Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.Vài chuyến khác thì phấn khích tuyệt vời cậu ấy phải đến trường.
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.Zatímco další jsou impozantně povzbuzující -- musí chodit do školy.
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.Κάποιες από αυτές είναι πραγματικά ιστορίες που σε ενθαρρύνουν -- πρέπει να πάει σχολείο.
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.Некоторые из этих приключений поразительно вдохновляющие -- он должен пойти в школу.
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.Някои от тези приключения са чудесно насърчителни -- трябва да ходи на училище.
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.חלק מההרפתקאות האלה ממש מעודדות -- הוא צריך ללכת לבית הספר.
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.وبعضها محمسة بصورة مدهشة سوف يذهب الى المدرسة
Bazıları çok cesaret verici -- okula gitmesi gerekiyor.学校にも通います そして何より これは
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Alcune delle misure sono promettenti, mentre altre sono di scarso effetto.
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Algumas das medidas são promissoras, ao passo que outras mostram poucos efeitos.
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Algunas de las medidas son prometedoras; otras, en cambio, son poco efectivas.
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Nekateri ukrepi so obetavni, drugi pa imajo majhen učinek.
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Některá z opatření jsou slibná, zatímco jiná vykazují malou účinnost.
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Niektóre z tych środków są obiecujące, podczas gdy inne wykazują słabe efekty.
Bazı tedbirler ümit verici olduğu halde, diğerleri pek etkili olamamıştır.Vissa åtgärder är lovande medan andra har liten effekt.
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.A kábítószerrel összefüggő halálozásban nemek szerinti
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.Tendencje w zakresie nagłych zgonów związanych z narkotykami
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.Trendy náhlých úmrtí souvisejících s drogami
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.V niektorých krajinách sa začal v správach o úmrtiach súvisiacich s drogami objavovať znepokojujúci trend.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Credo che sia scioccante e alquanto spaventoso.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Encuentro esto chocante y algo atróz.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Ich finde das schockierend und ziemlich entsetzlich.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.충격적이고, 소름이 돋을 정도였어요.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Menurutku ini mengejutkan dan mengerikan.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Pour moi, c'est à la fois choquant et révoltant.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Tôi thấy điều này thật sửng sốt và có chút kinh hãi.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Vă vine să credeţi? Mi se pare şocant şi oarecum îngrozitor.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Το βρίσκω σοκαριστικό και κάπως απεχθές.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Для мене це було приголомшливим та дещо жахаючим.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Намирам това за шокиращо и донякъде ужасяващо.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.Я нахожу это ужасным и в некоторой степени вопиющим.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.أعتقد بأنه أمر فظيع, ويمكن القول بأنه مُرعب الى حد ما.
Ben bu durumu şok edici ve bir bakıma da dehşet verici buluyorum.より害の少ない調理用燃料を 作り出せないものでしょうか?
Ben bunu nasıl bulduğunu heyecan verici bilmiyorum, ama onu bulmak이것을 알게 된 것이 즐거운 일인지는 잘 모르겠습니다
Bence bu çok heyecan verici olacak.Cred că va fi incredibil de incitant.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Credo che sarà incredibilmente eccitante.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Creo que eso va a ser increíble.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Das wird sehr aufregend werden, glaube ich.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Dat wordt ongelooflijk spannend.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Je crois que ça va être vraiment intéressant.
Bence bu çok heyecan verici olacak.정말 대단한 일이죠?
Bence bu çok heyecan verici olacak.Myślę, że będzie to niezwykle ekscytujące.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Мне кажется, будет невероятно интересно.
Bence bu çok heyecan verici olacak.Според мен това ще е невероятно вълнуващо.
Bence bu çok heyecan verici olacak.אני חושב שזה יהיה מלהיב מאד
Bence bu çok heyecan verici olacak.وأعتقد أن الأمر سيكون مثيرا بشكل لا يصدق.
Bence bu çok heyecan verici olacak.おそらく始めはスポーツゲームで
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.Myslím, že to je fascinující.
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.To fascynujące.
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.(М1) По-моему, это потрясающе.
Bence gerçekten heyecan verici bir eser, müthiş.Я думаю, що це дуже цікаво. (бадьора музика)
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Azt heerd'n mondom, hogy" gyalázatos ", hogy én nem", mondta terem.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Eu heerd'n dizer 'vergonhosa'; que eu fiz", disse Hall.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Eu heerd'n spun" ruşinos ", că am făcut", a spus Hall.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."나는 heerd'n가 '수치'라고, 내가 한 것이,"홀 고 말했다.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Ho heerd'n dire 'vergognosa'; che ho fatto", ha detto Hall.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Ich heerd'n sagen:" Schande ", dass ich es", sagte Hall.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."I heerd'n powiedzieć" haniebne ", to ja", powiedział Hall.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Ik zeg heerd'n 'schandalig', dat ik deed", zegt Hall.
"Ben heerd'n 'utanç verici' deyin, ben yaptım," dedi Hall."Jag heerd'n säger" skamligt ", att jag gjorde", säger Hall.