Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyor ile cümle

veriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.أنت تدفع مقابل التباهي لأنها مطلية بالذهب والبلاتين
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.金とプラチナで飾られています」と このクラブを所有している男性は
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Anda memutuskan ketika Anda mau pergi ke ruang bawah atau pergi jalan-jalan.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Chúng ta tự quyết định khi nào chúng ta muốn đi xuống dưới nhà và đi bộ.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Decidimos quando queremos ir dar um passeio.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Decydujesz kiedy wyjdziesz na spacer.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Du bestämmer själv när du vill gå ner, eller gå på en promenad
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Je kiest ervoor dat je naar beneden gaat of een wandeling maakt.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.여러분은 언제 아래층에 내려가고 싶은지, 산책을 하고 싶은지 결정을 합니다.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Man beslutter selv, at man går nedenunder, eller går en tur.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Man entscheidet, wann man runter oder spazieren gehen will.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Mi döntünk, hogy mikor ugrunk ki egy sétára.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Odločiš še, kdaj boš šel v kuhinjo ali na sprehod.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Sei tu a decidere di scendere di sotto o di fare una passeggiata.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.To decizi cand vrei sa cobori la parter sau cand vrei sa faci o plimbare.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Uno decide cuando quiere bajar a dar un paseo.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Vous décidez quand vous voulez aller en bas ou aller faire un tour.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Vy se rozhodnete sejít do jiného patra nebo vyrazit na procházku.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Εσύ αποφασίζεις πότε θέλεις να κατέβεις στον κάτω όροφο ή να πας μια βόλτα.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Ви вирішуєте, коли хочете піти прогулятись.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Вие решавате кога да се поразходите.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Вы решаете, когда вы хотите спуститься или пойти прогуляться.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.אתה מחליט מתי אתה רוצה לרדת למטה או לצאת להליכה.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.أنت تقرر متى تريد أن تذهب في الطابق السفلي أو الذهاب في نزهة على الأقدام.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.オフィスで人々の仕事の中断させる
Altyapıyı ders içinde veriyoruz.Dan karena kelas ini akan menggabungkan ide dari teori peluang dan komputer
Altyapıyı ders içinde veriyoruz.Mas o que você entrega tem que ser seu próprio trabalho.
Altyapıyı ders içinde veriyoruz.Mi nombre
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Aber sie enthält auch Warnungen.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Ale je v něm také varování.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Ale zawiera ona również ostrzeżenia.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Dar conține și avertismente.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.De figyelmeztetéseket is tartalmaz.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.그러나 그것은 경고도 포함하고 있습니다.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Maar het houdt ook waarschuwingen in.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Ma contiene anche degli avvertimenti.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Mais elle contient aussi des avertissements.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Mas que também contém avisos.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Má v sebe však aj varovania.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Men den indeholder også advarsler.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Men den innehåller också varningar.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Mutta siihen sisältyy myös varoituksia.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Namun kisah ini juga mengandung peringatan.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Nhưng nó cũng tồn tại những cảnh báo nguy hiểm
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Y es una historia en la que los humanos juegan un papel sorprendente y creativo.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Αλλά περιέχει επίσης και προειδοποιήσεις.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Но история также предупреждает о чем-то.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.Но тя също така съдържа предупреждения.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.אבל הוא מכיל גם אזהרות.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.لكنّها تنطوي على إشارات تحذيرٍ.
Ama aynı zamanda bazı öğüter de veriyor.集合学習は大変強力な力ですが
Ama... ...babamın nasıl acı çektiğini düşünmek... ...bana daha çok acı veriyor.Azonban amikor arra gondolok, mennyire szenvedett az apám, az nagyon fáj.
Ama... ...babamın nasıl acı çektiğini düşünmek... ...bana daha çok acı veriyor.Αλλά... Όταν σκέφτομαι τις κακουχίες που πέρασε ο πατέρας μου, Πονάω πολύ.
Ama... ...babamın nasıl acı çektiğini düşünmek... ...bana daha çok acı veriyor.لكن عندما افكر في كم عانى والدي اشعر بالالم
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Aber du hast mir versprechen, nicht zu ----" Ich meckerte.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Ale ty mnie nie obiecuję ----" I zameczał.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Ale vy jste se mi slíbit, že ----" I bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Ale vy ste sa mi sľúbiť, že ----" Aj bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."Ampak ste jih naredili mi obljubi, da ne ----" I bleated.
"Ama bana ---- için söz veriyorum" Ben bleated."하지만 날 ----하지 않겠다고 약속했다"나는 bleated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod