veriyordu ile cümle
veriyordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Рекорд держался в течение 11 лет.
Neill, ayrıca öğrencilerine ekstra "özel dersler" de veriyordu.Нилл также проводил частные уроки с учениками.
Ancak L'e baştan beri bazı açıklar veriyordu.С другой стороны, h- в начале слова сохранилось.
Savunma Konseyi ana silah sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimi konusunda kararlar veriyordu.Земля установила эмбарго на производство и продажу современного оружия.
Kaba işçilikle yapılmış taş işlemeciliği saraya sert ve güçlü bir atmosfer veriyordu.Рустованный каменный фасад придаёт дворцу могущественный и суровый вид.
Bolşevikler eğitime çok önem veriyordu.Большевики придавали большое значение этой забастовке.
Okul dışında kalan tüm zamanını dergiye veriyordu.وكان يعطي كل وقته الذي يتبقي خارج المدرسه إلي المجله.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.هذه الجمعية تدعم الأسطول عن طريق تبرعات الشعب .
Spora verdiği önemi kültür ve sanat etkinliklerine de veriyordu.سوف يكون للانسحاب تأثير على الرياضة والثقافة.
Calvin o tarihlerde Cenevre'de zayıflayan gücünü korumak için mücadele veriyordu.لسوء حظ سيرفيت، كان كالفين في هذا وقت يحارب لإبقاء قوته الضعيفة في جنيف.
Koyunlar yün veriyordu.والنحل يثمرها.
Savunma Konseyi ana silah sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimi konusunda kararlar veriyordu.كانت مهمة المختبر تصميم وبناء أول أسلحة ذرية.
Yasa, üniversitelerde baş örtüsüne izin veriyordu.المسئولية تبدأ من القبول في الكليات.
Bunun yanında ona sadece kısıtlı miktarda güç veriyordu.Ele (ou seu exército) demonstrava, porém, pouca disposição para lutar.
Jack, Kyle'a oyunculukta yardım ederken Kyle da Jack'e gitar dersleri veriyordu.Kyle ensinou Jack a tocar guitarra, em troca de que Black lhe ensinasse a atuar.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.A mesma depende de doações da população naviraiense.
Her tarafı surlarla çevrilmiş olan şehir, düşmanlarına göz dağı veriyordu.A cidade, que se encontra rodeada de altos montes, apresentava um grande obstáculo para os atacantes.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Realizou um trabalho extensivo de monitoramento do subsolo em testes nucleares.
Calvin o tarihlerde Cenevre'de zayıflayan gücünü korumak için mücadele veriyordu.João não estava disposto a enfraquecer sua autoridade na França dessa maneira.
Bu da güçlü bir ışık veriyordu.E também precisava de um visual forte.
Gelecekte yapacakları çalışmalar için ilham veriyordu.Nós iremos encoraja-la em seus esforços futuros.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Het verdrag stond ondergrondse kernproeven echter wél toe.
5 yaşındayken piyanoda beste yapmaya başladı ve 10 yaşında bir orkestra ile konserler veriyordu.Op zijn vijfde begon hij met componeren op de piano en gaf concerten met een orkest op de leeftijd van 10.
Arthur sonunda son nefeslerini veriyordu.Dan blaast Michael zelf zijn laatste adem uit.
Bu durum ona Senato'yu toplantıya çağırma hakkı veriyordu.Het gaf Augustus het recht om de Senaat bijeen te roepen.
Bunun yanında ona sadece kısıtlı miktarda güç veriyordu.Dit lukte hem slechts in geringe mate.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Dit had een slecht effect op zijn huwelijk.
Bu protokol, ARPANET üzerinden dosya aktarımına izin veriyordu.Daarvoor wilde ze dossier per dossier steun zoeken in het parlement.
Ancak L'e baştan beri bazı açıklar veriyordu.ATO vroeg vanaf het begin veel vergunningen aan.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Dit record hield elf jaar stand.
Ana madde: Taliban Taliban'ın güçlenmesi, Amerikan askerleri ve onların müttefiklerine zarar veriyordu.De tactiek van de Taliban was vooral om zich verborgen te houden voor de Amerikanen en haar bondgenoten.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Verder zorgde de 6-in-6-uitlaten voor een uniek geluid.
Bu kuvvetleri RAF'ta destek veriyordu.Cała akcja wspierana była przez RAF.
Ki pilotun onu kullanarak inmesine izin veriyordu.Wówczas Piłat kazał je wydać.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Po tych wydarzeniach słuch o nim zaginął na 11 lat.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Pomimo tego zespół podpisał umowę z Nuclear Blast.
5 yaşındayken piyanoda beste yapmaya başladı ve 10 yaşında bir orkestra ile konserler veriyordu.Na fortepianie zaczął grać w wieku pięciu lat, a trzy lata później zadebiutował z orkiestrą.
Doğu ülkelerindeki inanışa göre, kehribar dumanı ruhu güçlendiriyor ve cesaret veriyordu.Z płonącymi sercami widzimy twe powstanie Prawdziwa Północy silna i wolna!
Gymnasium Antik Yunanca ve Latince’ye büyük önem veriyordu.Program gimnazjum kładł nacisk na naukę greki i łaciny.
Bu durum ona Senato'yu toplantıya çağırma hakkı veriyordu.Odpowiedź brzmiała, żeby swą prośbę do senatu skierował.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Efter kriget förekom kärnvapenprov på atollen.
Bu da güçlü bir ışık veriyordu.Organet kan avge mycket kraftigt ljus.
Öğrenmek ona büyük bir mutluluk veriyordu.Спілкування з ним справляло велику радість.
Ukrayna partizanları bu milliyetçi orduya yardım veriyordu.Населення надавало допомогу Українській Галицькій Армії.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Сухий відсів 0-6 мм відвантажувався споживачам окремим сортом без збагачення.
5 yaşındayken piyanoda beste yapmaya başladı ve 10 yaşında bir orkestra ile konserler veriyordu.V pěti začal s klavírem a v deseti již vystupoval na koncertech s orchestrem.
Aynı zamanda Tiran Üniversitesi'nde ders de veriyordu.Vyučoval též i na Tiranské univerzitě.
Öğrenmek ona büyük bir mutluluk veriyordu.Učení mu dělalo velké potíže.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.3–26 Měl jsem pocit, že se po mně něco chce...
Kuzeybatı yarım kubbesi, Diaitarikion hizmetlilerin odası olarak hizmet veriyordu.Severovýchodní část byla nepoužitelná, sloužila jako popela skládku.
Oyun zamanında oldukça dikkat çekiciydi, çünkü zarif bölüm tasarımları hızlı bir oynanışa izin veriyordu.Oceňován byl pro své pojetí hry, kdy výborně ovládal poziční hru na velkém prostoru.
Kolej kurulduğu zaman yalnız erkeklere eğitim veriyordu; kolejde yaşayan öğretim üyeleri de bekârdı.Původně označoval pouze studium pro ženaté muže, dnes jsou studenty kolelu často i muži svobodní.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Její manželství se tím rozpadá.
Savunma Konseyi ana silah sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimi konusunda kararlar veriyordu.Consiliul Apărării lua deciziile majore în problema dezvoltării principalelor sisteme de arme.
Ve Williams'ı Amerika marketine sokma sözü veriyordu.Scopul Angliei era acela de a se infiltra pe piețele spaniole comerciale din America.
Franck bizzat onu tanımadığını söyledi ama onun tezini biliyordu ve tezine yüksek değer veriyordu.Franck a răspuns că nu o cunoaște personal, dar că îi cunoaște teza de doctorat, pe care a lăudat-o.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.De data aceasta el a reușit sǎ doneze vaporul pentru marina Uniunii.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Recordul său a fost doborât abia după 21 de ani.
Hem vaaz veriyor hem de yetişkinlere de eğitim veriyordu.Apoi le-a dat ucenicilor, iar ucenicii mulțimilor.
Annesi ise tam tersine sevecen ve anlayışlıydı ve oğlunun resim konusundaki çabalarına destek veriyordu.Édesanyja, ezzel szemben, csendes és félénk volt, és jelentős hatást gyakorolt fia műveire.
İlgili Sayfalar