Ana içeriğe geç
Sözlük

verimli ile cümle

verimli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öğrendim ki bu pompalar hızlı ve verimli çalışıyor.Estas bombas son muy eficientes.
Öğrendim ki bu pompalar hızlı ve verimli çalışıyor.Te pompy są niesłychanie skuteczne.
Öğrendim ki bu pompalar hızlı ve verimli çalışıyor.המשאבות האלה הן מאוד יעילות.
O halde bu verimli ekonomi neye benzemektedir?Così come sarebbe guardare questa economia efficiente?
O halde bu verimli ekonomi neye benzemektedir?Więc jak będzie wyglądać ta efektywna gospodarka?
Oluşturulan yeni bir verimlilik mi?A może zwiększenie wydajności?
Oluşturulan yeni bir verimlilik mi?Чи створена нова продуктивність?
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Dapprima un aumento radicale nell'efficienza energetica.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Elsőként, radikális változást az erőforrás-hatékonyságban.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Erstens, radikale Steigerung an Ressourceneffizienz.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.För det första, radikalt förbättrad resursanvändning.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.În primul rând, creșteri radicale ale utilizării eficiente ale resurselor.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.먼저, 자원 효율을 근본적으로 늘리는 것입니다.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Pertama, peningkatan efisiensi sumber daya secara radikal.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Po pierwsze, zwiększyć wydajność dostępnych źródeł energii,
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Premièrement, des augmentations radicales du rendement des ressources.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Primeiro, aumentos radicais de eficiência de recursos.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Primero, un aumento radical en la eficiencia de los recursos.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Ten eerste, radicale toenamen in hulpbronefficiëntie.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Thứ nhất là tăng cơ bản hiệu quả sử dụng tài nguyên.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Πρώτον, ριζική αύξηση στην απόδοση των πρώτων υλών.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Во-первых, резкое увеличение эффективности использования ресурсов.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.Първо, радикално повишаване на ефективността на ресурсите.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.הראשון, שיפור קיצוני ביעילות משאבים.
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.الاول علينا ان نرفع بصورة كبيرة فعالية استخدام الموارد
Öncelikle, kaynak verimliliğinde radikal bir artış.次に廃棄物や公害まみれの
Öne göre bu sınıra gelindiğinde elinizde birkaç verimli mahsül olabilir.그는 그렇게 생각했습니다. 일단 이 수준에 도달하면
Öne göre bu sınıra gelindiğinde elinizde birkaç verimli mahsül olabilir.في وجهة نظره،حينما تصل لهذه المرحلة،
Onları beş bölüm olacak şekilde boyutlandırdık. Müthiş derece verimliler.Tak powstało pięć, bardzo wydajnych przedziałów.
Onların cesaretlendirmeleri sayesinde... ...fotoğrafçılık hayatında verimli bir uğraşa dönüştü.Dankzij hun steun, werd fotografie een productief deel van haar leven.
Onların cesaretlendirmeleri sayesinde... ...fotoğrafçılık hayatında verimli bir uğraşa dönüştü.Graças a esse apoio a fotografia... ...tinha-se transformado num interesse produtivo na sua vida.
Onların cesaretlendirmeleri sayesinde... ...fotoğrafçılık hayatında verimli bir uğraşa dönüştü.Gracias a su estímulo... ...la fotografía se convirtió en un interés productivo en su vida.
Onların cesaretlendirmeleri sayesinde... ...fotoğrafçılık hayatında verimli bir uğraşa dönüştü.Hála bátorításuknak, a fényképezés kezdett produktív hobbivá válni az életében.
Onların cesaretlendirmeleri sayesinde... ...fotoğrafçılık hayatında verimli bir uğraşa dönüştü.بفضل تشجيعهم التصوير أصبح اهتماماً منتجاً في حياتها
Onları yatırıma adayarak, verimliliğini arttırması mümkün.En als u hem ziet als een economie dan ervaart hij economische, economische groei.
Onları yatırıma adayarak, verimliliğini arttırması mümkün.Investicí do některého zdroje, je schopen zvýšit svojí produktivitu.
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.자가용보다는 효율성이 높죠.
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.שהיא עדיין יעילה בהרבה ממכונית,
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.وهذا ما زال يعتبر أكثر فاعلية من السيارة
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.これは自動車よりは効率がいい乗り物です ライフスタイルは変わるでしょうが
(optimal en uygun, en verimli)Nu, is dat optimaal?
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.De exemplu, eficientizarea resurselor în UE-12 este de numai aproximativ 45% decât cea din UE-15.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Esimerkiksi resurssitehokkuus EU-12 -maissa on vain noin 45 prosenttia EU-15 -maiden tehokkuudesta.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Napríklad efektívnosť zdrojov v EÚ-12 je len asi 45 % z efektívnosti v EÚ-15.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Na przykład wydajność wykorzystania zasobów w UE-12 wynosi tylko około 45% wydajności w UE-15.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Par exemple, l'efficacité dans l'UE-12 n'est que de 45% celle de l'UE-15.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Till exempel är resurseffektiviteten i EU-12 endast omkring 45 procent av den i EU-15.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Zo is de efficiëntie van hulpbronnen in de EU-12 lidstaten maar 45 % van die van de EU-15 lidstaten.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Zum Beispiel beträgt die Ressourceneffizienz der EU-12 nur etwa 45% der Ressourceneffizienz in der EU-15.
Örneğin, AB-12 ülkelerindeki kaynak verimliliği, AB-15 ülkelerindekinin ancak % 45’i kadardır.Например, ефективността в ЕС-12 е само около 45 % от тази в ЕС-15.
Örneğin Japonya, uzun süredir kaynak verimliliği konusundaki öncülüğüyle tanınmaktadır.Тези въздействия, често съсредоточени в развиващите се страни, ще бъдат трудни за смекчаване и адаптация.
Ortaklığın verimli olması için vatandaşlarımız güvende olmalı ve emeklerimiz saygıyla karşılanmalıdır.يجب أن تكون آمنة مواطنينا، ويجب الترحيب جهودنا
Ortaklığın verimli olması için vatandaşlarımız güvende olmalı ve emeklerimiz saygıyla karşılanmalıdır.怒りだけに基づく政治 自他で世界を分ける政治は
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.En EE.UU, sin embargo, el crecimiento de la productividad laboral y del empleo han sido similares.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.In de VS zij n de arbeidsproductiviteit en de groei van de werkgelegenheid echter nauw aan elkaar gekoppeld.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.Nos EUA, a produtividade laboral e o crescimento do emprego estão estreitamente associados.
Öte yandan ABD'de işgücü verimliliği ile istihdam artışı yakın ilişki göstermektedir.V USA je produktivita práce přímo úměrná růstu zaměstnanosti.
Özellikle de benim yaptığım eserler için. Ancak bu bana, verimli olmayı öğretti:Especialmente para mi tipo de arte, me enseño a ser eficiente:
Özellikle de benim yaptığım eserler için. Ancak bu bana, verimli olmayı öğretti:이 작업은 제가 어떻게 효율적으로 할 지를 알려줬죠.
Özellikle de benim yaptığım eserler için. Ancak bu bana, verimli olmayı öğretti:במיוחד לעבודה שאני עשיתי. זה לימד אותי להיות יעילה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod