Anahtar ise bu değişkenlere ve bu verilere baktığınızda veri girdilerini anlamak zorunda oluşunuz.המפתח הוא, כאשר אתם מסתכלים על משתנים האלו, ואתם מסתכלים על הנתונים האלה, אתם צריכים להבין את הנתונים המוזנים.
Anahtar ise bu değişkenlere ve bu verilere baktığınızda veri girdilerini anlamak zorunda oluşunuz.تكمن أهميتها في أنك حين تنظر إلى هذه المتغيرات و هذه البيانات يتوجب عليك فهم مدخلات البيانات
Anahtar ise bu değişkenlere ve bu verilere baktığınızda veri girdilerini anlamak zorunda oluşunuz.その入力されたデータの詳細について理解することが必要だという事です 皆さんの体温を30日間測ったとします
Bakalım, tüm verilerle de deneyebiliriz. Evet, sanıyorum verilere uyuyor.Nézzük csak, mindegyikkel kipróbálhatjuk, amikor az ötödik napnál tartunk, ez 20-szor 5 az 100.
Bakalım, tüm verilerle de deneyebiliriz. Evet, sanıyorum verilere uyuyor.Podívejme se, můžete to zkusit se všemi, ale když je to 5. den, tak 20 krát 5 se rovná 100.
Bakalım, tüm verilerle de deneyebiliriz. Evet, sanıyorum verilere uyuyor.Zobaczmy, możecie to sprawdzić dla wszystkich danych, ale dla dnia 5 mamy 20 razy 5 to 100.
Bakalım, tüm verilerle de deneyebiliriz. Evet, sanıyorum verilere uyuyor.Нека видим, бихме могли да опитаме с всички тях, но когато денят е 5, 20 пъти по 5 е 100.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Ale když se podívám na ta čísla tak se to jinak vysvětlit nedá.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Anders kann ich mir das nicht erklären, wenn ich mir die Zahlen anschaue, was da vor sich geht.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Bởi vì tôi không thể giải thích, khi tôi nhìn vào những con số và những gì đang xảy ra.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.E non so spiegare diversamente, quando guardo le immagini, cosa sta succedendo.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Het is namelijk de enige manier waarop ik kan uitleggen wat er aan de hand is als ik naar de cijfers kijk.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Karena jika tidak saya tidak dapat menjelaskan apa yang terjadi saat saya melihat gambar itu.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Kiedy patrzę na liczby, nie umiem inaczej wytłumaczyć tego, co się dzieje.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.그것을을 보았을 때 그렇지 않으면 무슨 일인건지 설명할 수 없기 때문이에요.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Não consigo explicar de outra forma, quando olho para os números, o que está a acontecer.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Parce que je ne peux pas expliquer autrement, quand je regarde les chiffres, ce qu'il se passe.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Pentru că, mă uit la cifre și nu pot explica altfel ceea ce se întâmplă.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Porque no puedo explicar de otra manera, cuando veo las cifras, lo que está pasando.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Δεν μπορώ να το εξηγήσω αλλιώς, αυτό που συμβαίνει, όταν κοιτάω τους αριθμούς.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.По-іншому я не можу пояснити, коли я дивлюся на статистику і на те, що відбувається.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Я никак иначе не могу объяснить происходящее, когда смотрю на статистику.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.כי אחרת אני לא יכולה להסביר, כשאני מביטה במספרים, מה קורה.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.لأنه لا يمكنني الشرح خلاف ذلك عندما أنظر إلى الأرقام، و ما يجري.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.何が起きているのか 説明できません 私たちは下痢と公衆衛生の 解決策を知っていますが
Bazı verilere bakalım.Examinons quelques données.
Bazı verilere bakalım.Guardiamo qualche dato.
Bazı verilere bakalım.몇 가지 자료를 보시죠.
Bazı verilere bakalım.Laten we wat gegevens bekijken.
Bazı verilere bakalım.Miremos algunos números.
Bazı verilere bakalım.Nézzünk néhány adatot.
Bazı verilere bakalım.Podívejme se na nějaké údaje.
Bazı verilere bakalım.Przyjrzyjmy się danym.
Bazı verilere bakalım.Să analizăm niște date.
Bazı verilere bakalım.Schauen wir uns einige Daten an.
Bazı verilere bakalım.Vamos ver alguns dados.
Bazı verilere bakalım.Ας δούμε μερικά δεδομένα.
Bazı verilere bakalım.Погляньмо на деякі дані.
Bazı verilere bakalım.Посмотрим на кое-какие данные.
Bazı verilere bakalım.הבה נסתכל על קצת נתונים.
Bazı verilere bakalım.دعونا ننظر في بعض البيانات.
Bazı verilere bakalım.アメリカで1人当たりのGDPを示します
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Ani nie tak, že nám niekto ukáže dáta, ale skôr tým, že nám niekto bude to všetko pripomínať.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Có lẽ chúng ta không cần lắm dữ liệu, nhưng chúng ta cần thứ gì đó để nhắc nhớ.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.데이터보다도 상기시켜주는 것이 중요합니다.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Magari non abbiamo proprio bisogno dei numeri, ma abbiamo bisogno di promemoria.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Måske har vi ikke brug for dataene, men vi har brug for påmindelser.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Misschien geen exacte data, maar wel een aansporing.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Možná nepotřebujeme data, ale spíš připomínání.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Mungkin kita tidak memerlukan data, namun kita memerlukan pengingat.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Nie danych ale przypomnień.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Peut-être que ce ne sont pas des données qu'il nous faut, ce sont des rappels.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Poate nu avem nevoie de date, dar avem nevoie să ni se aducă aminte.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Quizá no tanto los datos, pero sí necesitamos recordatorios.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Talán nincs szükség az adatokra, de szükség van az emlékeztetésre.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Talvez não precisemos dos dados, mas precisamos de lembretes.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Vielleicht brauchen wir nicht so viele Daten, aber wir brauchen Erinnerer.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Vi kanske inte behöver datan, men vi behöver påminnelser.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Ίσως να μην χρειαζόμαστε τα ακριβή δεδομένα, αλλά χρειαζόμαστε υπενθυμίσεις.
Belki verilere cok ihtiyacimiz yok ama hatirlatmalara ihtiyacimiz var.Возможно нам нужны не столько данные сколько напоминалки.