Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Het aanpakken van dergelijke clusters biedt kansen voor een meer rendabele reactie.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Řešení takových skupin může poskytovat příležitosti pro nákladově-efektivnější odezvu.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Rozwiązanie problemu takiego zgrupowania może dawać możliwość reakcji wydajniejszej pod względem kosztów.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Sellaisten klusterien käsittely voi tarjota mahdollisuuksia kustannustehokkaampiin vastatoimiin.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Sich dieser geballten Umweltbelastungen anzunehmen, kann Chancen für kosteneffizientere Maßnahmen bieten.
Bu gibi kümelerin bir bütün olarak ele alınması, maliyet verimliliğini geliştirme fırsatı sunar.Zato je le delno uspešna pri odpravljanju današnjih sistemskih tveganj.
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.Batterijen hebben vergeleken met benzine een zeer lage energiedensiteit.
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.오늘 이전 발표에서 배터리가 연료에 비해 밀도가 낮은 에너지라는 것을 들어 기쁩니다.
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.Радвам се, че чухте по-рано днес - батериите са невероятна енергия -- лишени плътност в сравнение с горивото.
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.אני שמח ששמעתם מוקדם יותר היום הדחיסות במצברים נמוכה בהרבה, מבחינת אנרגיה, בהשוואה לדלק.
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.أنا مسرورة لأنكم استمعتم في وقت سابق اليوم البطاريات تكاد تكون معدومة التركيز مقارنة بالوقود
Bugün duyduğunuza sevindim, piller petrolle karşılaştırıldığında inanılmaz derecede verimsizdirler.電池は燃料のようにエネルギー密度が 高くありません 燃料は電池よりずっと多くのエネルギーを 蓄えることができます
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.C'est bon pour votre santé. C'est bon pour votre productivité.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Das ist gut für Ihre Gesundheit und gut für Ihre Leistungskraft.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Dat is goed voor je gezondheid en je productiviteit.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Det er godt for ens helbred. Det er godt for ens produktivitet.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Điều đó có lợi cho sức khỏe và hiệu quả làm việc của bạn.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Dobro je za vaše zdravje. Dobro je za vašo učinkovitost.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.É bom para a saúde. É bom para a produtividade.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Es bueno para su salud. Es bueno para su productividad.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Este bine pentru sănătatea voastră. Este bine pentru productivitatea voastră.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Fa bene alla salute. Fa bene alla produttività.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Hal ini baik untuk kesehatan anda, baik untuk produktivitas anda.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Jest korzystny dla zdrowia. Poprawia wydajność.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Je to dobré pre vaše zdravie aj pre vašu produktivitu.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Je to dobré pro vaše zdraví, je to dobré pro vaši výkonnost.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Jót tesz az egészségednek. Jót tesz a termelékenységednek.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.이렇게 하는 것이 여러분의 건강에도 좋고, 또 생산성에도 좋습니다.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Είναι καλό για την υγεία σας. Είναι καλό για την παραγωγικότητά σας.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Това е добре за здравето ви. Добре е за продуктивността ви.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.Це добре для вашого здоров'я і вашої продуктивності.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.זה טוב לבריאות ולפריון שלכם.
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.لانه جيدٌ لصحتك وجيدٌ لإنتاجيتك
Bu hem sağlığınız için hem de verimliliğiniz için önemlidir.我々みんなが行えば、
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.에너지 효율은 50% 정도가 나왔는데
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Cela représentait environ 50% d'efficacité.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Hanno raggiunto circa il 50% di efficienza.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Họ đã đạt được khoảng 50 phần trăm hiệu suất.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Le-a luat, aproximativ 50 de procente din eficienta.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Listrik itu memiliki efisiensi sekitar 50 persen.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Obtuvieron aproximadamente un 50 por ciento de eficiencia.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Sie erreichte eine Effizienz von etwa 50 Prozent.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Ze schatten in dat de efficiëntie op zo'n 50 procent lag.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Η αποδοτικότητα ήταν περίπου 50%.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Они посчитали, что КПД составлял 50 процентов.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.Това отнемало около 50 процента от ефективността.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.הם השיגו בערך 50 אחוז מהיעילות.
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.وتقدمو ، فوصلت إلى 50% من فعاليتها
Bu işlem yüzde 50 verimle gerçekleştirilmişti.ちなみにこれは 乾電池で同じことをするのに比べ
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Het is geen goed spul, en het komt van inefficiënte verbranding, niet van verbranding zelf.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.좋은 물질이 아닙니다. 불완전 연소할 때 발생하구요, 연소 자체로 인해서 발생하는 것은 아닙니다.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Não é nada bom e resulta duma combustão incompleta, não da própria combustão.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nem egy jó dolog, és ez a tökéletlen égés eredménye, nem magáé az égésé.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nie jest to zdrowe; pochodzi z niewydajnego spalania, a nie ze spalania samego w sobie.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.No es nada bueno, y es una forma de combustión ineficiente, no de la combustión misma.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Non è niente di buono, proviene da una combustione inefficiente e non dalla combustione stessa.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nu este ceva bun, si provine din combustia ineficienta, nu de la combustie insăsi.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Δεν είναι καλο για την υγεία, και είναι τα κατάλοιπα της ατελούς καύσης, και όχι της ίδιας της καύσης.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Не е нещо хубаво и се дължи на неефективно горене, а на на горенето само по себе си.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Это вредно; сажа - это продукт неэффективного сгорания, а не самого сгорания.