Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyor ile cümle

veriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.And sometimes I have an emotional response to news, such as the 2010 Haitian earthquake.
Böylece hücrenin doğru istikamette yavaşça akmasına olanak veriyor.So that allows cells to ooze along in the right directions.
" ...yaptığım şey dersleri ödev olarak veriyorum." ... what I do is I assign the lectures for homework.
Sağ lob dikkatini her zaman, beklentilerimizin dışında gelişen şeylere veriyor.Always on the look out for things that might be different for our expectations.
Bilançoyu rahat değerlendirebilmek için kolay sayılar veriyorum.This is just to explain what a balance sheet is.
Başka bir risk var ve bu varolan riske daha az tepki veriyorlar.There's another risk, and they respond less to this existing risk.
Seçimlere katılıyoruz, oy veriyoruz, seçimleri takip ediyoruz.We stand in elections; we vote in elections; we observe elections.
Başka insanlar çeşitli psikolojik durumlarla ya da reaksiyonlarla bu bilgiye tepki veriyorlar.Other people react with various psychological conditions or reactions to this information.
Tıp hizmetinin olmadığı bu ücra bölgelerde klinik hizmeti veriyoruz.And we run clinics in these very remote regions where there's no medical care whatsoever.
Hiç endişe etmeden ıslatmasına izin veriyor. Çünkü iletken değil.It works because it's non-conductive.
Daha yayımlanmadı, dolayısıyla TED'e özel bilgi olarak veriyorum bunu.And it hasn't been published, so it's totally privy information just for TED.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.So, here we damage them right away, because they think, so i guess that's the way children are.
Bu sebepten ötürü verdiğiniz tepkiyi veriyorsunuz.Which is why you react the way you do.
Onlara suyu derede bırakmaları için para veriyoruz.We pay them to leave their water in stream.
Onlara verdiğimden daha fazlasını geri veriyorlar.They're paying me more back than I gave to them.
Bu bize bir ölçek veriyor.I mean, it just gives you the scale.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.And indeed, it was beauty that was giving people this feeling of being protected.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.They were paying in order to skip the queue, the long queue.
Kişinin bu iki renk düzenini değiştirmesine ve karıştırmasına izin veriyor.It allows the person to switch, and to mix these two colorations.
Bana bir epsilon veriyorsunuz.I'll give you an epsilon.
Kollarımızı, bacaklarımızı kaybediyoruz, travma yaşıyoruz ve hayatımızı veriyoruz.We lose limbs, endure trauma and give our lives.
Nasıl vücudumuza oksijeni alıyoruz ve nasıl karbon dioksiti dışarıya veriyoruz?How do we get the oxygen in, and how do we get the carbon dioxide out?
Ve size bu bilgisayarlar için gerçekten para veriyorlar.And they'll actually pay you money for those computers.
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.We do a great disservice to boys on how we raise them; we stifle the humanity of boys.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.And those applications let us use our hands to make our communities better.
Ve güneş cevap veriyor.And the sun answered:
Hauser'e söyle, her şey çok riskli olduğu görünüyor. Georg'a hak veriyorum.For Herr Hauser, this seems pretty risky.
Bu noktada, neler olduğunu anlamak için araştırma yapmaya karar veriyor.At this point, she decides to investigate to find out what's going on.
Ailen seni çıldırtıyor mu, söz veriyorum ben yapmayacağım.Family driving you crazy, man, and I know I ain't do.
İşte bu bizim artık tek bir organizma gibi çalışmaya başlamamıza olanak veriyor.So this allows us now to begin to start functioning as a single organism.
Aslında bu da bizim sorumuzun cevabını veriyor aslında.So that essentially answers our question.
Ne? yine mi sen! işte mektubun. onu sana veriyorum!What? It's you again! This is your letter now.
Bu elementlerin en küçük yapıtaşına da atom adını veriyoruz.And that most basic unit of any of these elements is the atom.
Geliyorum. Kilo 1 1, burası 61, esirlerin çıkarılmasına destek veriyorum. Tamam.Galentine!
Histon ve DNA'lardan oluşan bu birleşime kromatin adını veriyoruz.We call this combination of histones and DNA, chromatin.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.On the other side of the brain, the right inferior frontal gyrus was responding to bad news.
Benim itirazıma cevap veriyorsunuz.And you answer my objection.
Sana yaşam veriyorum.I give you life.
'Küresel sağlık' dersi veriyorumI teach global health.
MS hastalığı myeline zarar veriyor.And multiple sclerosis damages myelin.
İklim. Pekala, iyi haberi veriyorum.Now, here's the good news.
Burası bana çok büyük bir neşe, büyük umutlar ve derin bir huzur veriyor.It's a place that gives me the deepest of joy, the deepest of hope, the deepest of peace.
İdrak yetinize zarar veriyor.It really impairs cognition.
Okul birçok şey üzerine dersler veriyor.It studies social science like things.
Ve tümünü sentezlediğinizde, bize insan doğası hakkında yeni bir bakış veriyor.And when you synthesize it all, it's giving us a new view of human nature.
-Bütün mülakatları, röportajları o veriyor.-He's giving all the interviews.
Bu ifade, şu alanın veya sütunun üstündeki hacmi veriyor. -This expression gives us the volume above this area, or this column right here.
Bir ilginç şey daha, her sayının iki basamağının toplamı 9'u veriyor.But we go from a nine, eight, seven, six, five on this digit, on the second digit.
Bu özeti bunun gibi başlıklar yapabilmek için gazeteciler ile karar mercilerine veriyoruz.And we hand that summary to journalists and policy makers, in order to make headlines like these.
Ne yapacağımız konusunda karar veriyorken, telefon çaldı.So we're trying to decide what to do with this, and the phone rings.
Mac ikonları taşıyıp sürüklemeye,pencereleri yeniden boyutlandırmaya izin veriyordu.The Mac also let you drag icons around and move and resize windows
Sebastian şimdi yeni bir ders veriyor.Sebastian's teaching another class now.
Ama bu isimsizlik aslında insanlara istediğini söyleme izni veriyor. Tüm kuralları kaldırıyor.But anonymity basically allows people to say anything, all the rules gone.
Çünkü size kendim hakkında kritik bilgiler veriyorum.And it's because I'm giving you critical data about me.
Tamamen farklı anlamlar, tamamen aynı retinal bilgiyi veriyor.Completely different meanings, giving rise to the exact same retinal information.
Hem benim sorumluluğum, hem de bana para veriyorlar.It's my responsibility and I'm getting paid.
Bu konuda da hak veriyorum.Right again.
Yani, aslında genom size daha çok yatkınlık hakkında bilgi veriyor.So the genome really tells you much more about predisposition.
Narsistik Kişilik Envanterim veya NPI-16 derecem 0.31 ile güven veriyor.And my score on the Narcissism Personality Index, or the NPl-16, is a reassuring 0.31.
Tam 3 gündür hiç durmadan... ...hizmet veriyoruz!The Krusty Krab is entering day 3 of non-stop service!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod