Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.Като цяло изглежда, че те са много ефективни.
Verimli Stamenlerin sayısı 3'tür.Същинските Попови езера са 3 броя.
2. Verimliliği arttırmak.II – Импровизация.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.Налице е 50% намаляване на парниковите газове.
Bu rol onun verimli oyunculuk hayatının başlangıcı oldu.Такъв е случаят и с началото на успешната му актьорска кариера.
Verimli toprakları olan geniş bir ovadır.Равнинна местност с плодородни земи.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.Това е най-плодотворният в творческо отношение период от живота на художника.
1980’li yıllarda kişisel ve ekonomik sıkıntılara rağmen verimli olmaya devam etti.Компанията успява, макар и с големи загуби, да преживее икономическата криза от 1980-те години.
17. yüzyılın başında Avrupa'ya getirilmişse de verimli olarak yetiştirilememiştir.В началото на 20 век е внесен в Англия, но не успява да увеличи значително популацията си.
Köy 36000 dekarlık bir alandan oluşup verimli bir ova üzerinde kurulmuştur.Селото разолага с 36 000 дка обработваема земя.
Verimliliği artırır.Повишаване на икономичността.
Bu sistemlerin tasarımı son derece verimlidir ve bu sistemlerde çok kompakt vardır.Тези машини обаче са много тежки и имат по-сложно устройство.
En yüksek verimli elektrik motoru: %90'dan daha fazla.При новородени процентът е най-голям – над 90%.
İkinci mürettebatı Soyuz 11 ile istasyona ulaştı ve 23 gün kalarak verimli çalışmalarda bulundu.Druga posada u Sojuzu 11 uspješno je pristala za postaju i na njoj boravila 23 dana.
Dizel motorlar %20’lik bir verimliliğe sahipken, elektrik motorlu araçlar %80 civarı bir verimliliğe sahiptir.Dizel motorima može se dosegnuti učinkovitost od 20%, dok je učinkovitost vozila na električni pogon oko 80%.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Migrena predstavlja značajan izvor troškova liječenja i gubitka učinkovitosti.
Kalan %13 ise gayet verimli arazilerden oluşmaktadır.Preostalih 11% dolazi iz drugih zemalja.
Büro yönetiminde ergonomi ve ergonominin verimliliğe etkisi.Ergometrija je mjerenje sposobnosti radnog učinka organa ili sustava organa pomoću ergometra.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.Dakle težimo ugljenu i nafti sa što manje sumpora.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.U bolesnika koji rade s migrenom, učinkovitost je smanjena za oko jednu trećinu.
Yüksek verimlilik ile harekete çevrilebilir.Može postći vrlo visoke stupnjeve učinkovitosti.
Enerjide verimliliği sağlar.Energetska učinkovitost.
Yeryüzünün verimliliği ile ilgiliydiler.Kr.) dokazao Zemljin sfericitet.
Aslı Verimli köyündendir.Zapravo živi od milosti mještana.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Tada iznosi 100%.
Fazla verimli değildir.D aha çok hayvancılığa müsaittir.Pri tome, to uopće nije teško, jer su aj-aji vrlo povjerljive životinje.
Yazarın en verimli dönemi, yaşamının son on yılında Providence'e döndükten sonra başladı.Doba nakon povratka u Providence, posljednje desetljeće njegova života, bilo je ujedno i najplodnije.
Arazisi çoğunlukla düz ve verimlidir.Zemljište je većinom muljevito i nestabilno.
1965'ten bu yana tarımda verimliliği sağlamak için özel bir çaba harcanırdı.Tek od 1935. godine uspjeli su nešto konkretno poduzeti.
Verimlilik buzula bağlı olarak tehlike altındadır.U opasnosti se štiti bodljama.
En verimli dönemini geçirdi.Bio je to početak njegova najplodnijega razdoblja.
Bu eğriler optimum güvenlik ve uygulama verimliliği için seçildi.Tieto hodnoty pre Krivky boli vybrané pre optimálnu bezpečnosť a účinnosť vykonávania.
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.Na druhej strane sa však oveľa jednoduchšie počítajú.
Mac OS 8.1 HFS Plus gibi bilinen yeni, daha verimli dosya sistemini tanıttı.Verzia 8.1 priniesla nový a účinnejší súborový systém HFS Plus.
Oldukça düz ve verimli topraklara sahiptir.Má úrodné nivné a lužné pôdy.
Bulum-Goldwasser bilinen en verimli kripto sistemlerden biridir.Napriek tomu je tvor aj naďalej jedným z najznámejších príkladov kryptozoológie.
Köyün toprakları verimlidir ve köyün toprak yapısı çömlekçiliğe müsaittir.Mestá sú zničené, infraštruktúra krajiny bude musieť byť budovaná od základov.
Verimliliği artırır.Zvyšuje efektívnosť tímu.
Bağlantı yüksek verimlilik için sıkı olmalıdır.Tento rys je vhodný pre vysoké výkonové zaťaženie.
Kent, oldukça verimli bir tarım bölgesinde yer alır.Je to obchodné sídlo v husto osídlenom poľnohospodárskom území.
Verimli arazileri ve sanayiye uygun yapısı ve bir de demiryolu istasyonu vardır.Mesto má veľmi dobrú infraštruktúru, vrátane železničného terminálu.
Aynı yıl Ford'un fabrikalarında yürüyen bantlı üretimi başlatması verimliliği yüksek derecede çoğalttı.Začiatok sériovej výroby medzinárodne patentovaných vysoko presných prevodoviek sa začal v roku 1999.
Çok verimli bir bölgedir.Jej poloha je veľmi výhodná.
Tarımın yapılabilmesi için temel unsur verimli tarım arazileridir yani topraktır.Základnou vlastnosťou pôdy je schopnosť poskytovať živiny rastlinám, t. j. má produkčnú funkciu.
Fakat siyah çöl verniğinde magnezyum 50 ya da 60 kat daha çok verimlidir.V črnem puščavskem laku pa je mangan 50- do 60-krat bogatejši.
Gelmiş geçmiş en verimli öğretmendir.Izkušnje so najpomembnejši učitelj.
2005 yılında, yakıt hücrelerinin metanolü etanolden çok daha verimli tüketebildiği gözlemlenmiştir.Leta 2009 so odkrili, da je nakisana bentonitna glina mnogo bolj gospodaren katalizator kot žveplova kislina.
Yeni sulama kuyuları açılmış olup tarımda daha verimli ve daha modern bir yapıya geçileceği olasıdır.Razvijajo se novi tanki, ki bi lahko pripomogli k še večji varnosti in učinkovitosti na sodobnem bojišču.
Bu dönem, ilmi faaliyetinin verimli zamanıydı.Če je to res, je to delo edino znano delo iz njegovega zgodnjega obdobja.
İş etüdü verimlilikle doğrudan ilişkilidir.Ta je namreč ozko povezana z delovno uspešnostjo.
Kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.Optimalno izrabo razpoložljivih virov.
İlin ovaları az, fakat çok verimlidir.Indijskih kovancev je malo, a so spektakularni.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Predpostavimo, da je letna obrestna mera 100 %.
Muhammad ibn-i Muslim ibn-i Ubeydullah, hadisleri verimli bir şekilde anlatmıştır.Muslimanski biografi so ibn Badži očitali brezboštvo.
Bu süreçte çok verimli bir araştırma kariyerine başladı.Tam uspešno nadaljuje kariero izkušenega veterana.
O, bu aracı en verimli şekilde kullanmak zorundadır.Pomembno je, da optimalno izkoristimo ta prosti čas.
"Verimlilik-saatlik çalışma başına GSYİH".Načrtovanje ustreznega delovnega časa.
Bu rol onun verimli oyunculuk hayatının başlangıcı oldu.Njen hobi je postal njen poklic.
Enerjetik verimlilik açısından bu tür motorlar hâlen mevcut insan yapımı motorlardan üstündürler.Iš energijos efektyvumo pusės šio tipo motoras gali būti geresnis negu dabar esantys žmogaus sukurti motorai.
Bu nedenle, Kaldor-Hicks verimliliği ve verimsizlik terimleri daha sık kullanılmaktadır.Siekiant tikslesnių ekonominių rodiklių, dažniau naudojami Kaldoro-Hickso kriterijai.