Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyor ile cümle

veriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Grand Central Terminali şu anda sadece Metro-North Railroad firmasının trenlerine hizmet veriyor.A vasútállomást a Great Western Railway vonatai szolgálják ki.
Söz veriyorum eğer o düzelirse onunla birlikte olamayacağım." diye dua eder.Ha valaki nem mondja, hogy lépjek vele kapcsolatba, nem vagyok vele kapcsolatban: ő csak úgy ott van.”
Nihai kararını veriyor; " Hayır.Zárójelszava: „NEM!
Hepsi vergi veriyor.Ők adót is fizettek.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Roomalaiset kutsuivat Irlantia Hiberniaksi.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Guinean kansa, saarnatessaan ykseyttä, kutsuu Afrikkaa.
Bütün Londralıların belediye başkanı olacağıma söz veriyorum.Johnson ilmoitti pyrkivänsä Lontoon pormestariksi vuoden 2008 vaaleissa.
Artık yeter, para veriyoruz!Rabatti ja rahat riittää!
Garson olan Jin, Sun'a kendisiyle özel olarak buluşması için bir not veriyor.Tarjoilijana toimiva Jin lähettää Sunille lapun, jossa hän pyytää tätä tapaaman hänet kahdestaan.
Gayrimüslimler bireylere ve devlete, hatta dış devletlere borç veriyordu.Lisäksi hän antoi anteeksi kaikki lainat, niin valtioiden, kuin yksityistenkin.
1940'lı yılların sonunda Eflak ve Bitar Baas fikrini yaymak için seminerler veriyorlardı.Niistä käytiin 1940-luvun loppupuolella voimakasta polemiikkia puolesta ja vastaan.
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Se merkitsi myös hänen avioliittonsa loppua.
O dönemde 5 büyük güç Avrupa’nın hâkimiyeti için kıyasıya savaş veriyordu.Viidennellätoista vuosisadalla Euroopan mahtikansat mittelivät voimiaan merivaltoina.
Konsol 1080p'de (1920*1080progresivve) dahil olmak üzere HDTV çözünürlüklerine destek veriyor.NVIDIA on määritellyt XHD:n tarkkuudeksi 1080p:tä (1920x1080 pikseliä) korkeammat resoluutiot.
Onun için İranlılar ilk insana Kil Şah adını veriyorlardı.Roomalaiset kutsuivat alkuhärkää nimellä urus.
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Miksi he haluavat saada rahaa?
Kim, neden bir anahtar veriyor?Kysymys kuuluu, kuka avasi oven.
Gymnasium Antik Yunanca ve Latince’ye büyük önem veriyordu.Sivén oli erittäin kiinnostunut antiikista ja latinasta.
İmparatorluk teçhizatlarını sağlıyor ve maaşlarını veriyordu.Valtio antoi heille aseet ja varusteet sekä maksoi palkan.
Strong artık herhangi bir örgütlenme işine sorumlu değildir, ama hala tavsiye ve destek veriyor.Esikunta on kuitenkin sivuelin, jolla ei ole oikeutta antaa määräyksiä, vaan vain neuvoja ja ohjeita.
"Ölecek Gladyatörler sana selam veriyor.“Kuolemaan menevät tervehtivät.
Savunma Konseyi ana silah sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimi konusunda kararlar veriyordu.Puolustusministeriö päätti maavoimien räjähdealan kehittämisestä.
Donanmalar kara kuvvetlerine destek veriyor ve erzak taşımacılığı da yapıyordu.Panssarit suojasivat joukkoja, ja myös kuljettivat tarvikkeita.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Hänen toipumisensa vammasta kesti 11 kuukautta.
Hayatlarındaki, aşklarındaki ve işlerindeki azimlerini görmek bana ilham veriyor."Rakastakaa toisianne teoin, sanoin ja sielunne ajatuksin."
Her ülke kendi kararlarını kendisi veriyor.Tästä kukin alue päättää itse.
Ama neredeyse "Thinking Out Loud" kadar aynı tadı veriyor.Niistä on tullut lähes yhtä tunnettuja kuin Lego-palikoista.
Ama sonra ona bir şans daha veriyor.Sen jälkeen hän syö taas jotain.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Ο λαός της Γουινέας που κηρύσσει την Ενότητα καλεί την Αφρική.
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Οι Ρωμαίοι την ονόμαζαν Hibernnia ή Scotia.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Η συνθήκη όμως αυτή δεν απαγόρευε τις υπόγειες πυρηνικές δοκιμές.
Bir gün bir şey çıkana kadar ona kaçma şansı veriyor.Σκοπεύει στην αποφυγή προβλημάτων πριν αυτά συμβούν.
Bu durum ona Senato'yu toplantıya çağırma hakkı veriyordu.Αυτός έδωσε εντολή στην σύγκλητο να τον ανακρίνει.
Bu dini törenlerde tanrıya kurban olarak insan veriyorlardı.Στις γιορτές των θεών τους έκαναν και ανθρωποθυσίες.
Aşağıdaki tablo birkaç örnek veriyor, Rumencesi ile.Ο παρακάτω πίνακας δίνει μερικά παραδείγματα πολυμερών βινυλίου.
Ve bu bize mutluluk veriyor çünkü ölümü unutuyoruz...Τις ζωές μας μαζί θα δέσουμε, για να μην μας χωρίσει ούτε ο θάνατος.
Eğitim konusunda özellikle Tolstoy’un teorilerine önem veriyordu.Γνώριζε τις παιδαγωγικές αντιλήψεις του Τολστόι .
Hem vaaz veriyor hem de yetişkinlere de eğitim veriyordu.Ετοιμάζει και άλλους και τους οδηγεί στην ιερωσύνη.
Sorgulayan kişi cevap veriyor "Oh,yaklaşık bir milenyum".Το σχόλιό του για τον αποκλεισμό ήταν «Εγώ είμαι μια μεγαλοφυΐα!
Romalılar İrlanda'ya Hiberniya adını veriyorlardı.Romerne kaldte Irland for Hibernia.
Gymnasium Antik Yunanca ve Latince’ye büyük önem veriyordu.Gymnasiet havde hidtil lagt hovedvægten på oldgræsk og latin.
Garson olan Jin, Sun'a kendisiyle özel olarak buluşması için bir not veriyor.Jin, en tjener, giver Sun en seddel, hvorpå han beder hende om et privat møde.
Calvin o tarihlerde Cenevre'de zayıflayan gücünü korumak için mücadele veriyordu.Uheldigvis for Serveto kæmpede Calvin på den tid for at holde sin vigende magtposition i Geneve.
Öte yandan Hitler, kuzeyde Finlerle temas kurmaya da önem veriyordu.Han ønskede også at skabe forbindelse med finnerne mod nord.
Bütün Londralıların belediye başkanı olacağıma söz veriyorum."Alle har besluttet sig: Her er de nye borgmestre i København".
Firma daha önceleri DreamWorks SKG altında hizmet veriyordu ancak 2004 yılında şirketten ayrıldı.Selskabet hørte i starten under DreamWorks, men blev et selvstændigt officielt selskab i 2004.
Avrupa çapında yaklaşık 7000 mağazası olan Aldi Avrupa dışında da olmak 18 ülkede hizmet veriyor.Det markedsføres i omkring 700 butikker 17 lande, primært i Europa.
Anlaşma Südetlerin kontrolünü 10 Ekimden itibaren Almanya'ya veriyordu.Aftalen gav Sudeterland til Tyskland fra den 10. oktober.
Hepsi bana çok yardımcı oluyor ve destek veriyor.Jeg håber, at du vil støtte og hjælpe mig.
İki imparatorluk ekonomik, askeri ve politik olarak Finlandiya'ya çok önem veriyorlardı.Begge riger havde politiske, økonomiske og militære interesser i det finske område.
Eğitim konusunda özellikle Tolstoy’un teorilerine önem veriyordu.Han havde også kendskab til Tolstojs pædagogiske principper .
Bu da evliliğine zarar veriyordu.Det var også også medvirkende til hendes skilsmisse.
Sofistler aldatılmış olanları savunmak amacıyla bilgelik dersleri veriyorlardı.Sofisterne var omrejsende lærde der underviste imod betaling.
Niçin ödeme yapılması konusunda talimat veriyorsunuz?Hvorfor skal vi undersøge det at dræbe?
İnsanlar para ve adaklarını ona veriyor, onun için canlarını vereceklerini söylüyorlardı.De blev glade og aftalte at give ham penge for det.
Ve gönderdiğiniz içeriğe ulaşacağınız internet adresini veriyor.Det er i den man indtaster den adresse man vil ringe til.
Giriş sayfasında şu tanıtım yazısı yer alır: "Gemide birçok farklı hayat varolma savaşı veriyor.Avisen skrev i en kommentar: "Her er der mange forskellige typer af aktiviteter.
Denizden 75 m yükseklikteki fener, saniyede bir beyaz ışık veriyor, 18 saniye bekliyor.Fyret har en flammehøjde på 55 m og fyrkarakter på tre hvide blink hvert 20. sekund.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Traktaten tillod fortsat underjordiske sprænginger.
Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz.Og Vi var ikke ondskapsfulle mot dem; derimot var de selv ondskapsfulle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod