Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Aber das Pendeln zwischen Sprachen ermöglicht es mir, mich selbst neu zu erfinden.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ale podróż pomiędzy językami daje mi szansę odtwarzania siebie.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ale přechod mezi jazyky mi dává možnost znovu se obrodit.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Dar permutarea între limbi îmi oferă şansa de a mă recrea.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.De a nyelvek közötti ingázás, módot ad, hogy újrateremtsem magam.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.두 언어 사이를 오고감은 제 자신을 새롭게 재창조할 수 있는 기회였죠.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ma il pendolare tra linguaggi mi dà la possibilità di ricreare me stessa.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Mais de passer d'une langue à l'autre me donne la chance de me recréer.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Mas a viagem incessante entre as línguas dá-me a oportunidade de me recriar a mim própria.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Pendelen tussen talen geeft mij de kans mezelf te herscheppen.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Pero el conmutar entre los idiomas me da la oportunidad de recrearme a mí misma.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Το ταξίδι μεταξύ των γλωσσών μού δίνει την ευκαιρία να αναδημιουργώ τον εαυτό μου.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Но переключение между языками дает мне возможность взбодриться.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Но пътуването между езиците ми дава шанс да пресъздам себе си.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.אך ההחלפה בין השפות העניקה לי את האפשרות ליצור עצמי מחדש.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.إلا أن التنقل بين اللغات يمنحنى الفرصة لإعادة خلق ذاتي.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.私はトルコ語で執筆するのが大好きです 私にはロマンチックで感情に訴える言語だからです
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Aber die Natur liefert uns hier ein wirklich gutes Vorbild.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Ale przyroda dała nam bardzo dobry wzór.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Dar natura ne oferă un model bun.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.De a természet itt egy igazán jó mintát nyújt.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.De natuur geeft ons hier een heel goed model.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.하지만 자연은 여기서 우리에게 정말 좋은 모델을 제공해줍니다.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Mais la nature nous donne ici un vraiment bon modèle.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Ma la natura ci mette a disposizione un buon modello.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Mas a natureza oferece-nos um bom modelo para isto.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Namun alam menyediakan kita model yang sangat bagus.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Nhưng chính tự nhiên là 1 tấm gương cho chúng ta noi theo.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Pero la Naturaleza nos ofrece un modelo muy bueno.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Příroda nám ale zde dává velmi dobrý vzor..
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Príroda nám tu ale dáva veľmi dobrý vzor.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Αλλά η φύση μας παρέχει ένα πραγματικά καλό μοντέλο εδώ.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Но природата ни предлага един наистина добър модел тук.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.Но у природы есть интересная модель.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.אבל הטבע משמש לנו כמודל מצויין לחיקוי.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.لكن الطبيعة توفر لنا نموذجا جيدا حقا هنا.
Ama doğa burada bize çok iyi bir model veriyor.木は季節が終わって
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Aber sie schätzen Dinge wie Spaß.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Dar ei prețuiesc lucruri precum bucuria.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Ma qui promuovono cose come il divertimento.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Mas eles valorizam o divertimento.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Možná vám to nepřijde důležité ale oni si cení věcí jako legrace.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Nhưng họ đánh giá cao những cái giống như là niềm vui.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Pero ellos valoran cosas como la diversión.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.S'amuser compte pour eux.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.Doceniają dobrą zabawę i kreatywność.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.그들은 재미를 중요하게 여기고, 창의성을 중요하게 생각합니다.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.Δίνουν αξία στην καλή διάθεση και στην δημιουργικότητα.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.אבל הם מעריכים דברים כמו הנאה. והם מעריכים יצירתיות.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.لكنهم يقيّمون الأشياء مثل المرح. ويقيّمون الإبداع.
Ama eğlenceye değer veriyorlar. Ve yaratıcılığa da.「少し変わっていること」も挙げられています
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Zij waarderen dingen als plezier.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Но те ценят неща като кефа.
Ama eğlenceye değer veriyorlar.Однако, для них важны такие вещи как, веселье.
Ama en önemlisi, bu yüzden daima size öncelik veriyorAlussa web oli yksinkertainen, yhdistetty, avoin, turvallinen.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.A dowódca tobie przypisuje zasługę.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.E il Comandante Supremo vuole premiare le tue gesta.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.E o Comandante diz que o mérito foi teu.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Hän antaa sinulle kunnian siitä.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Men generalen ger dig äran för det.