tanıştığımda, şimdi de bence biraz daha bize veriyor.Cuando conocí a Ben, él pensaba dedicar a esto dos años, y ahora creo que piensa en algo más de tiempo....
Ben bu iki yıl veriyordum ilk tanıştığımda, şimdi de bence biraz daha bize veriyor.Πότε εγώ πρώτος συνάντησα Ben έδινε αυτό δύο χρόνια, αυτός είναι τώρα να μας δώσει λίγο περισσότερο νομίζω.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.Aan de andere kant van de hersenen reageerde de rechter inferieure frontale gyrus op slecht nieuws.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.Az agy másik oldalán a jobb oldali gyrus frontalis inferior reagált a rossz hírekre.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.În partea cealaltă a creierului, girusul frontal inferior drept răspundea veştilor proaste.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.뇌의 다른 부분상에서는 우측 하전두회가 좋지 않은 소식에 반응했습니다.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.la circonvoluzione frontale inferiore destra reagiva alle cattive notizie.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.la circunvolución frontal inferior derecha estaba respondiendo a las malas noticias.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.le gyrus frontal inférieur droit réagissait aux mauvaises nouvelles.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.Na druhej strane mozgu, pravý gyrus frontalis inferior odpovedal na zlé správy.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.No outro lado do cérebro, o giro frontal inferior direito reagia a más notícias.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.På den anden side af hjernen, svarede den højre inferiøre frontale gyrus på dårligt nyt.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.På den andra sidan av hjärnan reagerade högra gyrus frontalis inferior på dåliga nyheter.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.Prawy zakręt czołowy reagował na złe wiadomości.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.Στην άλλη μεριά του εγκεφάλου, η κάτω δεξιά μετωπιαία έλικα αντιδρούσε στα άσχημα νέα.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.З іншого боку мозку нижня звивина правої лобової долі відповідала на погані новини.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.На другой стороне головного мозга, правая нижняя лобная извилина включалась при получении плохих новостей.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.От другата страна на мозъка, дясната долна предна гънка отговаряше на лоши новини.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.בצד השני של המח, המקבילה הימנית - right inferior frontal gyrus, הגיבה לחדשות רעות.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.في الجهة الأخرى من الدماغ، كان التلفيف الجبهي السفلي الأيمن يستجيب للأخبارالسيئة.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.右下前頭回は 悪いニュースに反応していました あまり良い仕事はしていませんでしたが
Bilim dersleri veriyorduk.Am susţinut prelegeri ştiinţifice.
Bilim dersleri veriyorduk.Chúng tôi có những bài giảng về khoa học.
Bilim dersleri veriyorduk.Dawaliśmy wykłady naukowe.
Bilim dersleri veriyorduk.Kami memberikan pelajaran ilmu alam.
Bilim dersleri veriyorduk.과학 강의를 했습니다
Bilim dersleri veriyorduk.Ofrecimos charlas sobre ciencia.
Bilim dersleri veriyorduk.Pidämme luentoja luonnontieteistä.
Bilim dersleri veriyorduk.Prednášame o vede.
Bilim dersleri veriyorduk.Tudományos előadásokat tartottunk.
Bilim dersleri veriyorduk.We gaven wetenschappelijke lessen.
Bilim dersleri veriyorduk.Wir halten dort naturwissenschaftlichen Unterricht ab.
Bilim dersleri veriyorduk.Παραδίδουμε επιστημονικές ομιλίες.
Bilim dersleri veriyorduk.Изнасяме научни лекции.
Bilim dersleri veriyorduk.Ми читали наукові лекції.
Bilim dersleri veriyorduk.Мы читали научные лекции.
Bilim dersleri veriyorduk.אנו מעבירים הרצאות מדעיות.
Bilim dersleri veriyorduk.قمنا بتقديم محاضرات علمية.
Bilim dersleri veriyorduk.囚人は科学講義に来ます
Bir keresinde oranlar hakkında ders veriyordum.Eu uma vez dei uma aula sobre proporções.
Bir keresinde oranlar hakkında ders veriyordum.Nigdy nie byłam szczególnie dobra z matematyki, ale nad tym pracowałam.
Bir keresinde oranlar hakkında ders veriyordum.Una vez enseñe una lección acerca de proporciones.
Bir keresinde oranlar hakkında ders veriyordum.Un jour, j'ai enseigné une leçon sur les ratios.
Bir keresinde oranlar hakkında ders veriyordum.Якось, я вела урок про коефіцієнти.
Bir keresinde oranlar hakkında ders veriyordum.לימדתי פעם שיעור בשברים.
Birleşmiş Milletlere, UNESCOya, New Yorktaki instütümüze neler olduğunu haber veriyordum.UN, UNESCO, 뉴욕에 있는 우리 지사에 매일 일어나는 일들을 전송했어요
Birleşmiş Milletlere, UNESCOya, New Yorktaki instütümüze neler olduğunu haber veriyordum.דיווחתי באופן יום יומי לאו"ם, לאונסקו, למכון שלנו בניו-יורק על כל מה שהתרחש.
Birleşmiş Milletlere, UNESCOya, New Yorktaki instütümüze neler olduğunu haber veriyordum.مراسلة يومية لقوات حفظ السلام, لليونسكو . للمؤسستنا في نيويورك وأخبارهم بكل ما يجري .
Birleşmiş Milletlere, UNESCOya, New Yorktaki instütümüze neler olduğunu haber veriyordum.そして、何が起きているのかを伝えました 彼らはプレッシャーを受け、そこを去り、その領域を解放したのです
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.Als dan de lucht van het warme naar het koude gedeelte gaat laat ze wat warmte achter in de spons.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.Donc quand l'air monte de la partie chaude vers la partie froide il donne un peu de sa chaleur à l'éponge.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.Gdy powietrze porusza się z ciepłego do zimnego końca, zostawia część ciepła w gąbce.
İlgili Sayfalar