Matematik, fizik ve biyoloji dersleri veriyor.She teaches lessons in math, physics, and biology.
Bir daha geç kalmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't be late again.
Çoğu kez barbekü ve havuz partileri veriyoruz.We often have barbecues and pool parties.
Elimden geleni yapacağım, sana söz veriyorum.I'll do my best, I promise you.
Sana bir şans daha veriyorum.I'm giving you one more chance.
Bu gece büyük bir parti veriyorum.I'm having a big party tonight.
İspanyolca dersleri veriyorum.I give lessons in Spanish.
Tom bu haftasonu bir doğum günü partisi veriyor.Tom is having a birthday bash this weekend.
İnsanlar parti veriyor ve kutluyorlar.People are partying and celebrating.
Yakında unutmayacağımıza söz veriyoruz.We promise we won't soon forget.
Halk gerçekten tepki veriyor.The public is really responding.
Sana son uyarımı veriyorum.I'm giving you my final warning.
Tom kendi ününe zarar veriyor.Tom is damaging his reputation.
Onlar kendilerine zarar veriyorlar mı?Are they hurting themselves?
Neye cevap veriyorsun?What are you responding to?
Neye karşılık veriyorsun?What are you responding to?
Onlara istediklerini veriyorum.I give them what they want.
Tom bir gece kalmam için bana izin veriyor.Tom let me stay for a night.
Hastalığın seyri endişe veriyor.The prognosis is alarming.
Bugün oy veriyor olmayacağım.I won't be voting today.
El yapımı şeylere değer veriyorum.I value handmade things.
Ağaçlarımıza değer veriyoruz.We treasure our trees.
Sana ne umut veriyor?What gives you hope?
Onu size söz veriyoruz.We promise you that.
Sana onu söz veriyorum.I promise you that.
Tom için oy veriyorum.I'm voting for Tom.
Ne teklif veriyorsun?What do you bid?
Artık onu yapmayacağım. Söz veriyorum.I won't do it anymore. I promise.
Yaramaz çocuklar arkadaşına kızın saçını çekmesi için gaz veriyorlar.The naughty boys kept egging on their friend to pull the girl's hair.
Bir ay boyunca bisikletime dokunmamaya söz veriyorum.I promise not to touch my bicycle for a whole month.
"Söz veriyor musun?" "Evet, söz veriyorum.""Do you promise?" "Yeah, I promise."
Bu gece beni aramaya söz veriyor musun?Do you promise to call me tonight?
Ben senin fikrine değer veriyorum.I value your opinion.
Neden Tom'un sana o şekilde davranmasına izin veriyorsun?Why do you let Tom treat you that way?
Tom'un gitmesine izin veriyorum.I let Tom go.
Tom'un içeri girmesine izin veriyorum.I let Tom in.
Tom evinde bir Super Bowl partisi veriyor.Tom is having a Super Bowl party at his house.
Hangi şekilde oy veriyorsun, Matthew? "" Muhafazakar" dedi Matthew hemen.What way do you vote, Matthew?" "Conservative," said Matthew promptly.
Seni yargılamamaya söz veriyorum.I promise not to judge you.
Doğru kararı veriyor olduğuma nasıl emin olabilirim?How can I be sure that I'm making the right decision?
Buna pişman olacağına söz veriyorum.I promise you'll regret this.
Eğleneceğimize söz veriyorum.I promise we'll have fun.
Size çok para veriyor olacağız.We'll be giving you a lot of money.
Yoga dersi veriyorum.I teach yoga.
Ailen sana ne kadar cep harçlığı veriyor?How much pocket money do your parents give you?
Neden bunun olmasına izin veriyoruz?Why are we allowing this to happen?
Neden Tom'un sana böyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you allow Tom to treat you that way?
Ne üzerine odaklanacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what to focus on?
Neyin önemli olduğuna nasıl karar veriyorsun?How do you decide what's important?
Onu yapacağıma söz veriyorum.I promise I'll do that.
Onu yapman için sana ne kadar para veriyorlar?How much do they pay you to do that?
Hangi şarkıların çalınacağına nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what songs to play?
Sana onu bir daha asla yapmayacağıma söz veriyorum.I promise you that I'll never do that again.
Sizin için neyin doğru olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what's right for you?
Tom'a her hafta para veriyorum.I give Tom money every week.
Neden insanların bana böyle böyle davranmalarına izin veriyorum?Why am I letting people treat me like this?
Arka bahçemizde genellikle barbekü partileri veriyoruz.We often have barbecue parties in our backyard.
Neden insanların sana öyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you let people treat you like that?
Ben bir daha asla geç kalmayacağıma söz veriyorum.I promise to never be late again.
Bir daha asla geç kalmayacağıma söz veriyorum.I promise never to be late again.