‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Sur la limite d`Éphraïm, de l`orient à l`occident: Ruben, une tribu.
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ cõi của Ép-ra-im, từ phía đông đến phía tây, sẽ là phần của Ru-bên.
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Trên bờ_cõi của Ép - ra-im , từ phía đông đến phía tây , sẽ là phần của Ru-bên .
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Και πλησιον του οριου του Εφραιμ, απο του ανατολικου πλευρου εως του δυτικου πλευρου, του Ρουβην, εν.
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.А до Ефремовата граница, от източната страна до западната страна, Рувим ще има един дял.
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Подле границы Ефрема, от восточного края до западного, это один удел Рувиму.
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.ועל גבול אפרים מפאת קדים ועד פאת ימה ראובן אחד׃
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.وعلى تخم افرايم من جانب الشرق الى جانب البحر لرأوبين قسم واحد.
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨 著 以 法 蓮 的 地 界 、 從 東 到 西 、 是 流 便 的 一 分
‹‹Rubene bir pay verilecek; sınırı Efrayimin doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.挨著 以法 蓮 的 地界 、 從東 到 西 、 是 流便 的 一 分
Size sığınma ya da başka bir nedenle oturma izni verilecek olursa, Finlandiya’da kalabilirsiniz.Du får stanna i Finland om du beviljas asyl eller uppehållstillstånd på andra grunder.
Size sığınma ya da başka bir nedenle oturma izni verilecek olursa, Finlandiya’da kalabilirsiniz.Saat jäädä Suomeen, jos sinulle myönnetään turvapaikka tai oleskelulupa muulla perusteella.
Size sığınma ya da başka bir nedenle oturma izni verilecek olursa, Finlandiya’da kalabilirsiniz.Vous pourrez rester en Finlande si vous obtenez l'asile ou un permis de séjour sur une autre base.
Size sığınma ya da başka bir nedenle oturma izni verilecek olursa, Finlandiya’da kalabilirsiniz.Вы можете остаться в Финляндии, если вам предоставят убежище или разрешение на пребывание по иным причинам.
Size sığınma ya da başka bir nedenle oturma izni verilecek olursa, Finlandiya’da kalabilirsiniz.بإمكانك أن تبقى في فنلندا، إذا تم منحك اللجوء أو ترخيص للإقامة لسبب آخر.
Size sığınma ya da başka bir nedenle oturma izni verilecek olursa, Finlandiya’da kalabilirsiniz.当芬兰决定给予庇护或以其它理由为您签发居留许可后,您才能在芬兰居留。若官方认为您在本国因下列原因而遭受迫害时,芬兰才会给予庇护:
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Ale hledejte vy nejprv království Božího a spravedlnosti jeho, a toto vše bude vám přidáno.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Ale szukajcie naprzód królestwa Bożego, i sprawiedliwości jego, a to wszystko będzie wam przydano.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Cercate prima il regno di Dio e la sua giustizia, e tutte queste cose vi saranno date in aggiunta
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Cherchez premièrement le royaume et la justice de Dieu; et toutes ces choses vous seront données par-dessus.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Geef God en Zijn Koninkrijk de hoogste plaats in uw leven. Hij zal dan in alles voor u zorgen.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Hanem keressétek elõször Istennek országát, és az õ igazságát; és ezek mind megadatnak néktek.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.너희는 먼저 그의 나라와 그의 의를 구하라 그리하면 이 모든 것을 너희에게 더하시리라
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Más bien, buscad primeramente el reino de Dios y su justicia, y todas estas cosas os serán añadidas
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Mas buscai primeiro o seu reino e a sua justiça, e todas estas coisas vos serão acrescentadas.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Men søger først Guds Rige og hans Retfærdighed, så skulle alle disse Ting gives eder i Tilgift.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Men søk først Guds rike og hans rettferdighet, så skal I få alt dette i tilgift!
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Nej, söken först efter hans rike och hans rättfärdighet, så skall också allt detta andra tillfalla eder.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Trachtet am ersten nach dem Reich Gottes und nach seiner Gerechtigkeit, so wird euch solches alles zufallen.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Vaan etsikää ensin Jumalan valtakuntaa ja hänen vanhurskauttansa, niin myös kaikki tämä teille annetaan.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Αλλα ζητειτε πρωτον την βασιλειαν του Θεου και την δικαιοσυνην αυτου, και ταυτα παντα θελουσι σας προστεθη.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.А шукайте перш царства Божого та правди Його; се ж усе додасть ся вам.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Ищите же прежде Царства Божия и правды Его, и это все приложится вам.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.Но първо търсете Неговото царство и Неговата правда; и всичко това ще ви се прибави.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.אך בקשו בראשונה את מלכות אלהים ואת צדקתו ונוסף לכם כל אלה׃
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.لكن اطلبوا اولا ملكوت الله وبره وهذه كلها تزاد لكم.
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.你 們 要 先 求 他 的 國 、 和 他 的 義 這 些 東 西 都 要 加 給 你 們 了
Siz öncelikle Onun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.你 們要 先 求 他 的 國 、 和 他 的 義這 些 東西 都 要 加給 你 們了
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Ezt az irányt már feltérképeztek évekkel ezelőtt, mielőtt az emberek észrevehették volna.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››Хто бо має, дасть ся йому; а хто не має, і що має, візьметь ся від него.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››כי מי שיש לו נתון ינתן לו ומי שאין לו גם את אשר יש לו יקח ממנו׃
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››لان من له سيعطى. واما من ليس له فالذي عنده سيؤخذ منه
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››因 為 有 的 、 還 要 給 他 . 沒 有 的 、 連 他 所 有 的 也 要 奪 去
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.››因 為 有的 、 還要 給他 . 沒有的 、 連 他 所有 的 也 要 奪去
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Albowiem kto ma, będzie mu dano, i obfitować będzie, ale kto nie ma, i to, co ma, będzie od niego odjęto.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Căci celui ce are, i se va da, şi va avea de prisos; iar dela cel ce n'are, se va lua chiar şi ce are.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Car on donnera à celui qui a, et il sera dans l`abondance, mais à celui qui n`a pas on ôtera même ce qu`il a.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Così a chi ha sarà dato e sarà nell'abbondanza; e a chi non ha sarà tolto anche quello che ha
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Kajti kdor ima, mu bode dano in preobilno bo imel, kdor pa nima, se mu odvzame tudi to, kar ima.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.무릇 있는 자는 받아 넉넉하게 되되 무릇 없는 자는 그 있는 것도 빼앗기리라
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Lebo kto má, tomu bude dané, a rozhojní sa mu; ale kto nemá, od toho bude odňaté i to, čo má.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Mert a kinek van, annak adatik, és bõvölködik; de a kinek nincs, az is elvétetik tõle, a mije van.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.(Nebo kdož má, bude jemu dáno a rozhojníť se; ale kdož nemá, i to, což má, bude od něho odjato.)
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.pois ao que tem, dar-se-lhe-á, e terá em abundância; mas ao que não tem, até aquilo que tem lhe será tirado.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Porque al que tiene, le será dado, y tendrá más; pero al que no tiene, aun lo que tiene le será quitado
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Vì sẽ cho thêm kẻ nào đã có, thì họ sẽ được dư dật; nhưng kẻ nào không có, thì lại cất luôn điều họ đã có nữa.
Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.Защото който има, нему ще се даде, и ще има изобилие; а който няма, от него ще се отнеме и това, което има.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.Al lato del territorio di Zàbulon, dalla frontiera orientale a quella occidentale: Gad, una parte
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A popri hranici Zabulonovej od východnej strany až po západnú stranu k moru: Gádovi jeden diel.
‹‹Gada bir pay verilecek; sınırı Zevulunun doğudan batıya uzanan sınırına bitişik olacak.A při pomezí Zabulon, od strany východní až k straně západní jedno, totiž Gád.