bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;A dávky pre Hospodina bolo z drobného dobytka šesťsto sedemdesiatpäť,
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;A na díl vzatý Hospodinu dobytka drobného šest set, sedmdesáte pět.
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;davon wurden dem HERRN sechshundertfünfundsiebzig Schafe.
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;dei quali seicentosettantacinque per il tributo al Signore
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;(de las cuales el tributo para Jehovah fue de 675)
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;din cari şase sute şaptezeci şi cinci au fost luaţi ca dare Domnului;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;đóng thuế cho Ðức Giê-hô-va là sáu trăm bảy mươi lăm con;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;đóng thuế cho Ðức_Giê - hô-va là sáu trăm bảy mươi lăm con ;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;dont six cent soixante-quinze pour le tribut à l`Éternel;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;e das ovelhas foi o tributo para o Senhor seiscentas e setenta e cinco.
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;hvoraf Afgiften til HERREN udgjorde 675 Stykker Småkvæg,
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;in davek za GOSPODA od nje šeststo in petinsedemdeset glav;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;ja Herralle tuleva vero lampaista oli kuusisataa seitsemänkymmentä viisi;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;여호와께 세로 드린 양이 육백 칠십 오요
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;så avgiften til Herren av småfeet blev seks hundre og fem og sytti,
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;Synowie też Rubenowi pobudowali Hesebon, i Eleale, i Karyjataim.
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;Vala pedig az Úrnak része a juhokból: hatszáz és hetvenöt.
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;varav skatten åt HERREN utgjorde sex hundra sjuttiofem får;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;και το αποδομα του Κυριου απο των προβατων ητο εξακοσια εβδομηκοντα πεντε
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;а данъкът за Господа от овците беше шестстотин седемдесет и пет;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;и дань Господу из мелкого скота шестьсот семьдесят пять;
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;ויהי המכס ליהוה מן הצאן שש מאות חמש ושבעים׃
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;وكانت الزكاة للرب من الغنم ست مئة وخمسة وسبعين.
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;從 其 中 歸 耶 和 華 為 貢 物 的 、 有 六 百 七 十 五 隻
bunlardan RABbe vergi olarak 675 davar verildi;從 其中 歸 耶和華 為貢 物 的 、 有 六百七十五 隻
Bu noktalı olan arz artı vergi, . bu da sadece arz eğrisi.Ta linia przerywana to krzywa... krzywa podaży z podatkiem. To była krzywa samej podaży. To krzywa podaży.
Bu noktalı olan arz artı vergi, . bu da sadece arz eğrisi.Tato tečkovaná čára zde je naše nabídka plus daň. Toto zde byla naše nabídka.
Bu noktalı olan arz artı vergi, . bu da sadece arz eğrisi.Це пунктирна лінія - це наше постачання плюс податок. Тут було тільки наше постачання.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.نحن ندفع من ضرائبنا في 15 أبريل
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.同じことを別の場所でも行っています
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.이에 대해 4월 15일에 세금을 지불했습니다.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Ezért az adóban fizetünk április 15-én.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Lo pagamos cuando pagamos los impuestos el 15 de abril.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Lo paghiamo con le tasse il 15 aprile.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Nous le payons dans nos impôts le 15 avril.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Plătim pentru asta în taxe pe 15 aprilie.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Vi betaler for det med vores skatter den femtende april.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Wij betalen ervoor met onze belasting op 15 april.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Wir bezahlen dafür mit unseren Steuern am 15.April.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Za to płacimy naszymi podatkami, 15 kwietnia.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Το πληρώνουμε με τους φόρους μας, στις 15 κάθε Απρίλη.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.Плащаме го с данъците си на 15-и април.
Bunu 15 Nisan'da vergimizin içinde ödedik.אנחנו משלמים על זה במיסים שלנו ב-15 לאפריל.
Bu para dediğimiz gibi konut vergisine gidiyorJahr Grundsteuern.
Bu para dediğimiz gibi konut vergisine gidiyor注意して下さい、 私の住宅ローンの何%が、
Burada emlak vergisi oranı var.Dies ist die Eigenschaft Steuersatz.
Burada emlak vergisi oranı var.Αυτό είναι το ποσοστό φορολόγισης της περιουσίας.
Burada emlak vergisi oranı var.私は、カリフォルニアに住んでいますので、 多くのカリフォルニア地域では、ここの部分は、
Burada, gelir vergisi oranınızı giriyorsunuz, bu da sizin varsayımınız. peki bu niye mi önemli ?Đây là thuế thu nhập cận biên Và vì sao nó lại quan trong?
Burada, gelir vergisi oranınızı giriyorsunuz, bu da sizin varsayımınız. peki bu niye mi önemli ?Hier, das ist die von Ihnen angenommene marginalen Einkommensteuersatz. Und warum tut das?
Burada, gelir vergisi oranınızı giriyorsunuz, bu da sizin varsayımınız. peki bu niye mi önemli ?Tady je vaše předpokládaná mezní sazba daně z příjmu.
Burada, gelir vergisi oranınızı giriyorsunuz, bu da sizin varsayımınız. peki bu niye mi önemli ?なぜ、これが重要なのでしょうか? なぜなら、あなたの住宅ローンから、それを、
Buradan 30% kazanmış oluyoruz. Yani 15 bin lira daha az vergi ödemem gerekecek.Eh bien, on va économiser 30 % de la somme, et j'aurai donc 15 000 $ d'impôts en moins à payer.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Alle Øversterne og hele Folket bragte da Afgiften med Glæde og lagde den i Kisten, til den var fuld;
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da bar alle høvdingene og alt folket pengene frem med glede og kastet dem i kisten, til alt var kommet inn.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da freuten sich alle Obersten und alles Volk und brachten's und warfen's in die Lade, bis sie voll ward.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.En alle leiders en burgers waren blij, brachten het geld en deden het in de kist tot die helemaal vol zat.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết thảy các quan trưởng và cả dân sự đều vui mừng, đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho đến đầy.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết_thảy các quan trưởng và cả dân_sự đều vui_mừng , đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho_đến đầy .
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.In veselili so se vsi poglavarji in vse ljudstvo, in prinašali so ter metali v skrinjo, dokler niso dokončali.