Ana içeriğe geç
Sözlük

verilere ile cümle

verilere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bazı verilere göre "Nihai Çözüm" yeni bir semt olan Bezirk Bialystok'ta başlamıştı.En un principio, su intención era la de comprobar si existía un "mar interior" en Nueva Gales del Sur.
Bilinci kapalı ise koma pozisyonu verilerek yardım çağrılır.Si el rescatista está solo, se recomienda pedir socorro.
Tüm bu verilere yaygın olarak kullanılan Haploview yazılımı aracılığı ile de ulaşılabilir.Por ello se invita a todos y todas a la práctica de la cartografía tal y como aquí se propone.
Bu da verilere dair iletişim ve paylaşımı daha zor kılmaktadır.Con esto, se consigue comparar y compartir información y datos de forma más fácil.
Ölümünden sonra Martha Gellhorn Gazetecilik Ödülü'ne adı verilerek anılmıştır.Dopo la sua morte, in suo onore è stato istituito il Martha Gellhorn Prize for Journalism.
İlk yıl iki dereceli verilen ödül, daha sonra tek kitaba verilerek devam etmiştir.Comincia dunque la sua ricerca dei due, unita alla ricerca della nuova vita promessa dal libro.
2004'teki verilere göre nüfusları 7,200 ve 8,800 arasındadır.La popolazione attuale venne stimata nel 2004 tra i 7200 e gli 8800 individui maturi.
Özellikle 1916 yılında keşfettiği Barnard Yıldızı ile tanınır ve adı verilerek onurlandırılmıştır.La sua scoperta più nota è la stella di Barnard, nel 1916, così chiamata in suo onore.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Riceveva questi poteri solo attraverso un processo politico di elezione.
Bu askerlere ailelerinin istihkakı için toprak verilerek ödeme yapılıyordu.Questi soldati erano pagati con un appezzamento di terra adatto alle esigenze delle loro famiglie.
23. Fırka emrine verilerek.23, su richiesta del compositore.
Daha önceki dönemlere ait verilere ulaşılamamıştır.Non sono presenti i dati relativi ai periodi precedenti.
Bu verilere göre, Kosova’da yaklaşık 250.000 kişinin Türkçe konuştuğu kaydedilmiştir.Quest'ultima lingua è attestata anche in Kazakistan, dove si stima sia parlata da circa 15 mila persone.
Isı verilerek katı hale getirilir.La custodia viene data a loro.
Maç sayısı ve goller 27 Mart 2018'de Makedonya ile yapılan maçtan sonraki verilere dayanmaktadır.Presenze e reti aggiornate al 27 marzo 2018, dopo la partita contro l'Afghanistan.
WAHID arayüzü, DHSÖ'nün yeni Dünya Hayvan Sağlığı Bilgi Sistemi içinde bulunan tüm verilere erişim sağlar.Trieste sperimentò, per l'Organizzazione Mondiale della Sanità, nuovi servizi di salute mentale.
2004 yılındaki verilere göre 2,169 nüfusa sahiptir.Conta una popolazione di 2.169 abitanti al 2007.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.In entrambe le gare fu costretto al ritiro.
Bu verilere bakılırsa, firmanız kâr ediyor.Судя по этим данным, ваша фирма приносит прибыль.
Firma Google'dan bağımsız olarak faaliyet gösterir ve finansal verilere dayalı yatırım kararları alır.Фирма работает независимо от Google и осуществляет управление инвестиционными решениями.
Tüm bu verilere yaygın olarak kullanılan Haploview yazılımı aracılığı ile de ulaşılabilir.К этим данным можно также непосредственно получить доступ из широко используемой программы Haploview.
Yine köyün gençleri yollara ip çekerler bunlara da bahşiş verilerek geçilir.По пути молодёжь опять преграждала ему путь, требуя выкуп.
1978'de Babek adı verilerek Babek Rayonu'nun idarî merkezi oldu.1978 год оказался для Rainbow особенно тяжёлым.
Filozoflara göre gerçek yalnız akıl ile bilinir ve bulunur, Kur'an genellikle aklî verilere göre yorumlanır.Философия всегда рискует превратиться в здравый смысл или обыденное знание, если мы уже знаем, как мыслить.
Bu dolaylı verilere göre formasyonun göreli olarak Geç Pliyosen yaşta olduğu kabul edilmiştir.Судя по характеру документа, был в то время уже совершеннолетним.
Geminin yedi yıllık, kısa bir hizmeti oldu ve ardından görevine son verilerek yedeğe alındı.Первые семь лет крейсер служил в составе флота, после чего он был снят со службы и отправлен в резерв.
Mutluluğun subjektif ve ölçülmesi zor olması sebebiyle genellikle diğer verilere daha çok önem verilir.إلا أنه ولأن السعادة موضوعية ومن الصعب قياسها، فقد أُعطيت المعايير الأخرى الأولوية.
Gaz odaları, hayvan ötanazileri için kullanılır, ölümcül dozda karbon dioksit verilerek.تستخدم غرف الغاز أيضاً في القتل الرحيم للحيوانات باستخدام أول أكسيد الكربون.
Önceleri düz olan bu parçalara sonradan bazı bölgelerde eğim verilerek yeni şekiller oluşturulmuştur.فيتم أخذ هذه اللبنات كأجزاء أولية يتم من خلالها بناء المحارف الأخرى إن أمكن ذلك.
Bu verilere göre KKTC vatandaşlarının yıllık artış hızı %1.70'tir.و بحسب هذا التعداد فإن معدل الزيادة بين مواطني قبرص الشمالية التركية في القرية بلغ 1.70 % سنويًا.
Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu.تتطلب هذه الحلول عقدا مع البنك أو البريد التونسي.
Daha önceki dönemlere ait verilere ulaşılamamıştır.تكون مناسبة عندما تكون البيانات السابقة غير متوفرة.
Sadece bir diğer doktor bu verilere bakabilir.Apenas um processador pode conter dados neste estado.
Daha önceki dönemlere ait verilere ulaşılamamıştır.Não se pode escolher as que já foram usaram nas etapas anteriores.
2005 yılına ait verilere göre Güney Kore'de 280 kilisede 1,13 milyon takipçisi vardır.Em 2005, a religião tinha cerca de 1.130.000 seguidores e 280 igrejas na Coreia do Sul.
Bu dönemde Tepe Mahallesinde ilk yerleşim birimleri Mermeris ismi verilerek kurulmuştur.Ainda hoje, existe no vizinho Boca do Monte a unidade residencial com este nome.
Paketleme, büyük verileri küçük verilere bölme işlemidir.Revista Pequenas empresas, grandes negócios.
Paket verilere ayrıştırılırken, pakette bulunan ofsetler kullanılır.A cada versão que é lançada, mais pacotes e funções são implementados no sistema.
Yine aynı verilere göre Türkiye'de km2 başına ortalama 105 kişi düşmektedir.Gemiddeld leven er per km2 ongeveer 65 Kretenzers.
Verilere göre, Mars yüzeyindeki sular yaşam için gerekenden çok daha tuzlu ve çok daha asitlidir.Het water op Mars lijkt echter te zuur en te zout te zijn geweest voor aardse vormen van leven.
Bazı verilere göre 1926’da Rusya’da 4 binin üzerinde Şapsığ yaşıyordu.In 1963 stond het zes weken in de Duitse hitparade.
Bu da verilere dair iletişim ve paylaşımı daha zor kılmaktadır.Hierdoor worden communicatie en informatieopname bemoeilijkt.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Hoogervorst verdedigde zijn wetsvoorstellen echter met succes in het parlement.
Kasım 1704'te vezirlik de verilerek kaptan-ı derya yapıldı.Wegens financiële problemen liet hij zich in 1704 inlijven in het leger, waar hij het tot kapitein bracht.
1990'ların başlarındaki verilere göre Silivri'deki ormanlık alan 27.453 hektardır.Bronnen: Naar schatting bedroeg de beboste oppervlakte van de gemeente Mol 4725 hectare in 1900.
Her hafta ünlülere çeşitli görevler verilerek çift olarak bu görevleri yerine getirmeleri istenmektedir.Elke week worden zij tijdens hun rally geconfronteerd met de meest uiteenlopende opdrachten.
Bu verilere bakılırsa, firmanız kâr ediyor.Ik kan aan de hand van deze gegevens zien dat uw bedrijf winst maakt.
Hollanda'daki posta kodları, belediyeler tarafından üretilen verilere yönelik olarak PostNL tarafından atanır.Postcodes in Nederland worden door PostNL aan door gemeenten gegenereerde adresgegevens toegekend.
İlk yıl iki dereceli verilen ödül, daha sonra tek kitaba verilerek devam etmiştir.Podzielony był na dwie części – Księgi pierwsze oraz Księgi wtóre.
Bazı verilere göre 1926’da Rusya’da 4 binin üzerinde Şapsığ yaşıyordu.Według niektórych danych w 1926 roku, Rosję zamieszkiwało ponad 4 tysiące Szapsugów.
Verilere göre gezegen geçmişte günümüzdeki haline kıyasla daha yaşanabilir haldeydi.W związku z tym jego wpływ na naszą planetę był silniejszy niż obecnie.
Yem verilerek evcilleştirilebilir.Można hodować go na pożywce CA.
Küçüklere şeker, çikolata ve para verilerek sevindirilir.Dzieci nagradzane są pieniędzmi, owocami, słodyczami, czekoladą i innymi prezentami.
Cizre, meteorolojik verilere göre Türkiye'nin en sıcak noktalarından biridir.Klimat Pegli według statystyk jest uważany za jeden z najcieplejszych w Ligurii.
İlk olarak analog elektrik sinyaline dönüştürülen ses, elektronik ortamda dijital verilere dönüştürülür.Uzyskany w ten sposób sygnał analogowy dźwięku może zostać przekształcony do postaci sygnału cyfrowego.
Bilinci kapalı ise koma pozisyonu verilerek yardım çağrılır.Z pomocą przychodzi nieznajomy przybysz.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Ale ukryliśmy się obaj, spłoszeni.
1770'te ise vezirlik rütbesi geri verilerek Eflâk seraskeri yapıldı.Po roku 1770 zrezygnowano już z dalszych domieszek czystej krwi arabskiej.
Eğer ayakkabısı çalınırsa, çalan kimseye mükâfât verilerek ayakkabı geri alınır.Har man ont i foten hjälper det inte att köpa en större sko.
1934 Nisan'ında Heinrich Himmler tarafından Reinhard Heydrich ve Heinrich Muller'e yetki verilerek kuruldu.I april 1934 utsågs Reinhard Heydrich till chef och 1939 efterträddes Heydrich av Heinrich Müller.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod