Arkadaşım verimli bir yazar olduğumu söylüyor ama aylardır herhangi bir şey yazmadım.My friends say I'm a prolific writer, but I haven't written anything for months.
Göçmenler vadideki toprağın verimli olduğunu öğrendiler.The settlers learned that the land in the valley was fertile.
Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Ağaç meyvece verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Ağaç meyve bakımından verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Bu bilgisayar güçlü, verimli ve kullanımı kolaydır.This computer is powerful, efficient, and easy to use.
Buradaki toprak verimlidir.The soil here is fertile.
Toprağımız bu yıl yüksek verim verdi.Our land gave a high yield this year.
Tahvilde verim %6.The yield on the bond is 6%.
Ben çok verimli olduğumu umuyorum.I hope I am very efficient.
Yeni üretim süreci, yüksek verim elde eder.The new production process achieves a high yield.
Herkes verimlilik için çaba gösteriyor fakat birkaçı ulaşıyor görünüyor.Everyone strives for efficiency but few seem to attain it.
Verimli toprak tarım için zaruridir.Fertile soil is indispensable for agriculture.
Verimli toprak tarım için olmazsa olmazdır.Fertile soil is indispensable for agriculture.
Onun çok verimli olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that she is very efficient.
Verimli ve güvenilir bir yardımcıdır.She is an efficient and reliable assistant.
Babam ona yardım etmesi için verimli bir asistan istiyor.My father wants an efficient assistant to help him.
Verimsiz bir pirinç hasadı başımızı belaya sokacaktır.A poor rice harvest will get us into real trouble.
Verimli bir şekilde çalışman gerekir.You should study in an efficient manner.
Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.An efficient FBI agent does not make any bones about carrying out his duties.
Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.Fertile soil is indispensable for a good harvest.
John aile şirketini çok verimli bir şekilde işletiyor.John runs the family business very efficiently.
O çok verimlidir.He's very efficient.
İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.As people get older, their brain cells become less efficient.
Tarım, bölgenin en verimli alanlarında gelişmiştir.Agriculture is developed in the most fertile lands of the region.
Hangi klimanın en verimli olduğunu düşünüyorsunuz?Which air conditioner do you think is the most efficient?
Geçmişin gözyaşları geleceği verimli kılar.The tears of the past fertilize the future.
Boş zamanlarımı daha verimli kullanmam gerekiyor.I need to make better use of my free time.
Motorumuz verimlidir ve daha az CO2 üretir.Our engine is efficient and produces much less CO2.
Biz verimliyiz.We're efficient.
Sen verimlisin.You're efficient.
Tom verimlidir.Tom is efficient.
Ben verimliyim.I'm efficient.
Tom verimsizdir.Tom is inefficient.
Sen verimsizsin.You're inefficient.
Tom verimli.Tom is productive.
Çok verimlisin.You're so efficient.
Çok verimliyiz.We're very efficient.
Kötü hava verimi etkileyecek.The bad weather will affect the yield.
Tom iyi bir çalışandır. O işleri hızlı ve verimli bir şekilde yaptırır.Tom is a good employee. He gets things done quickly and efficiently.
Verimli olun ve çoğalın.Be fruitful and multiply.
Bu yıl son derece iyi verimimiz vardı.We had extremely good yields this year.
Bu toplantılar sonsuz ve verimsizdirler.These meetings are infinite and fruitless.
Sen verimli misin?Are you efficient?
Sanırım Tom verimli.I think Tom is efficient.
Tom'un verimsiz olduğunu düşünüyorum.I think Tom is inefficient.
Biz daha verimli bir yöntem bulmalıyız.We must find a more efficient method.
Bu çiftliğin arazisi çok verimlidir.This farm's land is very fertile.
Tom oldukça verimli.Tom is quite efficient.
Tom verimli görünüyor.Tom seems efficient.
Tom çok verimli değil.Tom isn't very efficient.
Tom çok verimli değil, değil mi?Tom isn't very efficient, is he?
Almanya'da geçirdiğin yıl senin için çok verimliydi.The year you spent in Germany was very productive for you.
Bu vadi çok verimlidir.This valley is very fertile.
Arazi çok verimlidir.The land is very fertile.
Tom çok verimliydi.Tom was very efficient.
Tom verimliydi.Tom was efficient.
Bunu yapmayla ilgili yeni yöntemimiz daha hızlı ve daha verimli.Our new method of doing that is quicker and more efficient.
Henüz yeterli verimiz yok.We don't have enough data yet.