23. Fırka emrine verilerek.63: Immanuelskyrkan Nr.
1995'te üretimine son verilerek,yerini Renault 19 'a bıraktı.Den första generationen presenterades 1995 och ersatte då Renault 19-modellen.
Ölümünden sonra Martha Gellhorn Gazetecilik Ödülü'ne adı verilerek anılmıştır.År 1999 instiftades journalistpriset The Martha Gellhorn Prize for Journalism till hennes minne.
Son zamanlarda köy arazisi geçici olarak mandıra sahiplerine kiraya verilerek köye gelir elde edilmektedir.Området har steg för steg omvandlats från fritidsområde till permanentboende.
Firma Google'dan bağımsız olarak faaliyet gösterir ve finansal verilere dayalı yatırım kararları alır.Фірма працює незалежно від Google і здійснює управління інвестиційними рішеннями.
Daha sonrasında şirkete yeni imtiyazlar verilerek hattın uzatılmasına devam edilmiştir.Потім для цієї нової компанії затверджено нові правила.
Bu bilgisayar güvenerek tam cihazınıza erişim ve tüm verilere sahipliyi sağlayacaktır."Примусьте систему зберігати дані і заповнювати їх де необхідно автоматично».
Paketleme, büyük verileri küçük verilere bölme işlemidir.Всі гачки та відділення для зберігання речей невеликого розміру.
Renault 25 üretimine 1992 'de son verilerek, araç yerini Renault Safrane'a bıraktı.Safrane був запущений у виробництво в 1992 році як заміна Renault 25.
Adettendir, mutlaka yüklü bir bahşiş verilerek kapı açtırılır.Na zárubni je pomocí závěsů (pantů) zavěšeno křídlo dveří.
2004'teki verilere göre nüfusları 7,200 ve 8,800 arasındadır.V roce 2004 byla jeho populace odhadována na 7 200 - 8 800 dospělých jedinců.
Felakette Exxon Valdez isimli petrol tankerinden resmî verilere göre 10.8 milyon galon petrol denize akmıştır.Při havárii tankeru Exxon Valdez mělo dojít k úniku 41 milionů litrů ropy.
Renault 25 üretimine 1992 'de son verilerek, araç yerini Renault Safrane'a bıraktı.Safrane se začal vyrábět roku 1992, kdy nahradil Renault 25.
Öte yandan Stalin'in ajanları tarafından morfin verilerek öldürülmüş olduğu da diğer bir başka söylentidir.Existuje též teorie o tom, že byl zavražděn stalinskými agenty.
Bu görevler sonucunda çok değerli bilimsel verilere ulaşıldı ve Ay'dan 381.7 kilogram (842 Ib) örnek alındı.Měsíční mise získaly cenná vědecká data a 382 kilogramů měsíčních vzorků.
Kasım 1704'te vezirlik de verilerek kaptan-ı derya yapıldı.Selkirk byl roku 1704 na vlastní žádost vysazen z lodi.
Ayrıca sosyal etkinliklere yer verilerek kişisel gelişimlerine katkı sağlanmaktadır.Na nerušeném místě se věnujete vlastní praxi osobního rozvoje.
Bu verilere göre söz konusu bölgenin yüzeyi yüzde 80 civarında buzdan meydana gelmektedir.Je odhadováno,že až 30 % zemského povrchu bylo pokryto ledem.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Ez így is történt, de ezután is 3 évente és nem 4 évente iktatták be a szökőévet.
Fetihten sonra halka büyük imtiyazlar verilerek adaya Anadolu'dan Türk nüfusu yerleştirilmiştir.Az annexió után Anatóliából török telepesek érkezek a szigetre.
Ağustos 1864'te vezirlik verilerek şereflendirilmiştir.1864 márciusában Holmest felmentették.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Hänet syrjäytettiin kummallakin kerralla vallankaappauksella.
Eğer ayakkabısı çalınırsa, çalan kimseye mükâfât verilerek ayakkabı geri alınır.Tämä on luvannut ottaa puolisokseen sen, joka toisi kengän takaisin.
Araç 1986'da üretimine son verilerek yerini Renault 21'e bıraktı.Euroopassa valmistus päättyi 1986 Renault 21:n tullessa markkinoille.
Renault 25 üretimine 1992 'de son verilerek, araç yerini Renault Safrane'a bıraktı.Renault 25:n korvasi vuonna 1992 Renault Safrane.
SpaceX, güç verilerek yapılan iniş denemelerinin ilk birkaçında başarı beklemediklerini açıkça belirtmişti.SpaceX ei tosin ollut varma oliko rakettivaiheen laskuvarjo auennut onnistuneesti.
Birim sayısı az olan yığınların çeşitli özellikleri ham verilere dayanılarak kolaylıkla bulunabilir.Yksilön jättämien jälkeläisten määrään vaikuttaa liikaa sattuma.
Renault 25 üretimine 1992 'de son verilerek, araç yerini Renault Safrane'a bıraktı.Αντικατέστησε το Renault 25 και αντικαταστάθηκε το 2002 από το Renault Vel Satis.
Bu muharebede kazanılan zafer üzerine seferin amacına ulaştığına karar verilerek Yunanistan'a geri dönüldü.Η Ελλάδα είχε ανάγκη τη νίκη για να καταφέρει να περάσει στην επόμενη φάση.
Ekim 1749'de vezirlik rütbesi verilerek Konya eyalet valiliğine gönderilmiştir.Τον Δεκέμβριο του 1793, η Επιτροπή κατείχε εκτελεστική ισχύ έναντι της Επιτροπής.
Kayıtlardaki verilere güven duyabileceğini sanmıyorum.Δε νομίζω ότι μπορείς να εμπιστευτείς τα δεδομένα στα αρχεία.
Ancak bu, henüz mevcut tarihsel verilere dayanarak belgelenmemiştir.Κάτι τέτοιο όμως δεν τεκμηριώνεται με βάση τα διαθέσιμα ιστορικά στοιχεία.
Kendi ağzından yazılmış ve önceden hazırlanmış bir istifa mektubu kendisine verilerek imzalaması istendi.Dass var blevet lovet, at teksten til hans tale skulle ligge klar til ham ved ankomst.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Siden den gang har legene igen være arrangeret med fire års mellemrum.
1934 Nisan'ında Heinrich Himmler tarafından Reinhard Heydrich ve Heinrich Muller'e yetki verilerek kuruldu.I april 1934 blev Reinhard Heydrich udnævnt til chef og i 1939 efterfulgtes Heydrich af Heinrich Müller.
Nasyonal sosyalizmde siyasî partiye önem verilerek teşkilatlanma sıkı tutulmuştur.En organiseret modstand mod nationalsocialismen har man for Lustenaus vedkommende ikke kunne påvise.
Kayıtlardaki verilere güven duyabileceğini sanmıyorum.Jeg tror ikke, du kan stole på dataene i registret.
Ölümünden sonra Martha Gellhorn Gazetecilik Ödülü'ne adı verilerek anılmıştır.Martha Gellhorn Prize for Journalism er oppkalt etter henne.
Bu dönemde sayısal verilere bakıldığında, Siyah-beyaz filmler renkli filmlerin gerisinde kalmıştır.Noen få av disse episodene eksisterer derfor bare som svart-hvitt-kopier på film.
Bu verilere göre Monte Pissis Ojos del Salado önünde Dünya'nın en yüksek volkanı olarak kabul edilecekti.Dermed er det Ojos del Salado i samme fjellkjede som er verdens høyeste vulkan.
Hüsrev Paşa'ya Diyarbakır Valiliği görevi verilerek hemen oraya doğru yola çıkartıldı.Maka Gandi segera memerintahkan Purnomo (Rano Karno), untuk segera membuldoser tempat tersebut.
Küçük yaşta hareme alınıp müzik ve dil eğitimi verilerek yetiştirilmiş.Masa kecilnya diisi denganmempelajari beberapa bahasa dan musik, serta melakukan banyak perjalanan.
Ön verilere göre şu ana kadar yapılan araçlar içinde en hızlı olması beklenmektedir.Pada waktu peluncurannya, mobil ini menjadi mobil tercepat di jamannya.
Ölümünden sonra Martha Gellhorn Gazetecilik Ödülü'ne adı verilerek anılmıştır.Giải thưởng báo chí Martha Gellhorn được đặt theo tên bà.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Không cần nói, chúng được bán hết chỉ sau ba hay bốn ngày.
Ağustos 1864'te vezirlik verilerek şereflendirilmiştir.Ông được xuất ngũ danh dự vào tháng 12 năm 1864.
Verilere göre gezegen geçmişte günümüzdeki haline kıyasla daha yaşanabilir haldeydi.Ở một vài thời điểm trong quá khứ, nó có thể đã quay nhanh hơn hiện tại.
Bu saatten sonra girilmesi gardiyana „ceza parası“ verilerek gerçekleşir.Sau khi hết chức vụ, lương này sẽ được trả suốt đời như là "lương danh dự".
Almanlara ait olmayan gazeteler yalnız Almanca basılmak koşuluyla özel izin verilerek yayım yapabilmelidir. c.b. ドイツ以外の新聞はその発行にあたって国家の明確な許可を必要とする。
Ağustos 1864'te vezirlik verilerek şereflendirilmiştir.1864年8月 - 赦免される。
Gereksinimler için verilere özel alanlar ekleyin.特定の要求仕様についての必要とされる詳細を提供する。
Veriler herhangi bir işleme tabi tutulmamışsa bu verilere "ham veriler" denir.だが物語を綴る喜びを忘れられず「あるかの」に参加。
Kendisine Azaz ve Kilis Sancakbeylikleri arpalık olarak verilerek emekliye ayrıldı.取的や裏方衆にまで土下座して謝罪したという。
Kapıcıbaşı rütbesi verilerek, emekli statüsüyle 150 akçe maaş bağlandı".^ 勘定吟味役の属吏で、役高150俵。
Yine bu verilere göre 19. yüzyıl, 18. yüzyıla göre nispeten daha serin geçmiştir.そのデータによれば、18世紀後半は暖かな気候であり、また19世紀は比較的涼しい気候であった。
Fakat eldeki verilere göre her kuruluşun bir söylencesi vardır.^ ただし、登場時は所々錆び付いた箇所がある。
Bu doğrulandıktan sonra 40 peynir verilerek harita gönderilir.一旦通过测试,玩家可以选择用花费40奶酪来提交地图。
Birçok şeye Fermi'nin adı verilerek onurlandırılmıştır.费米身后有许许多多的事物是以他的名字命名的。
Isı verilerek katı hale getirilir.受但是捨受。
Birim sayısı az olan yığınların çeşitli özellikleri ham verilere dayanılarak kolaylıkla bulunabilir.」 無法以人體長期實驗多少量是否有不良影響。