Imperium bir magistraya askeri bir güce komuta etme yetkisi veriyordu.Imperium ga en magistrat autoritet til å kommandere en militær enhet.
Garson olan Jin, Sun'a kendisiyle özel olarak buluşması için bir not veriyor.Jin, en av kelnerne, gir Sun en lapp om å møte i hemmelighet.
Arthur sonunda son nefeslerini veriyordu.Til slutt opphørte hennes åndedrett.
Bütün Londralıların belediye başkanı olacağıma söz veriyorum.Transport i London er underlagt borgermesteren.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.En av de mest populære stripene omhandler at Jorden kommer til å bli truffet av en svær meteor.
Ve Williams'ı Amerika marketine sokma sözü veriyordu.Han skulle hjelpe ham med å komme inn i USAs platebransje.
Ki pilotun onu kullanarak inmesine izin veriyordu.Derfor vil treneren sparke ham.
A; voltaj değerleri iki yeşil çizginin arasında ise lojik olarak (1) veriyor.Nålene er mørkegrønne og med to grønn-kvite bånd (spalteåpninger) på undersiden.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Rekorden som ble slått hadde stått i 10 år.
Fotoğraflar, varsayılan olarak birkaç basit kontroller içine karmaşık düzenleme araçları veriyor.I sine bilder forsøker hun å antyde en slik kompleksitet med enkle virkemidler.
Bütün paramı size veriyorum.Vi har dekket alle våre utgifter.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Romerne kjente øya som Hibernia.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz."Dan demikian pula Kami bangkitkan mereka (dari tidurnya) supaya mereka bertanya-tanyaan sesama sendiri.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Perjanjian ini masih mengizinkan percobaan nuklir bawah tanah.
"Ölecek Gladyatörler sana selam veriyor.“Morituri te salutant Mereka yang akan mati memberi salam padamu.
Her an seçim olacakmış gibi Kırıkkale'den bugün startı veriyoruz” dedi.Karena itu, kami abstain dalam pemungutan suara hari ini."
Ama sonra ona bir şans daha veriyor.Akhirnya, ia menegaskan sekali lagi baginya.
Principia adlı eserinin 3. baskısında tahminini düzelterek, oranı 1/169,282 olarak veriyor.Ia mengoreksi rasio nya diperkirakan 1/169 282 dalam edisi ketiga dari Principia.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Dia pun merencanakan menggagalkan perkawinan tersebut.
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."Kami meminta pertolongan kepadanya kemudian ia memberikan pertolongan kepada kami."
Çünkü onları ben yetiştirdim" diye cevap veriyor.Maka saya (Said ra) berkata padanya: “Gambarkanlah kepadaku.”
Grand Central Terminali şu anda sadece Metro-North Railroad firmasının trenlerine hizmet veriyor.Kyle McCarthy menangani pembuatan film di Grand Central Terminal untuk MTA Metro-North Railroad.
Burada Jacobi, Dirichlet veya Steiner ders veriyordu.Pada 1847 ia pindah ke Berlin, di mana Jacobi, Dirichlet dan Steiner mengajar.
6-0 biten tie-breakte kendime aptalca birşeyler yapma diye temkin veriyordum.Pada skor 6–0 dalam babak tambahan (tie-break) saya berpikir dilarang melakukan hal-hal yang tidak perlu.
Saçınız Sizi Ele Veriyor!Rambutnya menutupi wajah.
Hepsi bana çok yardımcı oluyor ve destek veriyor.Sehingga beberapa pihak merasa iba dan turut membantunya.
Reneesme doğarken Bella'ya büyük zarar veriyor.Jadi dia menghalangi rencana Belle mengembalikan Natal.
Kaderimsin Söz Veriyorum Dur Dinle Sevgilim Ne Bilirdim ki?Giới thiệu một bài: Ngao ngán lòng tôi tối lại mai, Lòng tôi, tôi biết giải cùng ai?
Roma, Lazio bölgesinin başkenti olarak da hizmet veriyor.Roma còn là thủ phủ của vùng Lazio.
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Tại sao phải đóng thuế?
Artık yeter, para veriyoruz!Thôi thôi biết nói chi cho hết!
Hepsi bana çok yardımcı oluyor ve destek veriyor.Cô ấy đồng ý và giúp đỡ tôi.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Nhưng cô lại thất bại trong hôn nhân.
Birçok Arap ülkesi, kadınların ulusal seçimler için oy vermesine izin veriyor.Khắp thế giới, các quốc gia dễ dãi đã cho phép phụ nữ bầu cử.
Aynı dönemde karın ve bacak kaslarındaki ağrılar da ona ıstırap veriyordu.Nhưng thật tế thì, đầu và chân của ông cả hai đều biết đau.
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.Hiện nay có trưng bày tượng ở trong.
Burada Jacobi, Dirichlet veya Steiner ders veriyordu.Vào năm 1847 anh chuyển đến Berlin, nơi Jacobi, Dirichlet và Steiner đang giảng dạy.
11 yıldır mücadele veriyoruz.Ông ở ngôi được 11 năm.
Söz veriyorum eğer o düzelirse onunla birlikte olamayacağım." diye dua eder.Nếu anh ấy sẽ không thực hiện lời cầu xin, ông ta sẽ không được ở vị trí hắn ở ngay bây giờ."
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."(乃至)そのありがたさのあまり念仏を申して、弥陀如来のわれらを助けたまう御恩を報じたてまつるべきなり。
Benim tanrım, o veriyor ve kalanıyla ilgilenmiyor."主は与え、主は奪う。
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.ローマ人はアイルランドをヒベルニアと呼称していた。
Bütün paramı size veriyorum.金はすべて俺が出す。
Bu yüzden piyasa fiyatları (en azından başlangıçta) talepteki artışa rasyonel bir karşılık veriyordu.このように市場価格は、少なくとも初期的には、需要の増大に合理的に対応していた。
Artık yeter, para veriyoruz!〜略して、これドルだ!
Gelecekte yapacakları çalışmalar için ilham veriyordu.将来はそれを生かせる仕事がしたいと思っています。
Dünyanın en zengin adamlarından biri olacağım" diyen genç Kim artık ciddi tehlike sinyalleri veriyordu.アメリカの大富豪を象徴する人物で「世界最高の不労利益所得者」と呼ばれていた。
Bütün Londralıların belediye başkanı olacağıma söz veriyorum.ロンドン市長を務めた。
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.11年の歴史に幕を下ろした。
2 disk doğru hızda döndüğünde, pencerelerin ve resimlerin senkronizasyonu hareketlendirilme efekti veriyordu.この2つの円盤が決まった速度で動くとき、窓と画像が合わさってアニメ効果を得ることが出来た。
Tak diye emir veriyor ben de şak diye selamı çakıp emri uyguluyorum" demişti.その大切なものにわしが挨拶せずしてどうする」と述べたという(名将言行録)。
Her ülke kendi kararlarını kendisi veriyor.それであらゆる国は、選択したい道を自ら決めるのです。
Hepsi bana çok yardımcı oluyor ve destek veriyor.はるかに可能性を感じており、応援している。
5 yaşındayken piyanoda beste yapmaya başladı ve 10 yaşında bir orkestra ile konserler veriyordu.5歳からピアノで作曲をし始め、10歳の頃にはオーケストラと一緒にコンサートで演奏した。
Nihai kararını veriyor; " Hayır.決め台詞は「まいうー」。
Şimdi içeride hesabını veriyorlar.現在、連載中。
Bu da güçlü bir ışık veriyordu.強烈な光を出せる。
Kaderimsin Söz Veriyorum Dur Dinle Sevgilim Ne Bilirdim ki?かなしいじじつ… きもちわかるもん なにがおこるっていうんだ?
Her an seçim olacakmış gibi Kırıkkale'den bugün startı veriyoruz” dedi.毎日毎日やって来る困難を取り除く」と語った。
Almanya, Alman dili ve kültürüyle aktif olarak ilgilenen herkese hizmet veriyor.家族がドイツの言語と文化を固持していた者。