Fakat siyah çöl verniğinde magnezyum 50 ya da 60 kat daha çok verimlidir.O dykumos lake jo būna 50-60 kartų daugiau.
Bundan dolayı alternatif diyotlar verimli güç dönüşümü için kullanılmak zorundadırlar.Seega tuleb efektiivseks energia muutmiseks kasutada alternatiivseid dioode.
Yıllar boyunca NASA, harici tankın bütünsel verimliliğini arttırmak için ağırlığını azaltmaya çalışmıştır.Aastate jooksul üritas NASA välispaagi massi vähendada, et suurendada süstiku efektiivsust.
Herhangi bir sonuca ulaşamayan eylemlerin verimsiz, etkisiz, anlamsız ya da hatalı olduğu anlamına gelebilir.Mitte keegi ei taha paista ebaefektiivse või rumalana.
R.L. Bailey’e göre nanoantenler fotovoltaik olduklarında Carnot verimi ile sınırlandırılamazlar.P. L. Bailey väidab, et nanoantennid ei ole piiratud Carnot efektiivsusega, kuid fotogalvaanika on.
Geri kazanım verimliliği %70-80 civarındadır.Aku laadimine võrgust on ligi 70–80-protsendilise kasuteguriga.
Fakat bu hesaplanan iki verim değerleri de farklı varsayımlar kullanılarak hesaplanmışlardır.Kuid tuleb arvesse võtta, et nende kahe efektiivsuse arvutamisel lähtutakse erinevatest eeldustest.
Önündeki 11 yıl boyunca muhteşem matematikçi olarak hayatının en verimli dönemini geçirdi.Järgmised 11 aastat keiserliku matemaatikuna olid tema elus kõige produktiivsemad.
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.Vastasel juhul ei ole efektiivne juhtimine võimalik.
Bu etki verimi % 15 civarı arttırır.See geneetiline mutatsioon esineb kuni 15% tõust.
Bağlantı yüksek verimlilik için sıkı olmalıdır.Töövedelik peab olema sobiva viskoossusega.
Hızlı ve verimli iş görme.Töö oli kiire ja korralik.
Çok verimli bir bölgedir.See on tõeliselt viljakas piirkond.
Yalnızca Mesinya gibi toprağı verimli olan yerlerde insanlar bir yılda iki kez ürün alabiliyordu.Vaid kõige paremad maad, nagu näiteks Messeenia maad, olid suutelised kandma kahte saaki aastas.
Çok yüksek verimli yanma neredeyse hiç çevre kirletmemesi.Imekombel põleng ümbruskonda palju ei kahjusta.
Aldığı enerjinin yüzde kaçını kullanılabilir elektriğe dönüştürdüğü verimi belirler.Näitab, mitu protsenti elektrienergiast läheb kasuliku võimsusena arvesse.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Seda meetodit loetakse 100% efektiivseks.
Bu yöntem daha verimli ve daha uzun ömürlü tekerleklerin üretilmesine olanak sağlamıştır.See teadmine võimaldas neil ehitada varasemast tõhusamaid tiibu ja propellereid .
Kırılgan olmaya başak ekseni ise hasadın verimliğiyle doğrudan ilintilidir.Nauding, mida eneseohverdaja tunneb, on otseselt seotud julmusega.
Köyün doğu ve batı istikametlerinde çıplak, kıraç ve verimsiz tepeler uzanır.Mägedest idas ja läänes on läbimatud metsad ja sood.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.10 Przykazań, kochaj bliźniego swego, bądź płodny i rozmnażaj się.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure. Amacim butun bu kaidelere uymakti.los Diez Mandamientos, amarás al prójimo, creced y multiplicaos y quise obedecerlas.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure."ama o teu próximo", "sejam férteis e multipliquem-se".
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Boží desatero, miluj bližního svého, buď plodný a rozmnožuj se.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Cele Zece Porunci, iubește-ți aproapele, fii roditor și înmulțește-te.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Deset božjih zapovedi, ljubi svojega bližnjega, bodi rodoviten in se množi.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.De Tien Geboden, Heb je naaste lief, wees vruchtbaar en vermenigvuldig.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Die Zehn Gebote, liebe deinen Nächsten, sei fruchtbar und mehre dich...
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.I Dieci Comandamenti, ama il tuo prossimo, crescete e moltiplicatevi.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.'네 이웃을 사랑하라' '생육하고 번성하라'도 포함되어 있었죠.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Les Dix Commandements, aime ton prochain, soyez féconds et multipliez-vous.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Mười điều răn của chúa, yêu mến hàng xóm, duy trì và phát triển nòi giống.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.Δέκα Εντολές, αγάπα τον πλησίον σου και πολλαπλασιαστείτε.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.עשרת הדברות, אהוב את שכנך, פרו ורבו.
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.الوصايا العشر، حب جارك، كن نافعا وتناسل
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure.これらを実践しようと思いました
"10 Emir", komsunu sev, verimli ol ve ure."十戒"、"愛你的鄰人"、"多結果子和生養眾多"。
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.우리는 140만개의 값비싸게 배치된 비효율적인 무선 전파 기지 스테이션을 갖고 있습니다.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.1,4 millió drágán működő, nem hatékony mobiltelefon-hálózat alapállomásunk van.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Abbiamo 1.4 milioni di stazioni base radio, costose da installare e inefficienti.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Avem 1,4 milioane, scump puse, stații radio ineficiente.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Chúng ta có 1,4 triệu trạm thu phát sóng mắc, không hiệu quả.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Il y a 1,4 million, déployées à grands frais, de bases radio téléphone inefficientes.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Imamo 1,4 milijonov postavljenih dragih in neučinkovitih radijskih baznih postaj.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Kita memiliki 1,4 juta diproduksi dengan mahal, stasiun basis radio seluler yang tidak efisien.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Máme 1,4 milióna nákladne vybudovaných neefektívnych rádiových základňových staníc.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Máme 1,4 milionu hustě rozmístěných neefektivních základových stanic.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Mamy 1,4 milionów utrzymywanych dużym kosztem, mało wydajnych radiowych stacji bazowych sieci komórkowych.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Temos 1,4 milhões de estações de base de células de rádio ineficazes, implantadas de forma dispendiosa.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Tenemos 1,4 millones de estaciones base de radio celular ineficientes y caras de instalar.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Vi har 1.4 millioner dyrt opsatte, ineffektive radio mobilbasestationer.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Wir haben 1,4 Millionen teure, ineffiziente Mobilfunkmasten.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Έχουμε 1.4 εκατομμύρια ακριβά αναπτυσσόμενους, μη αποδοτικές κυψελωτούς σταθμούς βάσης.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Имаме 1,4 милиона скъпо разгърнати, неефективни клетъчни радио базови станции.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Ми маємо 1,4 мільйони неефективних стільникових базових станцій, встановлення яких дорого коштує.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.Мы имеем 1.4 миллиона дорогих в установке, неэффективных сотовых базовых станций.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.יש לנו 1.4 מיליון תרני רדיו לא יעילים שנפרשו ביוקר.
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.لدينا 1.4 مليون محطات راديو خليوية غير كفؤة مركبة و موزعة بطريقة باهظة
1.4 milyar adet çok pahalı, verimsiz telsiz baz istasyonlarına sahibiz.高価なセルラー方式の基地局が 140万本あります それを1万倍にしてみると
1950'den 2000'e ekonominin diğer kısımları iki buçuk kat artarken, tarım işgücü verimliliği 7 kat arttı.점차 40시간, 15시간, 5시간으로 단축되었습니다. 농업생산성이 1950년에서 2000년 사이에 7배 증가했습니다. 한편 경제는 전반적으로 2.5배정도만 증가했습니다.