Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Este o traiectorie care a fost trasat de ani cu gradul de conştientizare completă a consecuences uman.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Es una trayectoria que se trazó hace años con la plena conciencia de las consecuencias humanas.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.É uma trajetória que foi delineada anos antes com a total certeza das consequências humanas.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.E' una traiettora tracciata anni fa con le piene consapevolezze delle sue conseguenze.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Ezt az irányt már feltérképeztek évekkel ezelőtt, mielőtt az emberek észrevehették volna.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Het is een koers wat jaren geleden al uitgedacht was Volledig bewust van de consequenties.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Jest to droga, którą wyznaczono wiele lat temu.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Je to cesta, která byla vytýčena před lety, s plným vědomím následků na lidské životy.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Se on kehityskaari, joka on kartoitettu vuosia sitten täysin tiedostaen sen inhimilliset seuraukset.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Είναι μια πορεία που σχεδιάστηκε πολλά χρόνια πρίν εχοντας πλήρη επίγνωση των συνεπειών στον άνθρωπο
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.هو مسار تم تخطيطه منذ سنوات بمعرفه تامة بالضحايا البشرية.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.La cantidad de dinero depende del país al que vaya a volver.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.Le montant de l'aide financière dépend du pays dans lequel vous retournez.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.Penningsummans storlek beror på vilket land du återvänder till.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.Rahasumman suuruus riippuu siitä mihin maahan palaat.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.Размер денежной поддержки зависит от того, в какую страну вы возвращаетесь.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.تعتمد كمية المبلغ المالي على الدولة التي ستعود إليها.
Verilecek paranın tutarı, geri döneceğiniz ülkeye göre değişiklik göstermektedir.自愿返回自己故乡的人可在特定情况中获取自愿返乡援助。援助形式可为现金或服务。援助金数额取决于您的故乡所在地。援助服务包括返乡后的住宿或求职援助。
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Rúbenovej od východnej strany po západnú stranu k moru: Júdovi jeden diel.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Ruben, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Juda.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A przy granicy Rubenowej, od strony wschodniej aż do strony zachodniej, jedno, to jest Juda.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.In poleg meje Rubenove, od vzhodne do zahodne strani: Juda, en delež.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak."Judá tendrá una parte junto al territorio de Rubén, desde el lado oriental hasta el lado occidental
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Junto ao termo de Rúben desde a fronteira oriental até a fronteira ocidental, Judá terá uma porção.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.르우벤 지계 다음으로 동편에서 서편까지는 유다의 분깃이요
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.langs Rubens Område fra Østsiden til Vestsiden: Juda, een Stammelod.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Lîngă hotarul lui Ruben, dela răsărit pînă la apus, partea lui Iuda.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Neben Ruben soll Juda seinen Teil haben, von Morgen bis gen Abend.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Och närmast Rubens område skall Juda hava en lott, från östra sidan till västra.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Og langsmed Rubens landemerke, fra østsiden til vestsiden, Juda én lodd.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Rúben határa mellett a keleti oldaltól a nyugoti oldalig: Júda, egy [rész;]
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Ruubenin alueen sivussa, idän puolelta lännen puolelle asti: Juuda, yksi osa.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sulla frontiera di Ruben, dal limite orientale fino al limite occidentale: Giuda, una parte
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite de Ruben, de l`orient à l`occident: Juda, une tribu.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi của Ru-bên, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của Giu-đa.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi của Ru-bên , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của Giu-đa .
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Ρουβην, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ιουδα, εν.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Рувимовата граница, от източната страна до западната страна, Юда ще има един дял.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Рувима, от восточного края до западного, это один удел Иуде.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול ראובן מפאת קדים עד פאת ימה יהודה אחד׃
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم رأوبين من جانب الشرق الى جانب البحر ليهوذا قسم واحد.
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 流 便 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 猶 大 的 一 分
‹‹Yahudaya bir pay verilecek; sınırı Rubenin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著流 便 的 地界 、 從東 到 西 、 是 猶大 的 一 分
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.A cez leto dostanú ponuku na brigádu.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Dan selama musim panas itu, mereka ditawari pekerjaan.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.En tijdens de zomer, boden ze een vakantiejob aan.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.E poi durante l'estate lavoreranno.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Et puis, pendant l'été, on leur a offert un travail.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.I później, w wakacje, proponują im prace.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.그 이후의 여름 방학 동안, 그들은 일자리를 제안받게 되죠.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.No verão, oferecemos-lhes um emprego de verão.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Och sedan under sommaren, erbjuds dem sommarjobb.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Peste vară, li se oferă o slujbă de vară.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Und dann wird ihnen ein Sommerjob angeboeten.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Và khi mùa hè đến, học sinh sẽ được trao một công việc làm thêm hè.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.V létě jim bude nabídnuta brigáda.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Y luego, durante el verano, se les ofrece un trabajo.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Και έπειτα κατά τη διάρκεια του καλοκαιριού, τους προσφέρεται μια καλοκαιρινή δουλειά.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.И к лету мы предложим им работу на период летних каникул.
Yaz tatilinde ise kendilerine çalışma imkanı verilecek.Когато свършат през лятото, те ще имат работа.