Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.Właśnie ten aspekt mnie zainteresował.
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.Για την ακρίβεια, σε αυτή τη φάση αυτό είναι που πραγματικά ενέπνευσε το ενδιαφέρον μου.
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.Вообще, это - то, что действительно меня вдохновляет на этой стадии.
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.Всъщност, това е, което наистина възбуди интереса ми в този момент.
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.למעשה, זה מה שנתן לי השראה להתעניין בשלב הזה.
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.في الحقيقة.هذا هو الذي الهمني للاهتمام بهذا المجال
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.呢嗰亦係我目前最有興趣嘅野
Aslına bakarsanız, bana bu aşamada ilham veren konu da bu.最初の取り組みはGreen Accounting Projectでした
Aslında vücudunuzda acıya tepki veren ve nosiseptörler denilen bir grup sinir hücresi vardır.Er is een groep van gespecialiseerde zenuwcellen in je lichaam, genaamd nociceptoren die reageren op pijn.
Aslında vücudunuzda acıya tepki veren ve nosiseptörler denilen bir grup sinir hücresi vardır.우리 몸에는 수용기라고 불리우는 특성화 된 신경세포의 그룹이 있습니다. 이는 통증에 반응하는 역할을 합니다.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Fly ud af Babel, drag bort fra kaldæernes Land, bliv som Bukke foran en Hjord!
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Fly ut av Babel og dra bort fra kaldeernes land, og gå som bukker foran hjorden!
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Fuggite da Babilonia, dalla regione dei Caldei, uscite e siate come capri in testa al gregge
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Fugi do meio de Babilônia, e saí da terra dos caldeus, e sede como os bodes diante do rebanho.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!,Fugiţi din Babilon, ieşiţi din ţara Haldeilor, şi mergeţi ca nişte ţapi în fruntea turmii!
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Fussatok ki Babilonból és jõjjetek ki Káldea földébõl, és olyanok legyetek, mint a kecskebakok a nyáj elõtt;
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Fuyez de Babylone, sortez du pays des Chaldéens, Et soyez comme des boucs à la tête du troupeau!
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Hai umat Israel, larilah dari Babel! Kamulah yang mula-mula harus pergi, supaya yang lain menyusul
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Hãy trốn ra ngoài Ba-by-lôn , ra khỏi đất người Canh-đê , hãy đi như dê đực đi đầu bầy !
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Hãy trốn ra ngoài Ba-by-lôn, ra khỏi đất người Canh-đê, hãy đi như dê đực đi đầu bầy!
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!너희는 바벨론 가운데서 도망하라 갈대아인의 땅에서 나오라 떼에 앞서가는 수염소 같이 하라
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Paetkaa Baabelista, lähtekää pois kaldealaisten maasta, ja käykää kuin johtokauriit lauman edellä.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Uchodźcie z pośrodku Babilonu, a z ziemi Chaldejskiej wychodzcie, i będźcie jako kozły przed trzodą.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Ujdite zprostred Babylona a vyjdite zo zeme Chaldejov a buďte jako kozli pred stádom oviec!
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Vystěhujte se z prostředku Babylona, a z země Kaldejské vyjděte, a buďte jako kozlové před stádem.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Φυγετε εκ μεσου της Βαβυλωνος και εξελθετε εκ της γης των Χαλδαιων και γεινετε ως κριοι εμπροσθεν ποιμνιων.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Бегите из среды Вавилона, и уходите из Халдейской земли, и будьте как козлы впереди стада овец.
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!Бягайте изсред Вавилон, Излезте из земята на халдейците, И бъдете като козли пред стадо,
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!נדו מתוך בבל ומארץ כשדים יצאו והיו כעתודים לפני צאן׃
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!اهربوا من وسط بابل واخرجوا من ارض الكلدانيين وكونوا مثل كراريز امام الغنم
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!我 民 哪 、 你 們 要 從 巴 比 倫 中 逃 走 、 從 迦 勒 底 人 之 地 出 去 . 要 像 羊 群 前 面 走 的 公 山 羊
‹‹Babilden kaçıp kurtulun! Kildan ülkesini terk edin, Sürüye yön veren teke gibi olun!我 民 哪 、 你 們 要 從 巴比倫 中 逃走 、 從迦勒 底 人之 地 出去 . 要 像 羊群 前面 走 的 公山羊
Bana bilgi veren başka bir kitap.Altă carte a pus cunoştinţele acelea în mîinile mele.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Ďalšia kniha vložila vedomosti do mojich rúk.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Een ander boek bracht me die kennis.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Ein anderes Buch legte dieses Wissen in meine Hände.
Bana bilgi veren başka bir kitap.En anden bog lade den nødvendige viden i mine hænder.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Eräs kirja antoi minulle tärkeää tietoa.
Bana bilgi veren başka bir kitap.어떤 책엔 제가 활용할 수 있는 지식이 담겨 있었습니다.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Một cuốn sách khác đã cho tôi những kiến thức đó đang ở trong tay tôi
Bana bilgi veren başka bir kitap.Otro libro puso en mis manos el conocimiento que necesitaba.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Outro livro pôs este conhecimento nas minhas mãos.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Sebuah buku lain memberikan pengetahuan kepada saya.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Un altro libro ha messo quel sapere nelle mie mani.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Un autre livre a mis ce savoir dans mes mains.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Volt még egy könyv, amiből sokat tanultam.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Ένα βιβλίο μου έδωσε τη γνώση που ήθελα.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Една друга книга постави това знание в ръцете ми.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Еще одна книга, которая дала знания в мои руки.
Bana bilgi veren başka bir kitap.Ще одна книга, яка дала мені знання.
Bana bilgi veren başka bir kitap.ספר נוסף העניק לי את הידע שהיה דרוש לי.
Bana bilgi veren başka bir kitap.كتاب آخر وضع تلك المعرفة بين يدي.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.A terceira abordagem, a que mais me entusiasma, que é onde nós estamos agora, é: "Design como meio de ensino".
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.A tretím prístupom, na ktorý som najviac zvedavá, je ten, na ktorom práve sme: dizajn ako vzdelávanie.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.그리고 여기 세 번째 방법이자, 제가 가장 좋아하는, 그리고 우리가 지금 하고 있는, 교육"으로서의" 디자인이 나옵니다.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.Třetí přístup, který mě baví nejvíc a u kterého jsme právě teď, je design jako vzdělání.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.Và đây là cách tiếp cận thứ ba, cái mà tôi thấy thú vị nhất, tôi sẽ nói ngay bây giờ,
Bilimadamlarını araştırırsak bu deneylerin emrini veren kişinin kimliğini bulabiliriz.Finder vi forskerne, kan vi måske - - finde ud af, hvem der stod bag.
Bilimadamlarını araştırırsak bu deneylerin emrini veren kişinin kimliğini bulabiliriz.Jeśli sprawdzimy uczonych, możemy poznać tożsamość tego, kto zlecił doświadczenia.
Bilimadamlarını araştırırsak bu deneylerin emrini veren kişinin kimliğini bulabiliriz.Jos otamme selvää tutkijoista- -saamme ehkä tietää kokeiden tilaajan.