Ah utanç verici!Ah memalukan!
Ah utanç verici!Ah wie peinlich!
Ah utanç verici!Ale wstyd!
Ah utanç verici! Bu benim tarzım değil.זה מביך!! זה לא הסטייל שלי
Ah utanç verici! Bu benim tarzım değil.محرج ! هذا ليس اسلوبي
Ah utanç verici! Bu benim tarzım değil.分かってるよ 分かってるって!
Ah utanç verici!Ngại quá đi!
Ah utanç verici!Αχ τι ντροπή!
Ah utanç verici!Ах, каква излагация!
Ah utanç verici!О, это так смущает!
Aklıma gelmezdi hiç... Onun acı verici olduğunu düşünüyordum.Aku tidak pernah tahu... aku pikir itu sangat menyakitkan.
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!Alienissa alienia ei näytetä juuri koskaan: kauhistuttavaa!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!Az "Alien" c. filmben valójában sohasem mutatták az idegen lényt: hátborzongató!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!Dans "Alien", ils ne montrent jamais vraiment l'alien : terrifiant !
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!Em "Alien" nunca se mostra o alienígena: assustador!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!En "Alien", nunca muestran realmente al alien: ¡terrorífico!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!I "Alien" viste de aldrig rigtig alien'en: skræmmende!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!In "Alien" laten ze nooit daadwerkelijk de alien zien: doodeng!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!In "Alien" non hanno mai mostrato l'alieno, ed é terrificante!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!In "Alien" wird das Alien nie wirklich gezeigt: furchteinflößend!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!"에일리언"에서는 끔찍하게도 에일리언을 보여주지 않죠
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!Ve "Větřelci" ve skutečnosti nikdy vetřelce nevidíte: děsivé!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!W "Obcym" Obcego prawie nie widać - straszne!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!Στο "Alien", δεν έδειξαν ποτέ πραγματικά τον εξωγήινο: τρομακτικό!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!В "Пришълецът", те нито веднъж не показаха извънземното: ужасяващо!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!В "Чужом" они пришельца почти не показывали - страшно до смерти!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!ב"הנוסע השמיני", מעולם לא הראו את החייזר: מפחיד!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!فى مسلسل "Alien" , لم يرونا كائنا فضائيا: ياللرعب!
"Alien"da aslında yaratığı hiç göstermediler! Dehşet verici!ロマンチックコメディの"卒業"にさえ
(Alkışlar) Chris Anderson: Bu heyecan vericiydi.Tack.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Dar pentru cei norocoși, cred că epoca mobilității aduce posibilități revigorante.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.De a szerencsések számára, szerintem, a vándorlás kora fantasztikus új lehetőségeket nyit.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Doch für die Glücklichen unter uns, bringt das Zeitalter der Bewegung aufregende neue Möglichkeiten mit sich.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.하지만 우리들 중 운이 좋은 사람들에게는 이런 이동의 시대가 신나는 새로운 가능성을 가져올 것이라고 생각합니다.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Ma per i più fortunati tra noi, credo che l'era degli spostamenti porti nuove, esaltanti possibilità.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Mas para nós, os afortunados, penso que a era do movimento traz novas e emocionantes possibilidades.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Men for de heldige blandt os tror jeg, at denne tid af bevægelse bringer spændende nye muligheder.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Men för de lyckosamma av oss, så tror jag att denna tidsålder av rörelse, medför uppfriskande möjligheter.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Mutta meille onnekkaille mahdollisuus liikkumiseen tarjoaa ilahduttavia uusia mahdollisuuksia.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Nhưng may mắn với chúng ta, Tôi nghĩ thời kì di chuyển mang đến những cơ hội mới đầy thú vị.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Tapi untuk yang beruntung di antara kita, saya berpikir tentang kesempatan-kesempatan baru.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Voor de gelukkigen onder ons brengt deze tijd van beweging spannende nieuwe mogelijkheden.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Αλλά για τους τυχερούς από μας, πιστεύω πως η εποχή της κίνησης φέρνει νέες συναρπαστικές δυνατότητες.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Для деяких щасливчиків серед нас епоха переміщення приносить нові запаморочливі можливості.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Думаю, что для счастливчиков эпоха передвижения открывает новые интригующие возможности.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.Но за късметлиите измежду нас, Мисля, че ерата на пътуването носи вълнуващи нови възможности.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.אבל עבור ברי-המזל שבינינו, עידן ההגירה מביא עימו אפשרויות חדשות מעוררות השראה.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.ولكن للمحظوظين منّا، أعتقد أن تلك التنقلات تجلب فرص مبهجه.
Ama aramızda şanslı olanlar için hareket çağı bence heyecan verici, yepyeni seçenekler sunuyor.大移動時代はワクワクするような 新たな可能性をもたらしてくれます 私が旅行するとき
Ama asıl sorun, bildiğiniz gibi, karar vericiler, yani yönetimdeki insanlar...그리고 여러분이 알아야 할 것은 권력이 있는 의사 결정권자들은,
Ama asıl sorun, bildiğiniz gibi, karar vericiler, yani yönetimdeki insanlar...Ludzie u władzy siedzą w domach w Delhi, w stolicy.
Ama asıl sorun, bildiğiniz gibi, karar vericiler, yani yönetimdeki insanlar...Y la cosa es, que los que toman las decisiones los tipos con poder,
Ama asıl sorun, bildiğiniz gibi, karar vericiler, yani yönetimdeki insanlar...והעניין הוא, אתם יודעים, שמקבלי ההחלטות האנשים בעלי הכוח,
Ama asıl sorun, bildiğiniz gibi, karar vericiler, yani yönetimdeki insanlar...و كما تعلمون، فإن صناع القرار يصنعون الناس في السلطة،
Ama asıl sorun, bildiğiniz gibi, karar vericiler, yani yönetimdeki insanlar...デリーといった都市部で 豪邸に暮らしており
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Ale když slyšíme, že ceny nemovitostí porostou, myslíme si:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Ale zároveň, keď počujeme, že trh s realitami vyzerá nádejne, pomyslíme si:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Dar în acelaşi timp, când auzim că piaţa de locuinţe prezintă speranţe, gândim:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Doch zur selben Zeit hören wir, dass es auf dem Immobilienmarkt gut läuft, und denken:
Ama aynı zamanda, ev piyasasının umut verici olduğunu duyduğumuzda,Gdy usłyszymy, że rynek nieruchomości ma się dobrze, myślimy: