Ana içeriğe geç
Sözlük

veren ile cümle

veren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Det är ett kulturellt uttryck som under tusentals år har inspirerat människor att tänka bortom det uppenbara.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Este o exprimare culturala care, de mii de ani, a inspirat oamenii sa gandeasca dincolo de ceea ce e evident.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.É uma expressão cultural que, durante milhares de anos, inspirou os seres humanos a pensar para além do óbvio.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.E' un espressione culturale che per migliaia di anni ha ispirato gli esseri umani a pensare oltre l'ovvio.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Jest to tradycyjna czynność, która przez tysiąclecia inspirowała ludzi do myślenia poza oczywistym.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Je to kulturní výraz, který po tisíce let inspiroval lidské jedince přemýšlet za hranice zjevného.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.이 문화표현은 몇천년동안 인간들에게 당연한것을 뛰어넘어 생각하게 영감을 불어넣어 주었습니다.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Merupakan ekspresi budaya yang selama ribuan tahun telah menginspirasi umat manusia berpikir melampaui batas.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Είναι μια πολιτισμική έκφραση που για χιλιάδες χρόνια ενέπνευσε ανθρώπους να σκέφτονται πέραν από το προφανές.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Це культурний вияв, який протягом тисяч років надихав людей мислити за межами очевидного.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.Это действо, в течение тысяч лет стимулировало человека задумываться над неочевидным.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.זה ביטוי תרבותי שבמשך אלפי שנים הביאה השראה לאנשים להאמין מעבר למובן מאליו
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.إنه تعبير ثقافي منذ الآف السنين ألهم البشر ليفكروا فيما هو أعمق من السطح.
Binlerce yıldır insanlara görünenin ötesini düşünmek için ilham veren kültürel bir anlatımdır.人間を触発してきたものだ、深く考えることを。 (笑)
Birçok iyi ve ilham veren çözümler... ...Amerika karşısında oluşturuldu.Beaucoup de grandes solutions stimulantes ont été générées à travers l'Amérique.
Arabaya çarpıp bu zararı veren, bir futbol topu büyüklüğündeki bir kaya.車が損傷しています この隕石は恐らく元々は
Asıl zarar veren da bu oluyor.Acesta e prejudiciul pe care îl cauzaţi.
Asıl zarar veren da bu oluyor.Das ist der Schaden, der angerichtet wird.
Asıl zarar veren da bu oluyor. Diğer yanımı hiç bilmiyorsunuz.Đây là sự thiệt hại nó gây ra. bạn không nhìn thấy khía cạnh khác của tôi.
Asıl zarar veren da bu oluyor. Diğer yanımı hiç bilmiyorsunuz.Questo è il danno che consegue: non vedete l'altro lato di me.
Asıl zarar veren da bu oluyor.Dit veroorzaakt de schade.
askerlik yapanlara ve sivil hizmet verenlere verilen askerlik yardımına dahil olan barınma yardımı.ayuda militar para la vivienda dirigida a soldados que realicen el servicio militar o el servicio civil.
askerlik yapanlara ve sivil hizmet verenlere verilen askerlik yardımına dahil olan barınma yardımı.bostadsunderstöd i samband med militärunderstöd för värnpliktiga och civiltjänstgörare.
askerlik yapanlara ve sivil hizmet verenlere verilen askerlik yardımına dahil olan barınma yardımı.l’aide au logement pour les soldats et les personnes effectuant le service civil
askerlik yapanlara ve sivil hizmet verenlere verilen askerlik yardımına dahil olan barınma yardımı.sotilasavustuksen asumisavustus varusmiehille ja siviilipalvelusmiehille
askerlik yapanlara ve sivil hizmet verenlere verilen askerlik yardımına dahil olan barınma yardımı.дотация на жильё к пособию для военнослужащих
askerlik yapanlara ve sivil hizmet verenlere verilen askerlik yardımına dahil olan barınma yardımı.المساعدة السكنية للمجندين وللقائمين بالخدمة المدنية.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.A troca dos teus votos de amor fiel por mim.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık."Die Auswechslung des Gelübdes deiner treuen Liebe gegen das meinige."
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.Đó là ta trao nhau lời thề chung thuỷ trong tình yêu
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.El intercambio de vuestros votos leales de amor por mí.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.L'échange de tes vœux d'amour fidèle pour moi.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.Schimbul jurămintelor tale de dragoste credinciosă pentru mine.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık.Zamiany twoich zapewnień na moje.
Aşkının güven veren yeminini, benimkine karşılık."Я клятву дал. Теперь клянись и ты."
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.포도나무가 그들에게 이르되 하나님과 사람을 기쁘게 하는 나의 새 술을 내가 어찌 버리고 가서 나무들 위에 요동하리요 한지라
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.Rispose loro la vite: Rinuncerò al mio mosto che allieta dei e uomini, e andrò ad agitarmi sugli alberi
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.ותאמר להם הגפן החדלתי את תירושי המשמח אלהים ואנשים והלכתי לנוע על העצים׃
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.فقالت لها الكرمة أاترك مسطاري الذي يفرح الله والناس واذهب لكي املك على الاشجار.
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.葡 萄 樹 回 答 說 、 我 豈 肯 止 住 使 。 神 和 人 喜 樂 的 新 酒 、 飄 颻 在 眾 樹 之 上 呢
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.葡萄樹 回答 說 、 我豈肯 止住 使 。 神 和 人 喜 樂 的 新 酒 、 飄颻 在 眾樹 之上 呢
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.De mensen die stemmen zijn ook van belang.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Det handlar också om vem som röstar.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Ed inoltre conta chi sono i votanti.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.És az is számít, hogy kik azok, akik szavaznak.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.그래서 역시 누가 투표를 하는지도 중요해요.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Liczy się też, kim są głosujący.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Também é relevante quem são as pessoas a votar.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Und es hängt auch davon ab, wer die Leute sind, die abstimmen.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Y también importa quienes son las personas que votan.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Záleží také na tom, kdo jsou ti hlasující lidé.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Επίσης έχει σημασία ποιοι είναι αυτοί που ψηφίζουν.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Също има значение, кои са хората, които гласуват.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Также имеет значение, кто именно голосует.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.Також важливо, хто ці люди, що голосують.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.וזה גם משנה מי האנשים שמצביעים.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.وهذا يهم الناس الذين يقومون بالتصويت.
Ayni zamanda, oy verenlerin kim oldugu da onemli bir konu.これは緊密なコミュニティなのです
Bacağı şekillendirmek için, 2.5 milimetrelik hata payına izin veren 150 milimetrelik bir genişlik gerekiyor. .For at benet passer, skal det være 150 millimeter bredt, hvor der er tilladt en fejlmargin på 2,5 millimeter.
Bacağı şekillendirmek için, 2.5 milimetrelik hata payına izin veren 150 milimetrelik bir genişlik gerekiyor. .Om het been te passen, moet het 150 millimeter breed, waardoor een marge van fout van 2,5 millimeter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod