Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Водночас, діти відчули себе незалежними, а це наша головна мета.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Но мы им даём упражняться, как стать самостоятельными, что, конечно, наша конечная цель.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.אך אנו מאמנים אותן לעצמאות, וזו כמובן היא מטרתנו הסופית.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.ولكن نحن ندربهم ليصبحوا مستقلين، و الذي بطبيعة الحال هو هدفنا الرئيسي.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.もちろんそれが最終目標です ここに来る直前に 娘の1人が 叫び始めました
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Ale anonymita vlastne umožňuje ľuďom povedať čokoľvek.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Ale anonymita v zásadě umožňuje lidem říkat cokoliv.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Dar anonimatul permite oamenilor să zică orice.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.De az anonimitás megengedi, hogy bárki bármit mondjon.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.익명성은 기본적으로 사람들이 아무 말이나 할 수있게 만들잖아요.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Mais fondamentalement, l'anonymat permet aux gens de dire ce qu'ils veulent.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Ma l'anonimato in pratica permette alle persone di dire qualsiasi cosa.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Nhưng sự ẩn danh về cơ bản cho phép mọi người nói bất cứ điều gì.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Pero el anonimato básicamente le permite a la gente decir cualquier cosa.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Quer dizer, os teus argumentos são válidos, mas o anonimato permite que as pessoas digam qualquer coisa.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor. Tüm kuralları kaldırıyor.Maar anonimiteit laat mensen toe om alles te zeggen, en alle regels verdwijnen.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Wysunąłeś mocne argumenty, ale anonimowość pozwala na mówienie wszystkiego.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Αλλά η ανωνυμία βασικά επιτρέπει στο κόσμο να λέει οτιδήποτε.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Анонимность, она позволяет людям, в общем, говорить, что угодно.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.Но анонимността всъщност разрешава на хората да кажат нещо.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.אבל אנונימיות מאפשר לאנשים להגיד כל דבר.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.لكن إخفاء الهوية يتيح في الأساس للناس أن يقولوا أي شئ.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor.ルールというのはない訳だ
Ama bu konu alarm veriyor.Eu cresci numa cultura de auto-obliteração.
Ama bu konuda çok açık olmak istiyorum çünkü burada... bence bu çok önemli, doğruya önem veriyorsak,Chcel by som byť v tomto veľmi otvorený a explicitný, pretože tam je...
Ama bu konuda çok açık olmak istiyorum çünkü burada... bence bu çok önemli, doğruya önem veriyorsak,Ich möchte in dieser Sache deutlich sein, weil wir...
Ama bu konuda çok açık olmak istiyorum çünkü burada... bence bu çok önemli, doğruya önem veriyorsak,Quero deixar isto muito claro.
Ama bu konuda çok açık olmak istiyorum çünkü burada... bence bu çok önemli, doğruya önem veriyorsak,,אני רוצה להיות מאוד ברור לגבי זה כי זה... אני חושב שזה מאוד ,חשוב מבחינת ההגינות
Ama bu konuda çok açık olmak istiyorum çünkü burada... bence bu çok önemli, doğruya önem veriyorsak,公平性の利益のために 非常に重要だからです アメリカ合衆国はクーデターを 支持しなかったということです
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.하지만 아이들이 저한테 묻습니다. 2분 이상 안 걸릴거예요. 약속하죠.
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.A gyermekek azonban azt kérdezik, ez ígérem nem fog tovább tartani két percnél, a gyermekek azt mondják:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Ale dzieci często mnie pytają... I to nie zajmie więcej niż 2minuty, obiecuję. Pytają:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Dar copiii mă întreabă — nu durează mai mult de două minute, promit — copiii îmi spun:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Děti se mě ale ptají - už to opravdu nebude trvat déle než dvě minuty - ptají se:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.E i bambini mi chiedono - e prometto che non ci metterò più di due minuti -
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Maar de kinderen vragen me -- en dit duurt niet meer dan twee minuten, dat beloof ik -- ze zeggen: "Dr.
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Mais les enfants me demandent... et cela ne durera pas plus de 2 minutes, je promets
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Mas os jovens perguntam-me — e isto não leva mais de dois minutos, prometo —
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Men barnen frågar mig - det här tar inte mer än två minuter, jag lovar - barnen säger:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Mutta lapset kysyvät minulta -- ja tämä ei vie kahta minuuttia pidempään, lupaan -- "Dr.
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Pero los niños me preguntan -- y esto no tomará más de dos minutos, lo prometo --
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Але діти питають мене - це не займе більше, ніж дві хвилин, обіцяю. Діти питають:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.И дети спрашивают меня - обещаю, что это не займет больше двух минут - дети говорят:
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.Но децата ме питат и това няма да отнеме повече от две минути, обещавам ви, децата казват, "Д-р.
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.אבל הילדים כן שואלים אותי -- וזה לא יקח יותר משתי דקות, אני מבטיחה --
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.لكن الأطفال يسألونني -- وهذا الأمر لن يستغرق أكثر من دقيقتين، أتعهد --
Ama çocuklar bana soruyor- ve bu iki dakikadan uzun sürmeyecek, söz veriyorum- çocuklar diyor ki, "Dr.すぐ終わらせますから "将来への望みはある?
Ama deneyeceğim! Yaşamın eğlenceli ve heyecanlı olacak, söz veriyorum sana!노력할게.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Deși când sunt într-un submersibil, știu că nu sunt total neobservabilă.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Kiedy siedzę w łodzi, niestety wiem, że bardzo rzucam się w oczy.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.제가 잠수함에 앉아 있을 때 제가 얼마나 눈에 띄는지 알고 있죠.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Mais quand je suis dans un sous-marin, je sais que je ne suis pas non intrusive.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Meski saya hanya duduk di dalam kapal selam, Saya sadar keberadaan saya sangat menggangu.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Quando siedo in un sommergibile pero', so per certo che non sono per nulla discreta.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Wanneer ik echter in een duikbootje zit, weet ik dat ik helemaal niet onopvallend ben.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Когато седя в подводница обаче, знам, че изобщо не съм ненатрапчива.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Однако, когда я сижу в батискафе, я знаю, что вмешиваюсь в жизнь подводного мира.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.כאשר אני יושבת בתא-צלילה, אני יודעת שאני כלל לא מוסתרת.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.علي الرغم أني حين أجلس في الغاطسة، أعلم إني لست خفية على الاطلاق.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.目立たないどころではありません まばゆい光と騒がしいスクリューの音があるので