Tom zaman zaman bana bir şeyler verir.Tom gives me things from time to time.
Baba her zaman ona cesaret verir.Dad always encourages him.
Bir adam bir kadına anahtarını verirse bunun ne demek olduğunu düşünüyorsun?What do you think it means when a man gives a woman his key?
Onlar yazın burada konserler verir.They give concerts here in the summer.
Biz birlikte karar veririz.We make decisions together.
Tom'un istediğini yapmasına izin verirsek ne olacağını görelim.Let's see what happens if we let Tom do what he wants.
Bir şey olursa bana haber verirsin, değil mi?You'll call me if anything happens, right?
Lütfen Tom'a bir mesaj verir misin?Would you please give Tom a message?
Bana bir ipucu verir misin?Would you give me a hint?
Bana bir mola verir misin?Would you give me a break?
Biraz huzur verir misin?Would you give it a rest?
Bilgelik bize güç verir.Wisdom gives us power.
Ders verir misiniz?Do you give lessons?
Bana bir saniye verir misiniz?Could you give me a second?
Tom'a bir dakika verir misin?Could you give Tom a minute?
Bize biraz mahremiyet verir misin?Would you give us some privacy?
Bunu benim için Tom'a verir misin?Would you give Tom this for me?
Sadece bana bir dakika verir misin?Can you just give me a minute?
Ben sana neden herhangi bir şey verirdim?Why would I give you anything?
Sadece bana biraz zaman verirsen o bilgiyi senin için bulabilirim.If you'll just give me some time, I can find that information for you.
Bana ondan biraz verir misin?Can you give me some of that?
Bana Tom'un telefon numarasını verirseniz, onu arayacağım.If you give me Tom's phone number, I'll call him.
Lütfen bana istediğim şeyi verir misin?Would you please give me what I asked for?
Tom genellikle Mary'ye veda öpücüğü verir.Tom usually gives Mary a kiss goodbye.
Tom genellikle Mary'ye bir veda öpücüğü verir.Tom usually gives Mary a goodbye kiss.
Bu yeni program, bize çok fazla boş zamanı verir.This new schedule gives us a lot more free time.
Tom sana herhangi bir sıkıntı verirse hemen beni ara.If Tom gives you any trouble, just call me.
Bize bir dakika verir misin lütfen?Could you give us a minute, please?
Tom'a benim için bir mesaj verir misin?Would you give Tom a message for me?
Öyle bir şeyi bir çocuğa kim verir?Who gives something like that to a kid?
Bana sadece bir dakika verir misin?Could you give me just a moment?
Tom'a istediğini verir misin lütfen?Can you please just give Tom whatever he wants?
Bana biraz daha zaman verir misin?Can you give me a little bit longer?
Bize bir dakika izin verir misin?Would you excuse us one moment?
Tom tüm kararları burada verir.Tom makes all the decisions here.
Tom Mary'ye istediği her şeyi verir.Tom gives Mary everything she asks for.
Tom, matematik ev ödevinin kopyasını çıkarmama izin verir misin?Tom, will you let me copy your math homework?
Eğer ona izin verirsen Tom çok konuşarak kafanı şişirecek.Tom will talk your ear off if you let him.
Bize izin verir misiniz? Tom ve benim konuşmamız gerekiyor.Could you excuse us? Tom and I need to talk.
Çıldırmamaya söz verirsen sana gerçeği söylerim.I'll tell you the truth if you promise not to get mad.
Tom'un ne yapacağını sana söylemesine izin verir misin?Do you let Tom tell you what to do?
Tom'a söylemeyeceğine söz verirsen sana söylerim.I'll tell you if you promise not to tell Tom.
Sana bir şey söylersem, onu başka birine söylememeye söz verir misin?If I tell you something, will you promise not to tell anyone else?
Köpeğinizin parkta serbest dolaşmasına izin verirseniz, para cezası alırsınız.If you allow your dog to go free in the park, you will receive a fine.
O hep hayır kurumlarına bir şey verir.I always give something to charities.
O, New York'ta Fransızca dersi verir.He teaches French in New York.
Bu müzik işten sonra dinlenmenize olanak verir.This music allows you to relax after work.
Bana üç bin dolar ödünç verir misin?Could you lend me three thousand dollars?
Öyle bir şeye nasıl cevap veririm?How do I respond to something like that?
Kitabı bana verir misin?Would you give me the book?
Bana tornavidayı verir misin?Would you hand me the screwdriver?
Bana bir tornavida verir misin?Would you hand me a screwdriver?
Tom ne yaparsa yapsın her zaman yüzde yüz verir.Tom always gives 100 percent in whatever he does.
Aklını ona verirsen, onu yapabileceğinden eminim.I'm sure if you put your mind to it, you can do it.
Bana cep telefonu numaranı verir misin?Could you give me your cell phone number?
Buna otuz dolara sahip olmama izin verir misin?Can you let me have it for thirty dollars?
Bize izin verir misiniz?Could you excuse us?
Tom çok söz verir.Tom makes lots of promises.
Tom Mary'nin geçmesine izin verirken kenara çekildi.Tom stepped aside, letting Mary pass.
Bana bana izin verirsen onu sana açıklayabilirim.I can explain it to you if you let me.