Ana içeriğe geç
Sözlük

verici ile cümle

verici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu surette verici gücümüzü arttırmadan alan şiddetimizi arttırmış olacağız.Sel viisil kõrvaldame iga võimaluse meie võimu vastu mässu tõsta!
Bu olayla ilgili bilgi verici fakat muhtemelen de uydurma olan bir hikâye vardır.Selles loos on mõndagi arusaamatut, kuid ilmselt siiski mitte müstilist.
Bununla beraber bir çok karar vericiler riski nötr olarak ele almaz.Siiski esinevad paljud juhud lastel, kellel riskitegurid puuduvad.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Küüditatud kogesid üldjuhul kohutavaid elamistingimusi.
12, onun gibi bir şeydi. (AA: Hayret verici.)12, משהו כזה (אלן: זה מדהים)
12 yaşında fuhuşa zorlanan bir kızın gecelik fiyatı 1 doların altında. Umut kırıcı, üzüntü verici.Những cô bé cỡ 12 tuổi bị đưa đi bán dâm chưa tới 1$ cho 1 đêm điều đó thật nản lòng, thật buồn
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.2004년 3월, 최악의 폭동이 일어났었죠. 코소보 전 지역에서 일어났고
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.2004 márciusában szörnyű felkelések törtek ki, tartományszerte -- ahogy akkor volt --Koszovóban.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.Em março de 2004, houve motins terríveis em toda a parte, na então província do Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.En mars 2004, il y avait de terribles émeutes dans toute la province -- à l'époque -- du Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.En marzo de 2004, hubo unas protestas terribles por toda la provincia -como se conocía entonces- de Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.Im März 2004 gab es furchtbare Ausschreitungen überall in der Provinz - die er damals war - des Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.In maart 2004, waren er verschrikkelijke rellen in de gehele provincie -- zoals die toen was -- Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.În martie 2004, au avut loc niște revolte groaznice în toată provincia Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.Nel marzo del 2004 c'erano rivolte terribili in tutta la provincia -- così era definita -- del Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.Tháng 3/2004, rất nhiều cuộc nổi loạn diễn ra khắp các tỉnh -- rồi -- lan tới Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.V březnu 2004 propukly příšerné nepokoje všude v provincii - kterou tehdy bylo - Kosovo.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.W marcu 2004 r. doszło do poważnych zamieszek w całej prowincji, która wtedy była prowincją Kosowa.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.Το Μάρτιο του 2004, ξέσπασαν ταραχές σε όλη την επαρχία -τότε ήταν επαρχία- του Κοσσυφοπεδίου.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.В марте 2004 происходили страшные беспорядки по всей провинции - как она тогда называлась - Косово.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.През март 2004, имаше ужасни бунтове и размирици в цялата провинция - каквото беше тогава - Косово.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.У березні 2004 величезні повстання поширилися по всій провінції -- як на той час -- Косово.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.במרץ 2004, היו מהומות נוראיות בכל רוחבו של מחוז - אשר אז היה -- קוסובו
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.في مارس عام 2004 ، حدثت أعمال شغب فظيعة في كل إقليم كوسوفو كما كان يسمى.
2004 Mart ayında, tüm Kosova bölgesinde dehşet verici isyanlar vardı.当時のコソボ自治州全域で暴動が起こりました 暴動によって18人が殺され
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.Financial Times, 20 лет назад -- это было очень волнующе увидеть кого-то, читающего газету.
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.Financial Times, il y a 20 ans -- c'était très très excitant de voir quelqu'un en train de lire un journal.
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.Financial Times преди 20 години, беше изключително вълнуващо да видиш някой да чете вестник.
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.처음 일을 시작했을 때 다른 사람들이 신문을 읽는 것을 지켜 보는 것은 아주 즐거운 경험이었습니다.
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.la Financial Times, acum 20 ani -- era foarte, foarte emoţionant să vezi pe cineva citind ziarul.
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.בעיתון הפייננשיאל טיימס, לפני 20 שנים -- זה היה מאד, מאד מלהיב לראות מישהו קורא את העיתון.
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.فايننشال تايمز، قبل 20 سنة مضت كانت مثيرة جدا لترى أحدهم يقرأ الصحيفة
--20 yıl önce Finacial Times'da-- birini gazeteyi okurken görmek çok heyecan vericiydi.誰かが記事を読んでいると とてもドキドキしたものです 地下鉄で肩越しに
5000 yıldan beri orada durup, bizim gelip bulmamızı bekliyormuş. Çok heyecan verici.To niesamowite.
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;80년대 초반에, 저는 정말 놀라운 과제를 수행하고 있었습니다.
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;A comienzos de 1980, me dieron una misión realmente sorprendente
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;Dans les années '80, on m'avait confié une mission étonnante
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;На початку 80-х років я отримав неймовірне завдання.
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;בשנות השמונים המוקדמות קיבלתי משימה מדהימה באמת
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;في أوائل الثمانينيات، كان عندي مهمة مدهشة فعلاً
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;びっくりするような 研究課題を提示されました
(AA: Hayret verici.)C'est incroyable.)
(AA: Hayret verici.)Es increíble.)
(AA: Hayret verici.)- E uluitor!
(AA: Hayret verici.)Ongelofelijk!)
(AA: Hayret verici.)To niesamowite.)
(AA: Hayret verici.)Verblüffend.)
(AA: Hayret verici.)Это потрясающе.
Acımıyor. Bu utanç verici.لا تؤلم‏ هذا محرج
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Azt gondolják, hogy az valami fájdalmas, félelmetes vagy csúnya.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Credeţi că e ceva dureros sau înfricoşător sau neplăcut.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Je denkt dat het iets pijnlijks, engs of akeligs is.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.처벌은 어쨌거나 아프고, 아니면 무섭거나 끔찍한 거라고 생각하시겠죠.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Myślicie, że to coś bolesnego, strasznego lub złośliwego.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Pensam que é algo doloroso, assustador ou horrível.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Pensate sia qualcosa di doloroso, pauroso o brutto.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Piensan que es algo doloroso, atemorizante y horrible.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Sie denken, sie ist etwas schmerzhaftes, oder angsteinflößendes, oder gemeines.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Vous pensez que c'est quelque chose de douloureux, effrayant ou méchant.
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.Νομίζετε ότι είναι κάτι οδυνηρό ή τρομακτικό ή δυσάρεστο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod