Ana içeriğe geç
Sözlük

verir ile cümle

verir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kendi kararların verir.Tom makes his own decisions.
Tom tutmayacağı bir sürü söz verir.Tom makes lots of promises he doesn't keep.
Tom sık sık arabasını kullanmama izin verir.Tom often lets me use his car.
Solucan delikleri uzay gemilerinin galaksi boyunca seyahat etmesine izin verir.Wormholes allow spaceships to travel throughout the galaxy.
Tanrı uçmamızı isteseydi, bize kanat verirdi.If God had meant us to fly, he'd have given us wings.
Almanlar güçlü bir sosyal refah devletine değer verirler.Germans value a strong social welfare state.
Bana kanını ver, ben sana özgürlük veririm.Give me your blood, I will give you freedom.
Şimdi, bana izin verirsen, yetişmem gereken bir otobüsüm var.Now, if you'll excuse me, I've got a bus to catch.
Şimdi, bana izin verir misiniz?Now, would you excuse me?
Bana sadece bir dakika izin verir misiniz?Will you excuse me for just one minute?
Kime oy verirsen ver, fiyatlar yükselmeye devam edecek.Whoever you vote for, prices will go on rising.
Hey, bana bir kurabiye verir misin?Hey, will you grab me a cookie?
İzin verirseniz Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone if I may.
Tom bunu giymeme izin verir mi?Would Tom let me wear this?
Bir dolma kaleme ihtiyacın varsa, sana bir tane ödünç veririm.If you need a fountain pen, I will lend you one.
Sen ancak iyi davranmaya söz verirsen, beni ziyaret etmek için gelebilirsin.You can come to visit me, but only if you promise to behave well.
Güzel şeyler bize zevk verir.Beautiful things give us pleasure.
Bu zarfı Tom'a verir misin?Will you give Tom this envelope?
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.Even the blackest cow only gives white milk.
Eğer paranı arkadaşına ödünç verirsen, paranı ve arkadaşını kaybedersin.If you lend your money to your friend, you will lose your money and your friend.
Mary ve Tom, birbirlerinin mahremiyetlerine değer verirler.Mary and Tom value their privacy.
Bana e-posta adresini verir misin?Would you tell me your email address?
Tom ne karar verirse versin desteklemek zorundayız.We have to support whatever decision Tom makes.
Orada nasıl dayanıp sadece Tom'un ölmesine izin verirsin?How can you stand there and just let Tom die?
Lütfen bana izin verir misiniz?Can you excuse me, please?
Tanrı neden buna izin verir?Why would God allow this to happen?
Bana bilgi verir misin?Could you fill me in?
Sigara, sağlığına zarar verir.Smoking harms your health.
Açlık her şeye iyi tat verir.Hunger makes anything taste good.
Gerçekten aşıksanız, su pahalı şarap gibi tad verir.If you're really in love, water tastes like expensive wine.
Lütfen patates püresini verir misin?Would you pass the mashed potatoes, please?
Tom'u görürsen bunu ona verir misin?If you see Tom, could you give this to him?
En azından açıklamak için bana bir fırsat verir misin?Can you at least give me a chance to explain?
Kime oy verirdin?Who would you vote for?
Tom "Seni seviyorum" der. Mary "Ben de seni seviyorum" diye karşılık verir.Tom says, "I love you.". Mary responds with "I love you, too."
Her çeşit kadın bana ilham verir.All kinds of women inspire me.
Bana kaç tane çiçek verirsen ver seninle çıkmayacağım.No matter how many flowers you give me, I won't go out with you.
Sen nasıl karşılık verirdin?How would you respond?
Bana kalsa sana bir zam veririm.I'd give you a raise if it were up to me.
Bize biraz daha ayrıntı verir misin?Could you give us more details?
Özel yaşamıma önem veririm.I value my privacy.
Bu güvenlik sistemi çalışanların hareketlerini gittikleri yerde izlemelerine izin verir.This security system allows us to trace employees movements anywhere they go.
Toptan alırız ve tasarrufları sana veririz.We buy in bulk and pass the savings on to you!
Bunu bize verir misin?Will you give this to us?
Bunu onlara verir misin?Will you give this to them?
Bunu bana verir misin?Will you give this to me?
Bunu ona verir misin?Will you give this to him?
Bunu yapmana izin verirdim.I would've let you do it.
Onu yapmalarına izin verirdim.I would've let them do it.
Bunu yapmasına izin verirdim.I would've let him do it.
Benim için bunu onlara verir misin?Would you give them this for me?
Benim için bunu ona verir misin?Would you give him this for me?
Bunu benim için ona verir misiniz?Would you give her this for me?
Onlara bir dakika verir misin?Could you give them a minute?
Mesajı ona veririm.I'll give him the message.
Tom bana tavsiye verirdi.Tom used to give me advice.
Üniversiteler de ev ödevi verir mi?Do colleges give homework too?
Lütfen işe geri gelmeme izin verir misin?Would you please let me get back to work?
Bana sadece bir saniye izin verir misin?Would you excuse me for just one second?
Bana bir saniye izin verir misin?Would you excuse me for one second?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod