Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.Αποδείχθηκε ότι μόνον τα 10 λεπτά είναι παραγωγικά σε ένα οικογενειακό γεύμα.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.Виявляється, що в будь-якому сімейному обіді чи вечері є тільки 10 хвилин продуктивного часу.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.Оказва се, че само 10 минути от семейното хранене в което и да е семейство са продуктивни.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.Оказывается, что только 10 минут в семейной трапезе продуктивны.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.מסתבר שיש רק 10 דקות פרודוקטיביות בכל ארוחה משפחתית שהיא.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.اتّضح أن هناك فقط 10 دقائق مفيدة في أي وجبة أسرية.
Gözlenen o ki herhangi bir aile yemeğinde verimli olunan sadece 10 dakika var.家族の食事で 本当に意味のある時間は 10分程度だそうです 残りの時間は「肘を下しなさい」 「ケチャップ取って」とかです
Gün geçtikçe daha yoğun hale gelen dünyada, çoğu kişinin aklında verimlilik var.Trong thế giới ngày càng bận rộn, năng suất được nhiều người quan tâm.
Gün geçtikçe daha yoğun hale gelen dünyada, çoğu kişinin aklında verimlilik var.Vo svete, ktorý sa zdá byť každým dňom rušnejší, myslí na produktivitu mnoho ľudí.
Gün geçtikçe daha yoğun hale gelen dünyada, çoğu kişinin aklında verimlilik var.Σε έναν κόσμο που μοιάζει πιο πολυάσχολος μέρα με τη μέρα, η παραγωγικότητα απασχολεί πολλούς.
Gün geçtikçe daha yoğun hale gelen dünyada, çoğu kişinin aklında verimlilik var.في عالم يبدو أكثر انشغالا يوما بعد يوم ، الانتاجية تدور
Gün geçtikçe daha yoğun hale gelen dünyada, çoğu kişinin aklında verimlilik var.考えている人は多い しかし 最新の時間管理アプリ をダウンロードしたり
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.놀라운 일은, 이 공장들의 생산성이 30년 동안 증가하지 않았다는 겁니다.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Az a meglepő dolog történt, hogy a termelékenység harminc éven keresztül nem nőtt azokban a gyárakban.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Ce qui est incroyable c'est que la productivité de ces usines n'a pas augmenté pendant 30 ans.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Điều đáng kinh ngạc là Năng suất không hề tăng lên trong 30 năm.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Het bijzondere is dat de productiviteit van deze fabrieken dertig jaar lang niet toenam.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.La cosa fantastica è che la produttività in quelle fabbriche non è cresciuta per 30 anni.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Lo más sorprendente es que la productividad no aumentó en esas fábricas durante 30 años.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Lucrul cel mai interesant e că productivitatea nu a crescut în acele fabrici timp de 30 de ani.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.O que é surpreendente é que a produtividade não aumentou naquelas indústrias durante 30 anos.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı. Otuz yıl.Niesamowite jest to, że wydajność w tych fabrykach nie wzrosła przez trzydzieści lat.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Úžasnou věcí je, že v těchto továrnách nevzrostla produktivita po dobu následujících 30 let.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Το εκπληκτικό είναι ότι η παραγωγικότητα δεν αυξήθηκε στα εργοστάσια αυτά για τριάντα χρόνια.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Дивовижно, що продуктивність цих заводів не збільшувалась протягом 30 років.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.Удивительно то, что производительность этих заводов не увеличивалась в течение 30 лет.
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.הדבר המדהים הוא שהתפוקה לא השתפרה במפעלים הללו
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.والشيء المدهش أن الإنتاجية لم تزيد في تلك المصانع
Harika şey şu ki bu fabrikalarda 30 yıl boyunca verimlilik artmadı.その後30年もの間 工場の生産性は 向上しませんでした 30年間です
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Bardzo dobry sposób na wartościowe spędzanie czasu w wymiarze wieczności.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Een goede manier om je tijd winstgevend te besteden in de eeuwige dimensie.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Eine gute Art, seine Zeit sinnvoll in der Dimension der Ewigkeit zu verbringen.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Ett mycket förmånligt sätt att tillbringa din tid i den oändliga dimensionen.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Hyödyllinen tapa käyttää aikaa ikuista elämää ajatellen.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.영생의 삶을 가치 있게 보내는 매우 좋은 방법이죠.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Nagyon jó módja az idő hasznos eltöltésének az örökkévalóságban.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Rigtig god måde at bruge sin tid ordentligt på i den evige dimension.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Un excellent moyen de jouir de son temps dans l'autre monde.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Un ottimo modo per trascorrere il tempo in modo utile nella dimensione eterna.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Velmi dobrý způsob, jak přínosně trávit čas v dimenzi věčnosti.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Πολύ καλός τρόπος να περνάς το χρόνο σου στον άλλο κόσμο.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.Прекрасный способ провести время в измерении вечности.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.وسيلة جيدة جدًا لقضاء وقتك بشكل مفيد في عالم لا نهائي.
Hayatı, sonsuzluk boyutunda verimli olarak geçirmenin çok iyi bir yolu.最良の方法 電話のヘッドセット
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.De ønsker ikke at bruge så stor en del af deres liv på dette hårde arbejde med så relativt lav produktivitet.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Họ không muốn phải dành phần lớn cuộc đời mình thực hiện công việc vất vả này với năng suất tương đối thấp.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.상대적으로 아주 낮은 생산성을 가지는 이런 어려운 일을 하며 삶의 상당 부분을 허비하기 원하지 않습니다.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Nechcú stráviť takú veľkú časť svojho života touto ťažkou prácou s pomerne nízkou produktivitou.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Nechtějí strávit tak velkou část svého života tak těžkou prací s poměrně nízkou produktivitou.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Nie chcą marnować życia na tak ciężkiej pracy która nie przynosi żadnych zysków.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.No quieren perder tanto tiempo de sus vidas haciendo este duro trabajo tan poco productivo.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Nu vor să-și petreacă o așa mare parte a vieții cu această muncă grea cu o productivitate atât de redusă.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Ze willen niet zo'n groot deel van hun tijd doorbrengen met zwaar werk, en relatief lage productiviteit.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.Вони не хочуть тратити стільки часу свого життя на цю тяжку, низькопродуктивну працю.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.הן לא רוצות לבזבז כל כך הרבה זמן מחייהן בעבודה קשה זו שנותן יחסית כל כך מעט.
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.فهم لا يريدون ان يقضوا فترة طويلة من عمرهم وهم يقومون بهذا العمل المضني .. وبهذه الانتاجية المنخفضة
Hayatlarının büyük bir kısmını, hiç de verimli olmayan bu zor işi yaparak geçirmek istemiyorlar.重労働をするのに 日々の大半を使いたくないのです この女性達の望みは
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Cada antera pode ter até 100 000 grãos de pólen, portanto, é bastante prolífica.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Každý prašník je schopen pojmout 100 000 pylových zrnek, takže to je celkem plodná věc.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Każdy pylnik zawiera do 100 tys. ziaren pyłku, bardzo dużo.