Aşırı tepki veriyor muyum?Am I overreacting?
Buna garanti veriyorum.I guarantee it.
Hayır oyu veriyorum.I'm voting no.
Isırmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't bite.
O incitmeyecek, söz veriyorum.It won't hurt, I promise.
Uzun sürmeyeceğine söz veriyorum.I promise it won't take long.
Mary'nin bunu sana yapmasına neden izin veriyorsun?Why do you allow Mary to do this to you?
Sana başka birinden daha fazla değer veriyorum.I care about you more than anyone else.
Sana istediğin her şeyi veriyorum ama sen asla tatmin olmuş görünmüyorsun.I give you everything you ask for, but you never seem satisfied.
Sana yapmak istediğini yapmak için izin veriyorum.I give you my permission to do whatever you want to do.
Kalman için sana izin veriyorum.I give you permission to stay.
Dikkatimi veriyorum.I've been paying attention.
Bundan pişman olmayacağına garanti veriyorum.I guarantee you won't regret it.
Kıskanç olmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't be jealous.
Herhangi bir şeye zarar vermeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't damage anything.
İçmeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't drink.
Kimseye vurmayacağım, söz veriyorum.I promise I won't hit anyone.
Sana zarar vermeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't hurt you.
Bakmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't look.
Tekrar olmayacağına söz veriyorum.I promise it won't happen again.
Onun olmayacağına sana söz veriyorum.I promise you that won't happen.
Maria sonuçları unutarak her zaman aceleci kararlar veriyor.Maria is always making hasty decisions, forgetting about the consequences.
Bunu tekrar yapmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't do this again.
Sakin olacağıma söz veriyorum.I promise I'll be quiet.
Bunu hemen geri getireceğime söz veriyorum.I promise I'll bring it right back.
Arayacağıma söz veriyorum.I promise I'll call.
Sana geri ödeyeceğime söz veriyorum.I promise I'll pay you back.
Köpeğine iyi bakacağıma söz veriyorum.I promise I'll take good care of your dog.
Deneyeceğime söz veriyorum.I promise I'll try.
Şarkı söylememeye söz veriyorum.I promise not to sing.
Tom'a söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise not to tell Tom.
Bunun tekrar olmayacağına söz veriyorum.I promise this will never happen again.
Bunu tekrar yapmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't do it again.
Daha sonra her şeyi açıklayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll explain everything later.
Sana yüce şeref sözümü veriyorum.I give you my supreme word of honor.
Partiyi kim veriyor?Who will give the party?
Onlar bu gece Amerikan Büyükelçiliğinde büyük bir balo veriyorlar.They're giving a big ball at the American Embassy tonight.
Bence aşırı tepki veriyorsun.I think you're overreacting.
Çocuklarımıza zarar veriyor.It's hurting our children.
Her şeyin iyi olacağına söz veriyorum.Everything will be okay. I promise.
Durum hakkında bir şey yapacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll do something about the situation.
Bizim yerimizde cuma akşamı bir parti veriyoruz.We're throwing a party Friday evening at our place.
Onlar üst kattaki dairede bir parti veriyorlar.They're having a party in the apartment upstairs.
Biz bu akşam yeni eve taşınma partisi veriyoruz.We're having a housewarming party this evening.
Tom gelecek cumartesi bir parti veriyor.Tom is throwing a party next Saturday.
Cuma akşamı bir parti veriyoruz.We're having a party Friday evening.
Bunu bir daha yapmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't do that again.
Sana direkt bir emir veriyorum.I'm giving you a direct order.
Sana elimden geleni veriyorum.I'm giving you all I can.
Sana bir şans veriyorum.I'm giving you a chance.
Size bir şans veriyorum.I'm giving you a chance.
Tom'a özgürlüğünü veriyorum.I'm setting Tom free.
Onu Tom'a veriyorum.I'm giving it to Tom.
Onu geri veriyorum.I'm giving it back.
Ben bunu sana gururla veriyorum.I proudly grant you this.
Tom ve Mary cuma akşamı bir akşam yemeği partisi veriyor.Tom and Mary are having a dinner party Friday evening.
Tom'un evine girmesine gerçekten izin veriyor musun?Are you really letting Tom into your home?
Biz yarın gece bir parti veriyoruz.We're having a party tomorrow night.
Duydum ki parti veriyormuşsun.I heard you were having a party.
Tom dostluğunuza değer veriyor.Tom values your friendship.