Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?Оня, който е образувал мене в утробата, не образува ли и него? И не същия ли ни образува в утробата?
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?הלא בבטן עשני עשהו ויכננו ברחם אחד׃
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?أوليس صانعي في البطن صانعه وقد صوّرنا واحد في الرحم.
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?造 我 在 腹 中 的 、 不 也 是 造 他 麼 . 將 他 與 我 摶 在 腹 中 的 、 豈 不 是 一 位 麼
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi?造 我 在 腹中 的 、 不 也 是 造 他麼.將他與 我 摶在 腹中 的 、 豈 不 是 一 位 麼
Benim. Bağışlamaya karar veren kim?Comment peut-on me le prendre alors que c'est à moi ?
Benim. Bağışlamaya karar veren kim?Hogy adhat oda valamit, ami az enyém?
Benim. Bağışlamaya karar veren kim?هذا ملكي, من قرر منحه؟
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.E posibil ca un medicament care a fost minunat pentru mine să fie ineficient pentru tine.
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.Es könnte sein, dass ein Medikament bei mir gut wirkt, aber bei Ihnen keine Wirkung zeigt.
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.제게는 놀라울 정도로 잘 듣던 약이 여러분들에게는 아무 효과가 없을 가능성도 꽤 있습니다.
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.Misschien werkt een medicijn prima voor mij, maar niet voor jou.
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.Запросто может быть, что лекарство, которое прекрасно помогло мне, окажется неэффективным для вас.
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.ואפשרי בהחלט שתרופה שתעבוד מצויין בשבילי תהיה חסרת ערך בשבילך.
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.ويمكن أن يكون الدواء الذي أعطى نتيجة رائعة معي، غير فعال بالنسبة لك،
Benim için harika sonuçlar veren bir ilaç sizin için etkisiz olabilir.あなたには効かないということも十分あり得ます 同様にあなたに対しては有害だった薬が
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Dự án đầu tiên, cái đã truyền cảm hứng cho cuốn sách đầu tiên của tôi,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Ensimmäinen hankkeemme, joka innosti minua kirjoittamaan ensimmäisen kirjani
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Il nostro primo progetto, quello che ha ispirato il mio libro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:제 첫번째 책에 영감을 주었던 우리의 첫번째 프로젝트
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Nuestro primer proyecto, el que inspiró mi primer libro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:O nosso primeiro projecto, que inspirou o meu primeiro livro,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Pierwszy projekt, który stał się inspiracją dla mojej książki
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Primul proiect, cel care m-a inspirat în prima mea carte,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Proyek pertama, hal yang mengilhami buku pertama saya
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Unser erstes Projekt, was mein erstes Buch
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Vårt första projekt, det som har inspirerat min första bok,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:V našom prvom projekte, v tom ktorý bol inšpiráciou k mojej prvej knihe,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Vores første projekt, det der inspirerede min første bog,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Το πρώτο μας πρόγραμμα, αυτό που ενέπνευσε το πρώτο μου βιβλίο,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Наш первый проект, тот, который вдохновил меня на написание своей первой книги,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Наш перший проект, той, котрий надихнув мене на написання першої книги,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:Първият ни проект, този, който вдъхнови първата ми книга
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:המיזם הראשון שלנו, זה שנתן השראה לספר הראשון שלי,
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:مشروعنا الأول، الذي ألهمني لكتابة كتابي الأول،
Benim ilk kitabıma ilham veren, bizim ilk projemiz:『ザンベジ川のさざ波』で 書いたように
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.E tive uma professora entendida que me permitiu criar e inventar as minhas próprias coreografias.
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.Ik had een verlichte leraar die me mijn eigen dansen liet uitvinden.
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.지혜로운 선생님을 만났어요. 선생님은 저만의 춤을 만드는 것을 허락하셨고 그녀의 도움으로 저는,
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.לסטודיו ריקוד מקומי, והיתה לי מורה משכילה שאפשרה לי ליצור ולהמציא ריקודים משלי, ובעצם היא נתנה לי ליצור
Benim kendi danslarımı uydurmama ve üretmeme izin veren açık görüşlü, aydın bir öğretmenim vardı.私の好きなように ダンスを作らせてくれたのです どのようしてかと言うと 社交ダンスやラテンダンスを クラスメイトのために振り付け
Ben işaret verene kadar kimse kıpırdamasın.Ninguém se mexe enquanto eu não der o sinal.
Ben işaret verene kadar kimse kıpırdamasın.Никой да не мърда докато не дам сигнал.
Ben izin verene kadar, saraydan çıkma.Addig nem hagyhatod el a palotát, amíg nem adok rá engedélyt. Megértetted?
Ben izin verene kadar, saraydan çıkma.Και επίσης, αν δεν το εγκρίνω, δεν μπορείς να φύγεις από το παλάτι.
Ben, senin annen, sana hayat veren kişi... aynı zamanda sana ölümü veren.Eu, mama ta, cea care ţi-a dat viaţa, ţi-a şi luat-o.
Ben, senin annen, sana hayat veren kişi... aynı zamanda sana ölümü veren.Moi, ta mère, celle qui t'a donné la vie, t'a aussi donné la mort.
Beyaz bir orduya emir veren seni kastediyorum çok utanç verici!Cioè, tu alla guida di un esercito di uomini bianchi? Che disgrazia!!!
Beyaz bir orduya emir veren seni kastediyorum çok utanç verici!Diriger une armée d'hommes blancs ? C'est scandaleux !
Beyaz bir orduya emir veren seni kastediyorum çok utanç verici!Ven, haz un viaje en mi tren. Quiero decir, ¿tú liderando un ejercito de hombres blancos?
Beyaz bir orduya emir veren seni kastediyorum çok utanç verici!זאת אומרת, אתה?! מוביל צבא של אנשים לבנים?! בושה!
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).Az információkat közlő 26 ország közül 13 számadatai tartoztak a 2–6% közötti tartományba (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).Dane z 13 spośród 26 krajów, które dostarczyły informacje, zawierają się w granicach od 2 do 6% (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).Dei 26 paesi dichiaranti, le cifre relative a 13 paesi sono comprese tra il 2 e il 6 % (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).De los 26 países que aportaron información, los porcentajes de 13 países se hallan entre el 2 % y el 6 % (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).För 13 av de 26 länder som lämnade uppgifter ligger andelen i intervallet 2–6 % (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).Tietoja toimittaneiden 26 maan joukosta 13 maan luku sijoittuu kahden ja kuuden prosentin välille (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).Von den 26 Ländern, die Daten zur Verfügung gestellt haben, melden 13 Zahlen zwischen 2 % und 6 % (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).Z 26 krajín, ktoré poskytli informácie spadajú údaje z 13 krajín do rozsahu 2 % až 6 % (33).
Bilgi veren 26 ülke içinde, 13 ülkenin rakamları % 2 ile % 6 arasında bulunmaktadır (33).От 26-те страни, за които разполагаме с информация,