Ana içeriğe geç
Sözlük

verilen ile cümle

verilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Deze wet moest een eind maken aan arbeid door kinderen jonger dan 12 jaar.
Bu ile 1951e kadar verilen isim "Provincia dello Ionio (Iyonyo ili)" idi.Deze werd in 1947 hernoemd tot "provincie Kivu".
Sadece televotingle karar verilen ilk üç katılımcı finalde yükselmiştir.N.B. Alleen voor de top 3-plaatsen werd de keuze van de televisiekijkers bekendgemaakt.
26 Haziran 2015'te Amerika Birleşik Devletleri Yüce Mahkemesi tarafından verilen Obergefell v.Op 26 juni 2015 oordeelde het Hooggerechtshof van de Verenigde Staten in de zaak Obergefell v.
Taiko, Geleneksel Japon savaş davullarına verilen isimdir.Sohei is de term die het vaakst wordt toegekend aan de Japanse strijder-monniken.
Alice, şu anlamlara gelebilir: Alice (isim), insan ya da kurgusal karakterlere verilen bir isim.Nomen kan verwijzen naar: Een naamwoord, een woord dat een mens, dier of ding benoemt.
Cinsel partner, cinsel ilişkiye giren insanlara verilen isim.Submissive is de aanduiding voor de onderdanige persoon in een seksuele relatie.
Askeriyede yer alan emir zinciri, üstler tarafından verilen "yasal" emirlerin yerine getirilmesini hükmeder.C-Note zit in het leger en "regelt" weleens wat voor zijn leidinggevende.
Bu listede verilen nehir isimleri en genel kabul edilen isimlerdir.Rivieren die ook in de lijst hierboven vernoemd zijn staan in het vet.
Millî bayram, bir ülkede kutlanan ulusal içerikli bayramlara verilen addır.Het bekendste onderscheid is met een nationale feestdag, een feestdag die gevierd wordt binnen een land.
Rotten Tomatoes sitesinde bağlantısı verilen tüm eleştirmenler film hakkında olumlu görüşler bildirmişlerdir.Critici op Rotten Tomatoes reageerden negatief op de serie.
Tartışmalı bir tedavi yöntemi multipl subpial rezeksiyon adı verilen cerrahi bir teknik kullanımıdır.Reden waarom een neuscorrectie een veelgevraagde cosmetisch chirurgische ingreep is.
Paragraf 2de verilen diğer kurallar bu yolların numaralanmasında uygulanmıştır.Pozostałe zasady punktu 2 są dla tych dróg zachowane.
İlk yıl iki dereceli verilen ödül, daha sonra tek kitaba verilerek devam etmiştir.Podzielony był na dwie części – Księgi pierwsze oraz Księgi wtóre.
Kardeşi Kabil'in çocuklarının bir kısmı, Şit Peygamber'e verilen bu suhuflara karşı çıkmıştır.Pan, Bóg twój, wzbudzi ci proroka spośród braci twoich, podobnego do mnie.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Stan zdrowia ponad 90% pacjentów leczonych szpitalnie poprawia się po podaniu pierwszych antybiotyków.
Hexakosioihexekontahexafobi, 666 korkusuna verilen isimdir.Heksakosjoiheksekontaheksafobia – lęk przed liczbą 666.
1959'dan 1974'e kadar sadece erkeklere verilen ödül, 1974 yılından beri bayanlara da verilmektedir.Wśród mężczyzn nagroda przyznawana jest od 1959 roku, a wśród kobiet od 1974.
Kur'an ayetleri sure adı verilen bölümleri oluşturur.Znaki te są zwane znakami sterującymi.
Takımdan verilen tek bilgi arabayı R Smith'in sürdüğü fakat araba sahibinin Anthony olduğuydu.Jedyną informacją, wydaną przez zespół było to, że Smith prowadził samochód należący do Anthony’ego.
Renaudot Ödülü (Fransızca: Prix Renaudot), 1926 yılından bu yana her yıl verilen Fransız edebiyat ödülüdür.Nagroda Renaudot (fr. Prix Renaudot) – francuska nagroda literacka, przyznawana od 1926 roku.
Eczaneler ilaç satılmasına ruhsat verilen dükkânlardır.Wykaz dopuszczonych do obrotu surowców farmaceutycznych.
Bunlar Bohr atom modelinde izin verilen yörüngeler gibidir.Są one podobne do dozwolonych orbit w atomie Bohra.
Bunu yapabilmek için de önce kendilerine verilen özel kartları kullanarak kapyı açmaları gerekiyordu.Można było je otworzyć za pomocą zdobytych wcześniej kluczy.
Foresight Conary ismi verilen paket yöneticisini kullanmaktadır.Foresight Linux korzysta z systemu zarządzania pakietami o nazwie Conary.
Uluslararası yarışmalarda her taraf kendine verilen 73 dakikada tüm atışlarını tamamlamalıdır.Podczas międzynarodowych rozgrywek drużynom przyznawane są 73 minuty na wykonanie wszystkich rzutów.
Damaya: bir orojen olduğu keşfedildikten sonra bir Muhafız’a verilen bir çocuk.Damaya – dziewczynka, której został przydzielony strażnik po tym, gdy odkryto jej umiejętności.
İsveç şarabı, İsveç'te üretilen şaraplara verilen addır.Wina słowackie – wina produkowane na Słowacji.
Golden adı verilen albümün yayım tarihi 6 Nisan 2018 olarak belirlendi.Czternasty album artystki zatytułowany Golden ukazał się 6 kwietnia 2018 roku.
"Because It's Christmas" adı verilen şarkı dijital olarak 5 Aralık'ta serbest bırakıldı.5 grudnia została wydana piosenka Because It's Christmas.
26 Haziran 2015'te Amerika Birleşik Devletleri Yüce Mahkemesi tarafından verilen Obergefell v.26 czerwca 2015 Sąd Najwyższy Stanów Zjednoczonych w wyroku w sprawie Obergefell v.
Semptomların başlamasından sonraki 9 gün içinde verilen antibiyotikler iyi sonuç verir.Antybiotyki dobrze spełniają swą rolę, jeśli zostaną podane w ciągu 9 dni od momentu wystąpienia objawów.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.Miary dostarczone przez WikiRank wykorzystywane w ocenie jakości infoboksów.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Dokument ten prawnie ograniczył możliwość rozpoczęcia pracy przez dzieci poniżej 14 lat.
Olimpiyat oyunları tüm Yunan halklarının katıldığı, panhellenik oyunlar adı verilen karşılaşmalardı.Igrzyskami w Olimpii zainteresowane były wszystkie polis greckie.
Bu formül yukarıda verilen hallerden daha geniş hallerde de geçerlidir.Spróbujmy nieco sformalizować idee przedstawione wyżej.
Verilen yarım çekirdek erkek, kalan ise dişi birey rolündedir.Poszkodowanego podtrzymuje mężczyzna, tak iż znajduje się on w postawie półsiedzącej.
Her verilen ceza için o cezanın 2 katı kadar mükafat kazanılır.Za każde z tych przewinień można otrzymać 2 minutową karę.
Firavun (Arapça فرعون Fir'awn; İbranice פַּרְעֹה Parʻō) Antik Mısır'da hükümdarlara verilen isim.Faraon Amenemhat III jest tym faraonem, u którego Józef był wezyrem.
Hera tarafından verilen son görevi ise, beyaz bir ineği Zeus'un erişiminden korumasıdır.Najważniejszym obowiązkiem Jess`a jest dojenie krowy, Panny Bessie.
1924 tarihinden itibaren GEHAG adı verilen bir ofisin yöneticiliğini yaptı.Od 1924 Biuro otrzymało nazwę zarządu.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.Reakcja na leczenie różni się w zależności od genotypu wirusa.
Eğitime verilen önem her geçen gün artmaktadır.W ogólnym założeniu trening każdego dnia powinien być inny.
Grubun müziği thrash metal, hardcore punk ve gypsy folklore adı verilen türlerin karışımından oluşuyordu.Muzyczna mikstura jaką grali była mieszanką thrash metalu, hardcore'u, punka i cygańskiego folkloru.
2012 yılında Arjantin Aktörler Derneği tarafından verilen Podestá Ödülü'nü aldı.W 2006 r. otrzymała Honorową Nagrodę Podestá, przyznaną przez Stowarzyszenie Aktorów Argentyńskich.
NBA En Değerli Oyuncu Ödülü (Most Valuable Player, kısaca MVP), NBA'de oyunculara verilen bir ödül.NBA Most Valuable Player Award (Nagroda MVP NBA) – nagroda dla najwartościowszego gracza w lidze NBA.
Sadece verilen görevleri yapar.Wykonywał jedynie zadania ochronne.
Burada verilen bilgiler tamamiyle güvenilir değildir.Informacji tej nie przyjęto za wiarygodną.
Ulusal Kimlik Kartı, Tayvan'da ev kaydı olan bireylere verilen kimlik belgesidir.Zestawienie informacyjne o liczbie osób zameldowanych w Szczecinie.
ELAS, verilen ültimatoma uymadı.Don Feder: V jak nuda bez treści.
"Aşk Kalesi" adı verilen bina ahşap bir kulübeydi.W budynku zwanym „pałacem” mieściła się komenda obozu.
Japonya'da değer verilen genellikle tapınakların etrafında kullanılan bir süs ağacıdır.W Japonii drewno stosowane do budowy świątyń.
Oyundaki genel amaç, verilen şarkıyı başarılı biçimde çalmaktır.Klub miał grać tak pięknie jak śpiewany codziennie hejnał.
Papa'nın papalığını kabul etmeyerek kendisini Papa ilan eden kişiye verilen isimdir.Uszanowano wolę papieża, który chciał pozostać w domu.
Mîkāt: İhramsız geçilemeyecek sınırlara verilen addır.Słowo to oznacza granicę, której nie można przekroczyć.
Ödülleri, Kerrang! müzik dergisi tarafından Birleşik Krallık'ta her yıl verilen müzik ödülleri.Awards) – przyznawane corocznie w Wielkiej Brytanii nagrody magazynu muzycznego Kerrang!.
Hard Rock Cafe, bir restoran cafe grubuna verilen genel addır.Hard Rock Cafe – sieć restauracji.
Muggle, Harry Potter serisinde büyücülük yetenekleri olmayan kişilere verilen addır.W uniwersum Harry’ego Pottera „mugol” jest osobą pozbawioną mocy magii.
Buna bağlı olan bir özelliği de "akıllı oynatma listeleri" adı verilen (ingl. smart playlists)'dir.Za większość tych doznań odpowiada tzw. inteligentne krzesło (ang. Smart Seat).
Dalton’un geliştirdiği hipotezler şöyledir: Elementler atom adı verilen son derece küçük taneciklerden oluşur.Teoria Daltona składa się z następujących postulatów: Atom jest najmniejszym „budulcem” materii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod