Hepsine, dünyayı isteyenlere de, âhireti isteyenlere de Rabbinin ihsanından veririz.To each these as well as those We bestow from the Bounties of your Lord.
Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz.İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız.Then We revive a dead land therewith, and even so you will be brought forth (from the dead),
İşte ahiret yurdu: Onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz.That Home of the Hereafter—We assign it for those who seek no superiority on earth, nor corruption.
O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz.Then We will inform them of what they did.
Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz.We burden you with adversity and prosperity—a test.
Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz.That Home of the Hereafter—We assign it for those who seek no superiority on earth, nor corruption.
Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.Then We consign him to Hell, where he will roast, condemned and defeated.
İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz.That Home of the Hereafter—We assign it for those who seek no superiority on earth, nor corruption.
İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz.Then We will inform them of what they did.
Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz.He who sends down water from the sky in due proportion; and so We revive thereby a dead land.
İçlerinden kim: "Ben, O'ndan başka bir ilâhım" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz.And whoever of them says, “I am a god besides Him,” We will reward him with Hell.
Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rızık veririz.Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you.
Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz.Every soul must taste of death, and We try you with evil and with good, for ordeal.
Âhiret ekini isteyenin o ekinini artırırız; dünya ekini isteyene de ondan veririz.Whoso desireth the harvest of the Hereafter, We give him increase in its harvest.
Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz.Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you.
Dünyayı isteyene istediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz.For whosoever desires this fleeting life We hasten for him whatever We will and to whom We want.
Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar.For whosoever desires this fleeting life We hasten for him whatever We will and to whom We want.
Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz.Then, We drive them on to a dead land and revive the earth after it's death.
Her kim peşin isterse, dünyada ona, istediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını peşin veririz.For whosoever desires this fleeting life We hasten for him whatever We will and to whom We want.
Kim âhiret mükâfatı isterse ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri elbette ödüllendireceğiz.And We will recompense the thankful.
Kim bu geçici dünyayı isterse, orada istediğimize dilediğimiz kadar veririz.For whosoever desires this fleeting life We hasten for him whatever We will and to whom We want.
Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz.We shall give worldly gains to whoever wants them.
Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz.Those who want rewards in the life hereafter will also receive them.
Her kim dünya mükâfatını isterse, kendisine dünyalık birşeyler veririz.We shall give worldly gains to whoever wants them.
Nasıl karar veririz?Wie entscheiden Sie?
Eğer biz bunu kabul edersek, onlara bunun hesabını nasıl veririz.Mich würde interessieren, wie sie es erhalten würden.
Nasıl karar veririz?Comment choisir?
Öğretmenimize şişman olduğu için "Doraemon" adını veririz.Llamamos "Doraemon" a nuestro profesor porque está gordo.
Nasıl karar veririz?E chi decide?
Nasıl karar veririz?Кто это будет определять?
Eğer biz bunu kabul edersek, onlara bunun hesabını nasıl veririz.A pokud ho přijme, jak se má v dané situaci zachovat?
Biz bunlara yaygın olarak uydu adını veririz.Častá jsou víceslovná jména, např.
Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.Először eldöntjük, mit kell eldönteni, aztán két csapatra oszlunk.
Nasıl karar veririz?Hvad skal vælges?
Eğer biz bunu kabul edersek, onlara bunun hesabını nasıl veririz.もしそう思うならば、どのようにしてそれが成し遂げられるか。
Nasıl karar veririz?どう思いますか。
Eğer biz bunu kabul edersek, onlara bunun hesabını nasıl veririz.상관에게 대들었으니 그 대가를 어찌 감당할 것인가.
Nasıl karar veririz?מה הדין?
Nasıl karar veririz?Što ćemo dakle reći i odlučiti?
Eğer biz bunu kabul edersek, onlara bunun hesabını nasıl veririz.A pokiaľ ho príjme, ako sa má v danej situácii zachovať?
Eğer biz bunu kabul edersek, onlara bunun hesabını nasıl veririz.Ne zasledimo pa pojasnila, kako je prišel do svojega bogastva.
Nasıl karar veririz?Vprašanje je samo, kako?
Korunum kanunun yitirdiğimizi düşündüğümüzde, hangi yorumun gerçek olduğuna nasıl karar veririz?Jei teisė – tik sustingusi formuluotė, tai kaip priimami teisiniai sprendimai, kaip teisė taikoma?
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler.그들이 프랜차이즈를 위해 요구한 금액은 3,000달러였습니다.
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Adunk erre Önnek franchise jogot 3000 dollárért."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Anda boleh beli waralaba ini untuk 3.000 dolar."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Chúng tôi có thể nhượng quyền thương hiệu cho anh với giá 3000 đô la"
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler.De sa, "Vi kan ge dig ett franschise för 3,000 dollar."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Franšizo ti lahko damo za 3000 dolarjev."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler.Harry poprosił brata, bankiera inwestycyjnego, o pożyczenie 3000 dolarów.
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Îţi putem da o franciză pentru trei mii de dolari."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Môžeme ti dať frančízu za 3 000 dolárov."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler." Nous pouvons vous céder une franchise pour 3000 dollars. "
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Podemos vender-te um "franchise" disto por 3000 dólares."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Possiamo darti un'affiliazione su questo per 3,000 dollari."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Saat tästä franchising-sopimuksen 3000 taalalla."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler.Tak je šel hledat. Řekli mu: "Prodáme Ti na to licenci za 3000 dolarů."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Vi kan give dig en franchise til det her for 3.000 dollars."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."We kunnen je het idee in franchise geven voor 3000 dollar."
"3000 dolara bu işin bayisini sana veririz." dediler."Wir können dir ein Franchise für das hier für 3.000 Dollar geben."