Çalışırken sigara içmeye izin verilmez.Smoking on duty is not allowed.
Fiyatlar önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir.Prices are subject to change without notice.
Sinemada sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted in the cinema.
Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.I am terribly busy because the report deadline is near.
Bir evcil hayvana sahip olan hiç kimseye bu apartmanda yaşamasına izin verilmez.No one who owns a pet is allowed to live in this apartment building.
Evcil hayvanlara izin verilmediğini söylemeye gerek yok.It goes without saying that pets are not allowed.
Tom, haber verilmeden görevden alındı .Tom was dismissed without notice.
Sigaranı söndür. Burada sigara içmeye izin verilmez.Put out your cigarette. Smoking's not permitted here.
Ödül ona verilmeyecek.The prize won't be given to her.
Her şeyi göz önünde bulundurarak, onlara bir şans daha verilmeli.Taking everything into consideration, they ought to be given another chance.
Sarah paralarının geri verilmesini talep etti.Sarah demanded that she be given a refund.
Bu odada sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not allowed in this room.
Bu nehirde yüzmeye izin verilmez.Swimming is not allowed in this river.
Köpekleri bu binaya getirmene izin verilmez.You aren't permitted to bring dogs into this building.
Bu binaya köpek getirmenize izin verilmez.You are not permitted to bring dogs into this building.
Bu plajda yüzmene izin verilmez.You aren't allowed to swim at this beach.
Burada sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted here.
Burada sigara içilmesine izin verilmez.Smoking is not allowed here.
Kanada'da, 20 yaşına kadar içki içmenize izin verilmez.In Canada, you're not allowed to drink until you are 20.
Apartmanda evcil hayvanlara izin verilmez.No pets are allowed in that apartment house.
Teklifinizi onaylayıp onaylamayacağımıza henüz karar verilmedi.It has not yet been decided whether to approve of your proposal.
DNA örneklerinin saklanmasına izin verilmemelidir.It shouldn't be permitted to store samples of DNA.
Orduda hiç kimsenin izinsiz olarak gitmesine izin verilmez.In an army no man is permitted to leave without permission.
Bir sözleşmede belirsizliklere izin verilmez.No ambiguities are allowed in a contract.
Polislerin görev başında içmelerine izin verilmez.The police aren't allowed to drink on duty.
Polis memurlarının görevdeyken içki içmelerine izin verilmemektedir.Policemen aren't permitted to drink on duty.
Personelin geri kalanı haber verilmeden işten atıldı.The rest of the personnel were fired without notice.
Burada oturanların bu alandan geçmelerine izin verilmedi.It was not permitted that the inhabitants trespass in the area.
İnsana da aşırı sıcaklıklara karşı koruyucu cihazlar verilmektedir.Man, too, has been given protective devices against extreme temperatures.
Tüm rehineler zarar verilmeden serbest bırakıldı.All the hostages were released unharmed.
Dava karar verilmeden kalır.The lawsuit remains undecided.
Oraya kimin gideceğine henüz karar verilmedi.Who will go there is not yet decided.
Kimsenin odadan çıkmasına izin verilmedi.Nobody was allowed to go out of the room.
Kadınlar ve erkekler arasında hiçbir eşitsizliğin var olmasına izin verilmemesi gerekir.No inequality should be allowed to exist between men and women.
Üniversiteye kayıt yaptırmasına izin verilmedi.He was not allowed to enroll in the college.
Ona çiftlikte iş verilmektedir.He is employed on the farm.
Sessiz kalmasına izin verilmedi.He was not allowed to remain silent.
Yabancıların girmesine izin verilmez.No outsiders are allowed to enter.
Kullanım koşulları haber verilmeksizin değiştirilebilir.Terms of use may be changed without notice.
O her zaman pisti ve yeterince yiyecek verilmemiş gibi görünüyordu.He was always filthy and looked like he wasn't given enough food.
Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on that which needs to be decided, then we split into two teams.
Neye karar verilmesi gerektiğine karar verelim, sonra iki takıma ayıralım.Let's decide what needs to be decided, then let's split into two teams, OK?
Burslar artık geçen yıl olduğu gibi bu yaz aynı öğrencilere verilmedi.This summer, no scholarships were awarded to students who received one last year.
Hiç kimsenin kararlaştırılmış işlerini gevşetmelerine izin verilmemesi önemlidir.It is important that no one is allowed to slack off on their assigned work.
Alkollü içki içen İnsanların girmesine izin verilmez.People who drink alcoholic beverages are not allowed to enter.
Küçüklerin girmesine izin verilmez.Minors aren't allowed to enter.
Restoranda sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not allowed in the restaurant.
Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez.You are not allowed to violate the rules.
Sınıfta uyumaya izin verilmez.Sleeping in class is not allowed.
Tutulmamış bir söz hiç verilmemesinden daha iyidir.Better a broken promise than none at all.
Bu caddede sola dönmenize izin verilmez.You are not allowed to turn left on this street.
Öncelikle karar verilmesi gerekenlere karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on what needs to be decided, then we split into two teams.
Trende sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted on the train.
Onların Kanada'ya geçmeleri için izin verilmedi.They were not permitted to cross into Canada.
Bir karar verilmeli.A decision had to be made.
Gazete muhabirlerine içeri girmesine izin verilmedi.Newspaper reporters were not permitted inside.
Oturanların alana girmesine izin verilmedi.Inhabitants were not permitted to enter the area.
Yasaklanmış kitaplar ücretsiz erişimine izin verilmeyen kitaplardır.Banned books are books to which free access is not permitted.
Milli parklarda avlanmaya izin verilmez.Hunting is not allowed in national parks.
Kampüsümüzde sigara içilmesine izin verilmez.There is no smoking allowed on our campus.