"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Dar mi-a facut promisiunea de a nu ----" Eu bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."De engem ígéretet, hogy nem ----" Én bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Maar je liet me beloven niet te ----" Ik mekkerde.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Mais tu m'as fait promettre de ne pas ----" Je bêla.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Ma mi hai fatto promettere di non ----" I belava.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Men du fick mig att lova att inte ----" Jag bräkte.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Men du fik mig til at love ikke at ----" Jeg brægede.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Mutta teit minulle lupauksen olla ----" Minä bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Nhưng bạn tôi cam kết sẽ không để ----" Tôi bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Tapi kau membuatku berjanji untuk tidak ----" mengembik saya.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Αλλά κάνατε μένα δεν υπόσχονται να ----" Εγώ bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Але ви примусили мене обіцянку не ----" Я бекав.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Но вие не ме обещават да ----" Аз блееха.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Но вы заставили меня обещание не ----" Я блеял.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."لكنك جعلتني وعد بعدم ----" bleated أنا.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated.私がやった場合は、"そして、あなたは私があなたを壊すことに意味を持つように期待していなかったとしますか
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Aber vielleicht gebe ich etwas besseres, denn ich gebe ihnen Hoffnung."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Ale może daję coś lepszego, bo daję nadzieję".
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Ale možná rozdávám něco lepšího, protože jim dávám naději."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Ale možno, dávam niečo viac, pretože im dávam nádej."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Dar poate le dau ceva mai bun, eu le dau speranță."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."De talán én még jobbal is szolgálhatok: Reménnyel."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."약보다 더 나은 걸 주고 있는 건지도 모르죠. 전 그들에게 희망을 주고 있으니까요" 라고 하더군요.
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Maar misschien geef ik wel iets beters omdat ik ze hoop geef."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum.""Mas talvez dê algo melhor porque dou-lhes esperança."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Men jag kanske ger något bättre eftersom jag ger dem hopp."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Men måske mig, jeg giver noget bedre, for jeg giver dem håb."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Nhưng có lẽ, em đưa cho họ một cái gì đó tôt hơn, bởi vì em cho họ hi vọng."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Pero tal vez, doy algo mejor porque les doy esperanza".
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Tapi mungkin saya, saya membagikan sesuatu yang lebih baik karena saya memberi mereka harapan."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Αλλά ίσως αυτό που δίνω εγώ να είναι κάτι ακόμα καλύτερο γιατί αυτό που δίνω είναι η ελπίδα."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Но може би раздавам нещо по-добро, защото им давам надежда."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Но может быть я даю что-то лучшее, так как я им внушаю надежду".
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."Та, можливо, я даю щось краще, бо я даю їм надію".
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."אבל אולי אני, אני נותנת משהו טוב מזה כי אני נותנת להם תקווה".
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."لكن ربما أنا، أعطي شيئاً أفضل لأنني أعطيهم أمل."
Ama belki ben daha iyi bir şey veriyorum çünkü onlara umut veriyorum."なぜなら私は彼らに希望を与えているのだから。」 そしてこの経済危機の真っ最中
Ama biz okul için para veriyoruz.Aber wir zahlen für Schule.
Ama biz okul için para veriyoruz.Ale my płacimy za szkołę.
Ama biz okul için para veriyoruz.Dar noi plătim pentru şcoală.
Ama biz okul için para veriyoruz.하지만 우린 학교에 돈을 내죠.
Ama biz okul için para veriyoruz.Maar wij betalen voor school.
Ama biz okul için para veriyoruz.Mais nous, on doit payer l'école.
Ama biz okul için para veriyoruz.Ma noi paghiamo per la scuola.
Ama biz okul için para veriyoruz.Nhưng chúng tôi chi trả cho giáo dục.
Ama biz okul için para veriyoruz.Pero nosotros pagamos por la escuela.
Ama biz okul için para veriyoruz.А мы платим за школы.
Ama biz okul için para veriyoruz.Но ние плащаме за училище.
Ama biz okul için para veriyoruz.אבל אנו כן משלמים כדי ללכת לבית הספר.
Ama biz okul için para veriyoruz.لكننا ندفع للمدرسة.
Ama biz okul için para veriyoruz.あなたの国は民主主義国家なのに
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Aber unsere Kinder können Unabhängigkeit üben, was natürlich unser höchstes Ziel ist.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Ale dajemy dzieciom praktykę niezależności, co jest naszym celem.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.De megengedjük nekik, hogy a gyakorlatban próbálják ki az önállóságot, és hát természetesen ez a végső célunk.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.스스로 독립적이 되도록 연습할 기회를 주는 겁니다. 바로 우리의 최종 목표이지요.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Maar we geven hen de kans te oefenen op zelfstandigheid, wat natuurlijk ons uiteindelijke doel is.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Mais on leur donne l'occasion de devenir indépendantes, ce qui, bien entendu, est notre but ultime.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Namun kami memberi mereka latihan untuk menjadi mandiri, yang tentu saja menjadi tujuan utama kami.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Pero les estamos dando práctica para volverse independientes, que por supuesto, es nuestra meta final.
Ama biz onlara bağımsız olma pratiğini veriyoruz, esas amacımız da bu.Tuy nhiên, chúng ta tập cho bọn trẻ độc lập, đó là mục tiêu cuối cùng của chúng ta.