Ana içeriğe geç
Sözlük

verimli ile cümle

verimli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güç uykusunun temel amacı zamana karşı uyku verimliliğini artırmaktır.The power nap is meant to maximize the benefits of sleep versus time.
Alt kritik seviyedeki fosil yakıtlı santralların verimliliği yaklaşık %36–%40 aralığındadır.Sub-critical fossil fuel power stations can achieve 36–40% efficiency.
Bu nedenle nükleer santralların termodinamik verimliliği %30-32 civarındadır.This, in turn, limits their thermodynamic efficiency to 30–32%.
1890’lar onun en verimli dönemi oldu.The 1830s were his greatest time.
Kapsüllerde kullanılan cıva fülminat günümüzde daha verimli kimyasal maddelerle yer değiştirmiştir.Today, mercury fulminate has been replaced in primers by more efficient chemical substances.
Su kirliliği Gazze çevresindeki çiftliklerde üretimin verimliliğini büyük oranda düşürmüştür.Pollution and high demand for water have reduced the productive capacity of farms in the Gaza Strip.
Bu şekilde yeni başlayan tarım yılının da bereketli ve verimli olması için dilekler tutulur.It is believed this will help that the ensuing year be happy and fruitful.
Bu hesaplarda kayıp ücretler, verimlilik ve diğer harcamalar dikkate alınmamıştır.None of these figures take into account lost wages and productivity or other costs.
İkinci mürettebatı Soyuz 11 ile istasyona ulaştı ve 23 gün kalarak verimli çalışmalarda bulundu.A replacement crew launched in Soyuz 11 and remained on board for 23 days.
Örneğin bir vilayet eğer “verimli topraklar”’a sahipse o vilayette bir kovanlık inşa edilebilir.For instance if a province contains fertile soil, an apiary can be built in that province.
Mevcut teknolojilerin yeterince ve verimli şekilde kullanılmaması.Use technology appropriately and effectively.
Sınıfının en hızlı gemisi olmakla beraber en verimli yakıt kullanan gemi idi.In addition to being the fastest ship of her class, Pommern was the most fuel efficient.
Önündeki 11 yıl boyunca muhteşem matematikçi olarak hayatının en verimli dönemini geçirdi.The next 11 years as imperial mathematician would be the most productive of his life.
Yine de vadinin kıyıya yakın olan kısımları görece verimlidir.However, hotels that are close to the beach may also be expensive.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.The most efficient gas-fired electrical power stations can achieve 50% conversion efficiency.
Çok verimli topraklara sahiptir.It has very fertile land.
Kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.Is the energy resource being utilized efficiently?
"Verimlilik-saatlik çalışma başına GSYİH"."수능 수험생 무료관람 안내".
AMOLED ve Süper AMOLED ekranlarla kıyaslandığında, daha enerji verimli ve daha parlaktırlar.In comparison to AMOLED and Super AMOLED displays, they are even more energy efficient and brighter.
İlk kapsüller değişik ölçü ve verimlilikte üretildiler.Early primers were manufactured with various dimensions and performance.
Yapay zekâ daha verimli ve karmaşık bir hal aldığından giderek önem kazanmaktadır.Artificial intelligence is becoming increasingly important as it gets more efficient and complex.
Erdős, matematik tarihindeki en verimli makale yayıncılarından biriydi.His Elements is the most successful textbook in the history of mathematics.
Bu da ölçümdeki insan hatasını ortadan kaldırır ve yüksek örnek verimliliği sağlar.This eliminates human error and assures a high sample throughput.
Ancak açıklama çok kısa bırakılmış, verimlilik yeterince açıklanmamıştı.It seems clear, however, that the term was already in use and did not need much explanation.
1880 ile 1891 yılları arasında Maupassant en verimli dönemini yaşar.The decade from 1880 to 1891 was the most fertile period of Maupassant's life.
Kimyasal-tepkime türündeki tekli-yakıtlar diğer bazı itki teknolojileri kadar verimli değillerdir.Chemical-reaction monopropellants are not as efficient as some other propulsion technologies.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.Oil- and coal-fired stations achieve less.
19. yüzyılın başlarında trafolar daha az verimli idi.During the 14th century, Ponteland was less fortunate.
Bu sabit, katalitik verimliliğin bir ölçütüdür.This constant is a measure of catalytic efficiency.
Toprak çok verimli değildir, humuslu toprak sık sık 10 cm kalınlığındadır.The soil is not very fertile, the humus is often as thin as 10 cm (4 in).
Verimliliği artırır.This increases efficiency.
M.S 61-65 yılları Seneca’nın kendini tümüyle felsefeye verdiği en verimli dönemi oldu.The 21 first-half points were the most allowed by Cincinnati all season.
Haarlem ressamlarının verimli olduğu bir dönemde yaşadı.Van Hemessen was a successful painter in her lifetime.
Works, bağımsız bir program olarak ve adaşı ev verimlilik paketinin bir parçası olarak mevcuttu.Works was available as a standalone program, and as part of a namesake home productivity suite.
1881’den sonraki yıllar hayatının en verimli devresi oldu.On balance, 1815 would seem to be the more likely year of his birth.
Verimli çayırları mevcuttur.Feral cats are present.
Verimli ve orta erkenci bir çeşittir.It will be a high-security, medium-sized prison.
Köy arazileri sulak verimlidir.The interior vaults are of concrete.
Diğer araştırmacılar ise "tepeden inme yaklaşım"ın daha verimli olduğunu öne sürmüşlerdir.In contrast, the other hackers felt that the venture capital-funded approach was better.
Yani, Aktif cihazın dışarıya harcadığı güç en düşük seviyede olur, ve verimlilik artar.By this means, power dissipation in the active device is minimised, and efficiency increased.
Toprak yapısı tarım için oldukça uygun ve verimlidir.And it is very fertile and suitable for farming.
Koolhof çıktığı 190 lig maçıyla uzun ve verimli bir futbol kariyeri sürdürmüştür.As a player, Koolhof had a long and productive career, with 190 league goals.
Farklı tüketiciler beslenmelerinde farklı metabolik sindirme verimliliğine sahiptir.Different consumers are going to have different metabolic assimilation efficiencies in their diets.
Bu yöntem %90 verimlilik sağlamıştı.These efforts have had a 90% removal efficiency.
Almanlar ise dizayn konusunda daha verimli çalışıyordu.The Germans were particularly prolific with designs.
İyi gelişmiş merkezi otorite, tarımsal verimlilikteki artışı olanaklı hale getirdi.The additional downforce available has made possible a huge improvement in performance.
Bölge genel olarak verimliydi.The community was generally stable.
1950-1970 yılları arasında Türkiye dünyanın en verimli film endüstrilerinden birine sahipti.Between 1950 and 1970 it topped the league of the world’s most prolific film industries.
2000 yılı, Ngeny'nin kariyerinin en verimli yılı oldu.The year 2000 was the highlight of Ngeny's running career.
Halaç Köyü Elma deresi suyunun verimli kılınması girişimlerinde de bulundu.Even when wells produced water the water was found to be unfit for drinking.
Böylelikle cihaz daha verimli şekilde kullanılabilmektedir.As a result, bandwidth can be used more efficiently.
Avantajı, yüksek verimlidir.The advantage is high yield.
Toprak yapısı çok güçlü ve verimli olan köy düzlük bir alandadır.This makes the village a one strong and closely knit huge family.
Bu, verimli ısı aktarımı ve yoğun bir birincil döngü ile sonuçlanır.This results in efficient heat transfer and a compact primary loop.
Yöre verimli topraklara sahip olup, tarlalardan bir yılda üç ürün kaldırılabilmektedir.The land of this town is very fertile, where three crops can be grown in a year.
İletişim Çalışma Grubu Grup üye ülkeler arasındaki iletişimin verimliliği üzerinde çalışmaktadır.Communicative Collaboration We believe in the power of communicative collaboration.
İlin ovaları az, fakat çok verimlidir.The quantity is low but with potential for growth.
Bağlantı yüksek verimlilik için sıkı olmalıdır.The XE stands for Extreme Efficiency.
Şeker kamışından etanol üretmek, mısıra göre daha verimlidir.Producing ethanol from sugar is simpler than converting corn into ethanol.
Enerjide verimliliği sağlar.Promote energy efficiency.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod