Ana içeriğe geç
Sözlük

verimli ile cümle

verimli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yüz kat daha verimli araçlar yapabiliriz." diyor. Bu neredeyse doğru.We can make vehicles that are 100 times more efficient."
Oluşturulan yeni bir verimlilik mi?New efficiency created?
O da artan verimlilik.And that's the growing fertility.
Bu da, bilirsiniz, tam verimli tarım anlamına gelir.That means, you know, net fertility farming.
Verimliliği arttırıyor olmamız gerekir.We should be growing fertility.
Ve endüstriyel verimliliği küçük ölçekte erişilebilir buldum.And I found that industrial productivity can be achieved on a small scale.
Bu yapıların çoğu inanılmayacak derecede güzeller ve aynı zamanda daha çok verimliler.Many of these buildings are incredibly beautiful, and also much more effective.
Modern planör inanılmaz verimli.The modern sailplane is superbly efficient.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Each anther can carry up to 100,000 grains of pollen, so, it's quite prolific stuff.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Firstly, radical increases in resource efficiency.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.And let's start with radical increases in resource efficiency.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.There's a world of beauty and efficiency to explore here using nature as a design tool.
Verimlilik. Bu 1.4 milyar telsiz direği ya da baz istasyonları çok fazla enerji tüketiyor.These 1.4 million cellular radio masts, or base stations, consume a lot of energy.
Ve enerji bütçesini hazırlarsanız veri transferi bedavaya geliyor. büyük oranda verimli.And if you do the energy budget, the data transmission comes for free -- highly energy efficient.
LED lamblarının çok yüksek enerji verimliliğinden bahsetmiyorum.I don't mention the high energy efficiency of these LED light bulbs.
Verimliliği artırabiliriz.We can get efficiency up.
Bunu verimli bir şekilde yapabilecek biri olduğunu düşünmüyorum.I don't see anybody actually being able to do that very effectively.
Soru, bunu çok verimli yapmak için ne yapabileceğinizdir.The idea is what can you do to make this very efficient?
Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.So, we appear to have a genuine difference of opinion about how to profitably use one's time.
Verimliliği sağlayabildiğimizde; daha fazla insanın ihtiyaçlarını karşılabileceğiz.We will be able to provide more for human need if we use efficiency.
LEDler daha küçük ve ucuzdur, daha uzun süre dayanır, daha verimlidirler.LEDs are smaller, they're cheaper, they're longer lasting, they're more efficient.
Ama o büyük olasılıkla çok verimli olan bir şey değil.But it's not really what is probably most efficient.
Bu daha verimli çünkü biz ürünün içinde sıvıyı soğutmaya yarayan oyukları oluşturabiliyoruz.It's more efficient because we can now create all these cavities within the object that cool fluid.
Yani tüm performans ve verimliliği standard seri üretim ürünlerini geçiyor.So it's overall performance and efficiency just exceeds standard mass produced products.
Enerji verimliliğiyle ilgili bir örnek.This is from a company called Positive Energy.
Yakıt verimliliği teknolojisine milyarlarca dolar döküyoruz.We put billions of dollars into fuel-efficient technologies.
IP ile geliyor, çünkü o bu kadar verimli bir protokol.It comes with IP, because it's such an efficient protocol.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Very good way of spending your time profitably in the eternal dimension.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.It's like this very fast, very efficient way to get people off the street.
Ve bazı belirli bakteriler için bunu yapmamızın verimli bir yolu bulunmuyor.And for certain bacteria we don't have really efficient ways to do that anymore.
Biz, verimli bir ekonomi istiyor muyuz?Do we want an efficient economy?
O halde bu verimli ekonomi neye benzemektedir?So how would this efficient economy look?
Çünkü onun yeterince verimli bir fabrikası vardır.Because he's got an efficient enough factory.
Adam Smith'te verimliliğin önemi kavramı vardı.Adam Smith had the very important notion of efficiency.
Verimlilik hâlâ anlamdan daha mı önemli?Is efficiency still more important than meaning.
Köyler, özellikle verimli toprakların olduğu yerlerde, oldukça geliştiler ve şehirlere dönüştüler. -Villages grew, especially in areas with fertile soil, and became cities.
Fikirlere inanmayabilirsiniz, ama onlar başarmanın gayet verimli yolları.You may not agree with the ideas, but my goodness, they're highly effective mechanisms for doing so.
Verimli bir biçimde yaptığı şey patatesi yeniden markalandırmak oldu.What he'd effectively done is he'd re-branded the potato.
Bu, çok fazla fakat yeterince verimli çalışmadığınız anlamına geliyor.It means you're working too hard and not sufficiently productively.
Daha küçük bir fabrika olduğu için, verimliliği bize göre düşük.Since there's a smaller factory, it's a little less efficient.
En verimli üretim tesisi de bende. .I'm the most efficient guy in town. I have all the capacity.
Bu daha verimli görünüyor.That seems more efficient.
Şu halde soru şu, beyin, bu denli verimliliği nasıl elde ediyor?So the question is, how is the brain able to achieve this kind of efficiency?
Ve bu şeyi yaptığınız takdirde verimliliğe olan şey de budur.And as you do that stuff, here's what happens to productivity.
Daha şimdiden elimizde bu şeyle ilgili verimlilik göstergeleri var.We already have some indicators of productivity on this stuff.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.It turns out there's only 10 minutes of productive time in any family meal.
Ve bunun verimli olması için bu fiyatın çok çok altına düşmesi gerekiyordu.And it needed to get much lower to be cost-effective.
Böylece bende güneş enerjisinden verimli maliyetlerle elektrik üretmenin diğer yollarını aradım.So I tried to figure out what other way could we try to make cost-effective solar electricity.
Yani verimlilik için optimize etmezsiniz, dolar başına düşen güç için optimize edersiniz.So you don't want to optimize for efficiency, you want to optimize for power per dollar.
Bu da sizin verimliliğinizin yüzde 2'den yüzde 100'e çıkmasına izin veriyor.That allows you to get the efficiency up from a hundredth of a percent to about two percent.
Mutlu verimlilik.Blissful productivity.
Gerçekten de, bu harika bir örnek ve Sanayi Devrimi'nin ve verimliliğin sebebidir.And indeed, this is a great example, and the reason for the Industrial Revolution and efficiency.
Verimlilik anlamdan hala daha önemli midir ?Is efficiency still more important than meaning?
Mesela, ekin yetiştirmek için en verimli araziler nerededir?For instance, where is the arable land to grow crops?
Eğer daha verimli bir bilgi depolama mekanizmasına sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.And if you're thinking of efficient information storage mechanisms, it may not turn out to be chips.
Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorBut maybe now the new Production Possibilities Frontier
Bu onu daha verimli kılar.This right over here is consumption.
Onları yatırıma adayarak, verimliliğini arttırması mümkün.And if you viewed him as an economy, he is experiencing ...
Kendini daha verimli yapacak araçlar üretiyor.Another type of investment, is essentially
Yapmak isteiğimiz şey, etkili, bilirsiniz, ve verimli bir makine yapımından emin olmaya çalışıyoruz.What we want to do is to make sure we have an effective, you know, an efficient kind of machine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod