veriyordu ile cümle

veriyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.In tal modo, quando l'aria passa dalla parte calda a quella fredda trasferisce del calore alla spugna.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.Khi không khí đẩy lên từ đầu nóng tới đầu lạnh nó đẩy 1 lượng nhiệt vào miếng xốp
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.공기가 뜨거운 곳에서 차가운 곳으로 움직일 때, 어느 정도의 열을 스폰지에 전달합니다.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.Quando o ar é empurrado para ir da ponta quente à ponta fria deixa algum calor na esponja.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.Итак, когда воздух толкают вврех от горячего к холодному концу, он отдает часть тепла в губку.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.אז כשהאוויר נדחף למעלה כדי לעבור מהצד החם לקר הוא משאיר קצת חום בספוג.
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.فحين يتحرك الهواء إلى أعلى من الحار إلى البارد تترك جزء من الحرارة في الإسفنجه
Böylece hava sıcak uçtan soğuk uca itildiğinde, süngerin içine ısı veriyordu.スポンジに熱が保存されます 空気が冷やされて降りてきた時
Buna l doğrusu dersem, T dönüşümü vektörlerin bu doğruya göre yansımasını veriyordu. -Dus het spiegelt, spiegelt vectors, spiegelt vectors, langs l.
Buna l doğrusu dersem, T dönüşümü vektörlerin bu doğruya göre yansımasını veriyordu. -لذا إذا ما سميا ذالك الخط ب L وكانت T عبارة عن تحويل من R2 إلى R2 والذي قلب المتجهات عبر هذا الخط
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Dà agli oggetti una cosa chiamata importanza incentiva.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Es verleiht Objekten das so genannten Anreizsalienz.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Het geeft objecten wat heet "incentive salience". [begerenswaardige prikkel]
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Il donne aux objets ce qu'on appelle une dominante d'incitation.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Itu memberi benda yang disebut arti-penting insentif.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.그것은 동기적 욕구 현저성을 주기 때문에,
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Le da a los objetos una llamada "notabilidad incentiva".
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Nó làm cho các vật thể thêm tính nổi trội.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Oferă obiectelor ceea ce se numeşte imbold stimulativ.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Zachęcająco uwydatnia obiekty pragnień.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Вона дає об'єктам те, що називають стимулюючою привабливістю.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Тя придава на предметите т. нар. устойчивост на стимула.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.Это придаёт объектам свойство т.н. явного побудителя.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.היא מקשרת לאובייקט תגמול.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.إنه يعطي الأشياء ما يسمى النقطة المحفزة.
Bu, nesnelere teşvik edici özellik denilen şeyi veriyordu.この属性が付いたものは
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.Casi todos los han tenido. Son muy placenteros y dan casi una sensación de euforia.
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.Quasi tutti coloro che ci sono stati, sono molto piacevoli e quasi tutti ti danno un senso di euforia.
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.Почти всички са били толкова приятни, че почти ти дават чувството за еуфория.
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.ハッハッハッ...
Bunun ne tür bilim olduğunu biliyordu. "Hipotezden azade bilim" adını veriyordu.Er wusste alles über diese Art von Wissenschaft und bezeichnete sie als hypothesenfreie Wissenschaft.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.Che potrebbero dare al popolo nei loro imperi o nelle loro terre idee su cosa fare con loro.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.Das könnte das Volk in ihren Imperien oder in ihren eigenen Ländern auf Ideen bringen, was man mit ihnen tun.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.Eso podría dar a la gente de sus propios imperios, o paises, ideas sobre que hacer con ellos
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.Isso pode dar às pessoas em seus próprios impérios, ou na seus próprios países, ideia do que fazer com eles.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.그런 것은 어쩌면 사람들에게 그들 자신의 제국에서, 혹은 그들의 나라에서 그것을 가지고 무엇을 해야 할 지에 대한 생각을 줄 수도 있기 때문입니다
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.To by mohlo inspirovat obyvatele jejich říší nebo jejich zemí k něčemu podobnému.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.To może dać ludziom w ich własnym imperium, czy w ich własnych krajach pomysł, żeby zrobić to samo z nimi.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.Це може віддати людей в імперії, або в їх країни ідеї про те, що робити з ними.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.فمن الممكن أن يعطي هذا أفكار للشعوب فيتكرر الموقف في امبراطورياتهم و في بلادهم.
Bu , onlara kendi krallıkları ve impartorlukları için fikir veriyordu.疑問を持たせることになりかねないからね。 そのときは、それほど深刻に考えてなかったにせよ、
Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.A organização que lhes deu por-partes um conselho competente em ciência e tecnologia
Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.l'organisation qui leur donnait par participation des avis compétents sur la science et la technologie.
Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.L organizzazione che gli ha dato con partecipazione consigli competenti su scienza e tecnologia
Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.Организацията, която се очаква да ги консултира компетентно по въпросите, свързани с науката и технологиите.
Bu organizasyon onlara bilim ve teknoloji konusunda yetkin bir fikir veriyordu.つまり、「知らなくても良い」ということです
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Als hij me het gevoel gaf... dat er problemen waren, geloofde ik hem.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Así que, cuando el me da la impresión de que... habría problemas, yo le creía.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Así que, cuando el me da la impresión de que... habría problemas, yo le creía.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Ele é do tipo que quando me dá a impressão de que havia problemas, Eu acreditava nele.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Så, du vet, när han slags ger mig intrycket att det fanns problem, Jag tror honom.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Szóval amikor azt a benyomást keltette, hogy probléma van, akkor hittem neki.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Takže, víte, když mi naznačuje, jak to mám vidět, a že tam byly problémy, věřil jsem mu.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Więc jeśli widziałem, że coś mu nie pasuje, że coś jest nie tak, wierzyłem mu.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Έτσι, ξέρεις, όταν μου έδινε την εντύπωση ότι υπήρχαν προβλήματα, τον πίστευα.
Bu yüzden, bir problem çıkarsa ona güvenmem gerektiği... ...izlenimini veriyordu.Дакле, када би ми ставио на знање да постоји... неки проблем, ја сам му веровао.
Cevap aslında doğru, çünkü formül bize uzaklık değişimini veriyordu. -Dit is gewoon correct, omdat de formule de eigenlijk verandering in afstand is.
Cevap aslında doğru, çünkü formül bize uzaklık değişimini veriyordu. - -Je to správně, protože tento vzorec je vlastně změnou dráhy.
Cevap aslında doğru, çünkü formül bize uzaklık değişimini veriyordu. -그런데 실은 이건 맞는 답입니다.
Cevap aslında doğru, çünkü formül bize uzaklık değişimini veriyordu. - -Все верно, потому что в этой формуле на самом деле приращение пути.
İlgili Sayfalar