"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Hvordan kan vi give folk lov til at betale for musik?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?"'Jak umożliwić ludziom płacenie za muzykę?'
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Jak umožníme lidem platit za hudbu?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?"돈을 낼 수 있는 환경을 만드는가?" 가 우리가 던져야 할 질문이 아닐까요?
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Wie lassen wir es zu, dass die Menschen für Musik bezahlen?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Πως θα επιτρέψουμε στο κοινό να πληρώσει για μουσική;"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Как да позволим на хората да плащат за музика?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Как нам позволить платить за музыку?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""Як дозволити людям платити за музику?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""איך נאפשר לאנשים לשלם עבור מוסיקה?"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?""كيف ندع الناس يدفعون للموسيقى؟"
"Insanların müzik için para ödemelerine nasıl izin veririz?"ありがとう
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularA když jsme v zákulisí, může se zdát, že odpovídáme dost podobně.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularA keď sme v zákulisí, naše odpovede znejú veľmi podobne.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularCòn khi chúng tôi ở sau cánh gà, chúng tôi đưa ra câu trả lời đại loại như là:
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularDan saat kami ada di belakang panggung, kami memberi jawaban yang mungkin terlihat seperti.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularE quando estamos nos bastidores, damos uma resposta que talvez passe essa ideia.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularE quando siamo dietro le quinte, diamo una risposta che lo fa apparire in questo modo.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularÉs amikor a kulisszák mögött kérdezik ezt, akkor a válaszainkból úgy tűnhet ez így van.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularEt quand nous sommes en coulisses, nous donnons une réponse qui ressemble un peu plus à ça :
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularIn de coulissen geven we een antwoord waardoor het misschien zo lijkt.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularIn ko smo v zakulisju, odgovorimo tako, da se to mogoče zdi res.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularÎn spatele scenei dăm răspunsuri care confirmă ideea.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrular저희가 무대에 설 때는 아마 그렇게 보인다고 대답할 수 있을지 모릅니다.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularOch när vi är på jobb svarar vi på ett sätt som kanske får det att verka så.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularOg når vi er backstage, giver vi et svar der måske ser sådan ud.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularUnd Backstage geben wir eine Antwort, die vielleicht diesen Eindruck vermittelt.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularY detrás de las cámaras, damos una respuesta que tal vez así lo parezca.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularZa kulisami odpowiadamy w ten sposób. Za kulisami odpowiadamy w ten sposób.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularΣτα παρασκήνια απαντάμε με τρόπο που ίσως να δείχνει κάτι τέτοιο.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularИ иногда за кулисами мы так отвечаем, что кажется, что это правда.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularИ когато сме зад кулисите, даваме отговори, които може би наистина карат нещата да изглеждат така.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularІ за лаштунками ми відповідаємо так, що здається, ніби так і є.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularאת תהיי מאושרת עד השמיים."
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularوحين نكون وراء الكواليس، نعطي جوابا يجعله يبدو كذلك.
Kulisteyken bir cevap veririz ki bu düşündüklerini doğrularそう思うのかもしれません 私たちはこう答えます 「世界中を飛び回り
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Chúng tôi tạm thời nặn đơn giản trước, thường là 1 hình tròn hoặc đôi khi là hình thuôn tròn.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Gli diamo una piccola pre-forma, di solito rotonda o a volte a forma di piccolo siluro.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Kicsit előformázzuk őket, általában kör alakúra vagy néha torpedó-alakúra.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Kita beri mereka pra-bentuk sederhana, biasanya bulat atau seperti torpedo kecil.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.보통 동그랗게 만들거나 작은 포탄형 모양으로 잡아놓지요.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Le dăm o formă prealabilă, de obicei o formă rotundă sau o formă de torpilă, uneori.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Nadajemy im wstępny kształt, zwykle okrągły lub czasami kształt małej torpedy.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.On les préfaçonne légèrement, habituellement en boule ou parfois en forme de petite navette.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.We geven ze een voorlopige vorm, meestal rond of soms wat torpedovormig.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Wir formen sie ein wenig vor, meist ein bisschen rund oder manchmal torpedoförmig.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.Даваме им малко предварителна форма, обикновено кръгли или понякога с форма на малко торпедо.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.בדרך כלל עגולה, או לפעמים גלילית.
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.عادة دوائرة صغيرة .. او اشباه منحرفة صغيرة
Önce ön bir şekil veririz, genellikle yuvarlak ya da torpido şekli bazen.それは「ラウンディング」と言われます
Onu görür görmez size haber veririz.Appena lo vediamo, la contatteremo.
Onu görür görmez size haber veririz.Assim que o avistarmos, contactamo-lo.
Onu görür görmez size haber veririz.En cuanto le veamos, le contactaremos.
Onu görür görmez size haber veririz.Jak tylko go zobaczymy, powiadomimy pana.
Onu görür görmez size haber veririz.Vi kontaktar dig när vi har honom.
Onu görür görmez size haber veririz.Vi kontakter dig, når vi ser ham.
Onu görür görmez size haber veririz.Θα σας ενημερώσουμε αμέσως αν τον δούμε.
Onu görür görmez size haber veririz.Как только мы его увидим, мы вам сообщим.
Orta noktaları birleştirerek oluşturduğumuz bu üçgene ise medyal üçgen adını veririz . . . .그리고 큰 삼각형의 중점들에서 만들어진 이 삼각형은 내측삼각형이라고 한다
Özür dileriz albay, daha sonra rapor veririz.Anteeksi, eversti, raportoimme myöhemmin.