Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Farmerzy uzyskują trzy lub czterokrotnie większe plony niż gdyby produkowali kukurydzę.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Fermierii câştigă de 3-4 ori mai mult decât ar câştiga cu porumbul.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Gårdejerne får tre til fire gange pengene ud af det, som de ville med majs.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.I contadini ottengono un raccolto 3-4 volte superiore a quello che otterrebbero con il mais.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.농부들은 옥수수로 하던 것 보다 세 네배 가량 소출량을 얻고 있습니다.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Les fermiers ont trois à quatre fois les rendements qu'ils auraient avec du maïs.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Los agricultores se ganan entre tres y cuatro veces lo que ganarían con el maíz.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Os agricultores recebem três a quatro vezes as receitas que teriam com o milho.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Фермерите получават три до четири пъти повече реколтa в сравнение с реколтата от царевица.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.Фермеры получают в 3-4 раза больше урожая, чем с кукурузой.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.החקלאים מקבלים פי שלושה עד ארבעה יבול מאשר עם תירס.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.يحصل المزارعون على ثلاثة إلى أربعة أضعاف غلة الذرة.
Çiftçiler darıdan aldıkları verimin 3-4 katını alıyorlar.寛容な資本 つまり彼らが前もって募ったお金を使い
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.A lényeg tehát az, hogy az autókat szuperhatékonyra fogják csinálni. A kérdés, hogy ki fogja ezeket készíteni?
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.China tiene una política energética basada en una eficiencia energética radical y tecnología avanzada.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.Chiny mają politykę energetyczną opartą na wysokiej wydajności i skokach technologicznych.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.Cina mempunyai kebijakan energi. berdasarkan efisiensi energi radikal dan lompatan teknologi.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.E depois disso vem a Índia. A conclusão aqui é que estes carros vão ser supereficientes.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.Idea aici este, aceste maşini vor fi super eficiente. Întrebarea este, cine le va produce?
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.중국은 극단적 에너지 효율성과 비약적으로 발전하는 기술에 기반한 에너지 정책을 추진하고 있습니다.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.La Cina ha una politica energetica fondata su efficienza radicale nell'uso delle risorse e balzi tecnologici.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.Може би десетилетие, според приятелите ми в Детройт.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.Энергетическая политика Китая рассчитана на резкий рост эффективности и техники потребления.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.לסין יש מדיניות אנרגיה המבוססת על יעילות אנרגיה רדיקאלית וקפיצה טכנולוגית.
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.لدى الصين سياسة للطاقة مستندة على إستخدام للطاقة بشكل جوهري و سرعة في بناء التكنولوجية
Çin'in bir enerji politikası var ve bu radikal enerji verimliliği ve teknolojinin sıçramasına dayanıyor.急激に発展する技術を元にしたエネルギー政策を取っています あなた方のおじさんが乗っているビュイックのような車は輸出しないでしょう
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Abbiamo molti dati, quindi abbiamo molto potere.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Avem multă informație, așadar avem multă putere.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Chúng ta có rất nhiều dữ liệu, nên chúng ta có rất nhiều sức mạnh
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Kita punya banyak data, jadi kita punya kekuatan yang besar.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.우리에게는 많은 양의 데이터가 있어서, 우리에겐 많은 권력이 있지요.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Máme spoustu dat, takže máme velkou moc.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Mamy mnóstwo danych, więc mamy ogromną władzę.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Nous avons beaucoup de données, donc nous avons beaucoup de pouvoir.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Rengeteg adatunk van, így nagy a hatalmunk!
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Temos muita informação, por isso temos muito poder.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Tenemos gran cantidad de información, así que tenemos mucho poder.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.We hebben een heleboel data, dus we hebben een heleboel macht.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Wir haben viele Daten, also haben wir viel Macht.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Έχουμε πολλά δεδομένα, επομένως έχουμε μεγάλη δύναμη.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.Притежаваме много данни, тоест имаме много власт.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.У нас много данных, поэтому у нас огромная власть.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.יש לנו המון נתונים, לכן יש לנו המון כח.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.إننا نملك الكثير من البيانات ، لذا فلدينا الكثير من القوة والسلطة.
Çok fazla verimiz var, bu yüzden de çok fazla güce sahibiz.どれほどの力があるのでしょう
Çok verimli yeni bir toprak mesela, bu da çizgiyi sağa kaydırabilir.A to by také posunulo věci doprava.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Denn für mich fühlen sie sich wie ein fruchtbares, kreatives Medium an.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Dla mnie jest to żyzne i kreatywne medium.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.För mig, så känns den som ett fertilt, kreativt medium.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.왜냐면 제겐 정보는 비옥하고 창조적인 매체니까요.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Mert én úgy látom, mint egy termékeny, kreatív közeget.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Parce que pour moi, c'est comme un média fertile et créatif
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Pentru că pentru mine, e ca un mediu fertil și creativ.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Perché secondo me, appare come uno strumento fertile e creativo.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Porque para mí, es un medio fértil y creativo.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Porque para mim, parece-me ser um meio fértil e criativo.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Pretože pre mňa je to čoby úrodný, tvorivý materiál.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Protože pro mě je to úrodné, tvůrčí médium.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Với tôi, nó giống như một mảnh đất nuôi dưỡng sáng tạo.
Çünkü benim için, çok verimli bir hissi var ve yaratıcı bir araç.Voor mij voelt het als een vruchtbaar, creatief medium.