Notlarına bakmama izin verir misin?Could you let me see your notes?
Onun görüşünü destekleyememizin nedeni aşağıda verilecektir.The reason why we cannot support his view will be given below.
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.A promise made is a debt unpaid.
Bana bıçağınızı ödünç verir misiniz?Will you lend me your knife?
Bıçağını bana ödünç verir misin?Would you lend me your knife?
Bu utanç verici bir sır.There is a skeleton in every closet.
Herhangi bir veri girişi takdir edilecektir!Any input would be appreciated!
Tom, haber verilmeden görevden alındı .Tom was dismissed without notice.
Tom'a onun tarafından önemli bir görev verildi.He gave Tom an important position.
Tom'a ders sırasında konuştuğu için gözaltı cezası verildi.Tom was given detention for talking during class.
Tom'a bir doğum günü partisi veriyoruz.We are giving Tom a birthday party.
Thomas'a babasının adı verildi.Thomas was named after his father.
Çok heyecan verici! Tekrar gitmek istiyorum.It was very exciting! I'd like to go again.
O heyecan verici bir oyun.It was an exciting game.
Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.Whichever highway you decide on, it will be crowded with cars and trucks.
Bilgiler her havaalanında İngilizce olarak verilir.Information is given in English at every airport.
Lütfen ona yol verin.Please make way for him.
Bana fikrinizi verin lütfen.Give me your opinion, please.
Lütfen bana bir şans daha verin.Please give me another chance.
Bana kitabı ödünç verir misiniz?Could you lend me the book?
Veri henüz derlenmiş değil.The data hasn't been compiled yet.
Bana biraz tavsiye verir misin?Could you give me some advice?
Biraz izin verir misiniz?Will you excuse me for just a moment?
Lütfen bana bir içecek verin.Give me a drink, please.
Lütfen ona bir göz atmama izin verir misin?Will you kindly let me have a look at it?
Resme bakmama izin verin.Let me have a look at the picture.
Bana bir parça tebeşir verin.Give me a piece of chalk.
Bu herkes için memnuniyet verici olmalı.That should be pleasing to anyone.
Sigaranı söndür. Burada sigara içmeye izin verilmez.Put out your cigarette. Smoking's not permitted here.
Sigara sana zarar verir.Smoking does you harm.
Sigara içmek çok zarar verir ama hiç fayda vermez.Smoking does much harm but no good.
Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.I give my pledge that I will quit smoking.
Aşırı sigara içmek sağlığa zarar verir.Excessive smoking will injure your health.
Çoğu kadın modaya çok önem verir.Most women make much of fashion.
Onu duymama izin verin.Let me hear it.
Bu gerçekten heyecan verici bir beyzbol maçıydı.It was a really exciting baseball game.
O yumuşaklık hissi veriyor.It is soft to the touch.
Bu bana Kraliçenin kendisi tarafından verildi.It was given to me by the Queen herself.
Bu şimdiye kadar gittiğim en heyecan verici konserdi.That was the most exciting concert I have ever been to.
Bu endişe verici bir problem.It's a worrying matter.
O çok heyecan verici bir oyundu.It was a very exciting game.
Heyecan verici bir hikayeydi ve o onu iyi anlattı.It was an exciting story and he told it well.
Her çocuğa bir hediye verildi.Each child was given a present.
Neyse, lütfen bu notu ona verin. Bu acil.Then, please give him this note. This is urgent.
Karar verildiğinde size bildireceğim.I'll let you know when it has been decided.
Bana pas veriyor musun?Are you making a pass at me?
Soru sadece bir yoruma izin veriyor.The question permits of only one interpretation.
Top oyununun ertelenmesine karar verildi.It was decided that the ball game be put off.
Beyzbol maçı o kadar heyecan vericiydi ki, herkes en sonuna kadar kaldı.The baseball game was so exciting that everyone stayed until the very end.
Ağaç meyvece verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Ağaç meyve bakımından verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Bana kitabı verin.Give me the book.
Hikaye hayret verici olaylarla doluydu.The story was full of marvelous happenings.
Bana onun ayrıntılarını verin.Give me the details of it.
Haber heyecan vericiydi.The news was sensational.
Adama ömür boyu hapis cezası verildi.The man was given a life sentence.
Öğretmen kolayca not verir.The teacher grades easily.
Bebeğe amcasından sonra Ichiro adı verildi.The baby was named Ichiro after his uncle.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Alfred adı verildi.The baby was named Alfred after his grandfather.