Ana içeriğe geç
Sözlük

veriler ile cümle

veriler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Girilen verileri kabul eder ve kaydederAccepts the entered data and stores it
Değiştirilen verileri kaydetmek için bunu kullanın.Use this to store the modified data.
Değiştirilen verileri yoksaymak için bunu kullanın.Use this to discard the modified data.
Bitir! Veriler tutarlı.Finished: data is consistent.
Kişisel VerilerPersonal Data
Kişisel Veriler...Personal Data...
Kişisel veriler gösteriliyor...Viewing personal data...
& Tüm verileri önceden yüklePreload & all data
XML verilerini gösterDisplay XML data
Aktarım verilerini otomatik olarak doldurma.Do not auto-fill transaction data at all.
Filtre verileri alınamadıCould not fetch filter data
Güncel arka uç verilerini değiştirme. @ title: windowDo not change the actual backend data.
Güncel arka uç verilerini değiştirme. @ label, name of an addressbook folderDo not change the actual backend data.
LDAP' tan verileri yükleSave data to LDAP
Verileri LDAP' a kaydetKey Attribute:
Depo verileri ayarlanıyorThe role of the transaction, in present tenseSetting repository data
Depo verilerini ayarlaThe role of the transaction, in past tenseSet repository data
Bu işlem aygıt üzerindeki tüm verileri silecektir. Devam etmek istiyor musunuz?This will destroy all data on device. Do you want to continue?
İnsan-kaçakçılığı verileri iç karartıcı.Human-trafficking figures are discouraging.
Akamai her üç ayda bir raporunu küresel sunucu ağında toplanan verilere dayanarak hazırlıyor.Each quarter, Akamai publishes its report based on data gathered across its global server network.
Yolcu bilgilerini paylaşma planı, verilerin gizliliğiyle ilgili korkulara yol açtıPassenger data sharing plan stokes privacy fears
İşsizlik ve maaş verileri de bu dengesizliğe ışık tutuyor.Unemployment and salary data spotlights the imbalance.
Belgede, verilerle ilgili sorunların uzmanlık eksikliğiyle birleştiği belirtiliyor.The problems with data are compounded by a lack of expertise, it said.
Ne var ki, AGİT verilerine göre birçok ülkedeki kadınlar hâlen önemli mevkilerde bulunmuyorlar.However, women are still not holding power positions in many countries, the OSCE reports.
Bilimde yanlış bilgi veya verileri gizleyemezsiniz.You can't hide false information or data in science.
Yetkililer kişisel verilerin seçim sahtekarlıklarının azaltılmasına yardımcı olmasını bekliyorlar.Authorities expect the personal data to help reduce voter fraud.
"Sıkı çalıştık, bütün verileri topladık."We worked hard, we collected all data.
Özel borçlarla ilgili veriler de aynı derecede kaygı uyandırıcı.Similarly alarming is the data on private debt.
Tüm makalelerde Devlet İstatistik Kurumundan alınan veriler kullanılmıştı.All articles use figures obtained from the State Statistical Office.
Fakat soruşturma komisyonu bu rakama daha önceki verilerle çeliştiği gerekçesiyle karşı çıkıyor.But the investigative commission disputes that figure, saying it conflicts with earlier data.
Kısmi veriler yaklaşık 37 milyon avro yatırım yapıldığını öne sürüyor.Partial data suggests some 37m euros have been invested.
Resmi verilere göre, Hırvatistan-Slovenya sınırını her yıl 55 milyondan fazla insan geçiyor.According to official data, more than 55 million people cross the Croatia-Slovenia border each year.
Veriler, Arnavutluk vatandaşlarının yaklaşık %40'ının düzenli olarak sigara içtiğini ileri sürüyor.The data suggests about 40% of Albanian citizens smoke regularly.
Sağlık bakanlığının açıkladığı verilere göre, tütün tüketimi 1990 yılında sonra artış kaydetti.According to data provided by the health ministry, tobacco consumption increased after 1990.
İşsizlikle ilgili istatistik veriler oldukça vahim bir gerçeği işaret ediyor.The unemployment statistics provide a stark bottom line.
Yeni verilere göre çok sayıda Sırp aşırı yoksulluk içinde yaşıyorNew data suggests many Serbs still live in extreme poverty
CoE'nin verileri, çocuklara yönelik cinsel şiddetin çarpıcı seviyesine işaret ediyor.The CoE's data points to the dramatic extent of sexual violence against children.
Sırbistan ve Karadağ, güvenilir veriler mevcut olmadığı için 208 Endeksine dahil edilmediler.Serbia and Montenegro are not included in the 2008 Index due to a lack of reliable data.
Geçmiş yıllardaki rakamlar bütünlüklü olmayan verilere dayanıyordu.Figures in past years were based on incomplete data.
BM verilerine göre, bugüne kadar Suriye'deki toplam ölüm bilançosu 2 bin 200'e ulaştı.The overall death toll has reached 2,200 in Syria so far, according to the UN.
Ekonomistler, bu verilerin tüketimin neden bu kadar düşük olduğunu gösterdiğini söylüyorlar.Economists say it is this data that shows why consumption is so low.
AEPS'nin verilerine göre, Sırbistan'daki 29 cezaevinde 11 binden fazla hükümlü bulunuyor.There are more than 11,000 convicts in Serbia's 29 prisons, according to AEPS data.
Kosova Gümrük Dairesi verileri de dengesizliği doğruluyor.Kosovo Customs data confirms the imbalance.
Verilere Göre BH'deki Dış Yatırımlarda Teşvik Edici Artış VarData Shows an Encouraging Rise in Foreign Investments in BiH
Veriler, IMF'nin %1,5 ve Dünya Bankası'nın %2'lik ekonomik büyüme tahminlerine benziyor.The data compares to an IMF forecast of economic growth at 1.5% and a World Bank prediction of 2%.
Bazı istatistik veriler de Djukoviç’in bu iddiasını destekliyor.Certain statistics support his claim.
Değerlendirmede kullanılan verilerin çoğu 2005 yılı için geçerli.Most of the data used in the assessment is for 2005.
Romanya ekonomisinin iç dinamiklerine daha farklı bir gözle görmeyi gerektiren veriler mevcut.There are data that compel a more nuanced view of the inner dynamics of the Romanian economy.
Ancak bütün verileri işlemden geçirdikten sonra kaç tane vatandaşımız olduğunu görebileceğiz.Only after we have processed all the data will we see how many such citizens there are.
Nüfusla ilgili resmi veriler 15 Kasım'da açıklanacak." dedi.Official data on the number of inhabitants will be revealed on November 15th," Lakcevic said.
Resmi verilere göre ülkeyi yaklaşık 13 milyon yabancı turist ziyaret etti.Around 13 million foreign tourists visited the country, according to official data.
İşte bu yüzden BH’nin yeni verilere ihtiyacı var", dedi.That is why BiH needs fresh data," said Pierre Mirel, the EC's director for the Western Balkans.
Veriler son derece bozuk bir ticaret dengesine işaret ediyor.Data suggests a highly lopsided balance of trade.
Elimizdeki veriler, şimdiye kadar yaklaşık 1.000 kişinin işten çıkarıldığını gösteriyor.Our data shows that around 1,000 employees have been laid off so far.
Resmi verilere göre, Eylül ayında ortalama aylık ücret 380 avroydu.According to official data, the average monthly salary in September was 380 euros.
Elektronik dosyalama süreci tamamlandıktan sonra, firmalar verilerin doğruluğunu teyid edecekler.After the e-filing process is completed, the firms will confirm the accuracy of the data.
Resmi verilere göre, çalışma yaşındaki Romanlar arasındaki istihdam oranı %50'nin biraz üzerinde.The employment rate among working age Roma stands at just over 50%, according to official data.
ComScore verilerine göre, milliyet.com.tr Türkiye'de en fazla ziyaret edilen haber sitesi.According to comScore data, milliyet.com.tr is the most visited news site in Turkey.
Veriler, Arnavutların mobil iletişim hizmetlerine ayda ortalama 13 avro harcadığını gösteriyor.The data show Albanians spend an average of 13 euros per month for mobile communication services.
Sırbistan Ticaret Odasının verileri, ülke turizminde bir gerileme yaşandığını gösteriyor.Serbia's Chamber of Commerce data reflect a decline in the country's tourism.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
veriler ile cümle - Sayfa 12 - veriler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App