Özellikle, su kullanımının verimliliğini artıracak bir talep yönetimine yatırım yapılmasına ihtiyaç vardır.Există o necesitate specială în a investi în gestionarea cerinţei de apă, mărind eficienţa utilizării apei.
Özellikle, su kullanımının verimliliğini artıracak bir talep yönetimine yatırım yapılmasına ihtiyaç vardır.Till exempel finns det stora, men för närvarande orealiserade, potentialer avseende
Parasal sistem, daha verimli bir dile dayanmıyor, hala yoruma açık olan eski bir dili destekliyor.これからはより効率的な言語がもとめられる。 現在の言葉はインターネットで簡単に手に入る
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Chúng ta cần đặt tiền ở chỗ nó có thể sinh lời.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Debemos poner el dinero dónde pueda crecer productivamente.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Dobbiamo investirlo dove ha la possibilità di aumentare in modo produttivo.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Kami harus menyalurkan dana di mana dana itu akan melipat-ganda dengan produktif.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.우리는 돈이 생산적으로 증가할 수 있는 곳에 투자해야 합니다.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Nous devrions mettre de l'argent là où il peut se développer de manière productive.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Oda kell befektetnünk ahol produktívan tud fialni.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Peníze bychom měli dát tam, kde se mohou s výnosem množit.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Tam gdzie wydajnie wzrosną.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Trebuie sa punem banii unde pot creste in mod productiv.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.We moeten het inzetten waar het zich productief kan vermeerderen.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Wir müssen es dort investieren, wo es sich vermehren kann.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Εκεί που μπορούν να αναπτυχθούν παραγωγικά.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Мы должны вкладывать деньги туда, где они могли бы продуктивно расти.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.Трябва да се влагат така, че да водят до растеж.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.אנחנו צריכים להשקיע את הכסף במקום שהוא יכול לגדול בצורה פרודקטיבית.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.نحتاج أن نضع المال في مكان ينمو فيه ويُثمر.
Parayı, verimli bir şekilde büyüyebileceği alanlara yatırmalıyız.そこでアフリカでの国内と国外両方の民間投資をサポートするのです。
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Het geld aan iets anders besteden, zou minder effectief zijn.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Jos käyttäisimme rahat muilla tavoin, en usko että sillä olisi yhtä suurta vaikutusta.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Se spendessimo i nostri fondi in altro modo non credo che sarebbe il modo più efficace.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Si gastáramos el dinero de otra manera no creo que fuera tan efectivo.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Si nous dépensions l'argent d'une quelconque autre manière, je ne pense pas que ce serait aussi efficace.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Wenn wir unser Geld anderweitig ausgeben, denke ich nicht, dass es ähnlich effektiv wäre.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Ако изразходваме парите по друг начин, не мисля, че би било така ефикасно.
Parayla satın alabileceğimiz daha verimli bir yöntem yok.Если мы потратим средства на что-либо другое, Я не думаю, что это будет столь же эффективным.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Donc ici, c'est possible.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Então, este lado aqui, é possivel.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Ez végül is lehetséges, de ez-e az optimális pont?
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)따라서 이 경우는 생산이 가능하다는 겁니다. 그럼 저게 최선일까요? 절대 아닙니다.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Tohle tady je možné.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Więc wszystko tu jest możliwe, ale czy jest optymalne?
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Итак, этот вариант здесь - возможен.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)Так, ось тут, це є можливим.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)אז נקודה זו, ממש שם, היא אפשרית.
Peki bu optimal nokta mı? (optimal en uygun, en verimli)でも、それって一番最適なポイントなのかな? 違うよね!
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Aber was, wenn es diesmal nicht um Effizienz geht?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?A jeśli tym razem nie chodzi o wydajność?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Ale čo ak to nie je o efektívnom využívaní času?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Dar despre eficiență e vorba aici?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?De mi van akkor, ha ezúttal nem a hatékonyság a cél?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?E se questa volta non si trattasse di efficienza?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Ik zat gisteren op de metro met mijn brievenkorf.
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?그런데 이번에는 효율에 관한게 아니면 어떻겠어요?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Men hvad nu hvis det nu ikke handler om effektivitet?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Nhưng điều gì sẽ xảy ra nếu bây giờ không còn là vấn đề hiệu quả nữa ?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Pero, ¿y si esta vez no se trata de la eficiencia?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Tapi bagaimana jika ini bukan tentang efisiensi?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Toda kaj če tokrat ne gre za učinkovitost?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Αλλά τι κι αν δεν είναι σημαντική η αποδοτικότητα αυτη την φορά;
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?А що, як цього разу справа не в спритності?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Но какво, ако не става въпрос за ефективност този път?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?Но что если на этот раз речь не идёт об эффективности?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?אבל מה אם הפעם העניין איננו יעילות?
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?لكن ماذا لو لم نكن نتحدث عن الكفاءة هذه المرة؟
Peki ya bu sefer her şey verimlilik demek değilse?昨日は地下鉄に乗ってたんです
Rüzgarı en verimli şekilde kullanmak yelkenler nasıl olmalıdır?¿Cual es la mejor disposición para los veleros para mantener el movimiento más efectivo del viento?